Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2750 E. , 2024/6554 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2750 Karar No : 2024/6554 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ: Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozu
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2750 E. , 2024/6554 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2750 Karar No : 2024/6554 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ: Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van İli, Erciş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel üzerinde bulunan ... Apartmanının 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu ...'ün eşi diğer davacının babası ... ile ...'ün çocukları, diğer davacının kardeşleri olan ..., ... ve ...'ün vefat etmesinde, ayrıca davacılardan ...'ün yaralanmasında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere, ... için ıslah edilmek suretiyle belirlenen 2.850.978,05-TL iş gücü kaybı, ıslah edilmek suretiyle belirlenen 750.000,00-TL protez gideri, 5.000-TL cenaze ve defin gideri, ıslah edilmek suretiyle belirlenen 4.053.024,49-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 500.000,00-TL manevi tazminat ile ... için toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/10/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki Mahkeme kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2017 tarih ve E:2017/468, K:2017/3085 sayılı kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2021 tarih ve E:2021/568, K:2021/2729 sayılı kararıyla davada süre aşımı bulunmadığı, işin esasının incelenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak, maddi tazminat isteminin 1.094.316,61-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 769.764,07-TL işgücü kaybı tazminatı olmak üzere 1.864.080,68-TL'lik kısmı ile manevi tazminat isteminin ... için 500.000,00-TL ve ... için 200.000,00-TL olmak üzere tamamının kabulüne; cenaze ve defin gideri, protez gideri ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine; kabul edilen tazminatın dava tarihinden (06/01/2016) itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hükmedilen toplam 1.864.080,68-TL maddi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 221.126,45 TL vekalet ücreti ile hükmedilen toplam 700.000,00-TL manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen belirlenen 104.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden kusurları oranında alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden ise davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, davalı idarelerin oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları dolayısıyla Mahkemece müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerektiği, reddedilen tazminat miktarı üzerinden aleyhlerine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, cenaze ve defin gideri ile protez giderinin reddinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. 2-Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, reddedilen maddi tazminat için idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, dava dilekçesinde istenilen tazminat miktarının sonradan artırılan kısmının miktar artırım dilekçesinin İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, idarelerinin genel bütçeye tabi olması nedeniyle karar ve ilam harcından muaf olduğu, dava konusu zararın doğmasında Bakanlıklarına atfedilebilir herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, Bakanlıklarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, manevi tazminata faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, hesaplanan tazminat miktarından bir miktar kaçınılmazlık indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. 3- Davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmektedir. 4-Erciş Belediye Başkanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, tazmini istenilen zarar ile Belediyeleri arasında illiyet bağının bulunmadığı, Belediyelerine kusur atfedilemeyeceği, reddedilen maddi tazminat için idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACILARIN SAVUNMALARI : Cevap verilmemiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARI : 1- Davalı idarelerden ... Başkanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- ... Bakanlığı tarafından, cevap verilmemiştir. 3-... Belediye Başkanlığı tarafından, cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacıların temyiz istemleri yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarelerin temyiz istemleri yönünden; İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde, temyiz incelemesi sonucu Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Kararın, reddedilen maddi tazminat için davalı idareler lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden; 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde, Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiş; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, vekille takip edilen davalarda taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu ve bu ücrete mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca re'sen hükmedileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." düzenlemesine, 3. fıkrasında, "maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Mahkemece maddi tazminat isteminin 1.094.316,61-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 769.764,07-TL işgücü kaybı tazminatı olmak üzere 1.864.080,68-TL'lik kısmının kabulüne, 750.000,00-TL protez gideri ve 5.000-TL cenaze ve defin gideri olmak üzere 755.000,00-TL'lik kısmının reddine karar verildiği, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacılar lehine 221.126,45-TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği, reddedilen maddi tazminat için ise davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; karar tarihinde yürürlükte bulunan 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, reddedilen maddi tazminat için belirlenen 111.700,00-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, Mahkeme kararının hüküm kısmının 9 numaralı fıkrasının "reddedilen maddi tazminat için belirlenen 111.700,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Mahkemece davacılar aleyhine yargılama giderine de hükmedilmemiş olduğu görülmekte olup, yukarıda belirtilen Kanun hükmü uyarınca yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekmektedir. Bu itibarla, Mahkeme kararının 8 numaralı fıkrasının, "Adli yardım kararı nedeniyle davacılardan tahsil edilmeyen ve aşağıda dökümü yapılan 5.953,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.583,9-TL'lik kısmının davacılardan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, kalan kısmının davalı idarelerden kusurları oranında (Erciş Belediye Başkanlığından 1.369,236-TL, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından 119,064-TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından 119,064-TL) ve" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden işletilen faizin başlangıç tarihine ilişkin kısma gelince; Dosyanın incelenmesinden; 06/01/2016 tarihinde davanın açıldığı, Van 3.İdare Mahkemesinin 02/7/2019 tarihli hasım düzeltme kararı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının hasım mevkiine alındığı, İdare Mahkemesince hüküm tesis edilirken; davacının davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden hükmedilen tazminata işleyecek yasal faizin dava tarihinden itibaren işleyeceğine karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, Mahkeme kararının bu kısmının, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden hasım mevkiine alındığının anılan idareye tebliğ edildiği 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda; Mahkeme kararının hüküm kısmının maddi tazminata ilişkin 2 numaralı fıkrasının "Davacı ...'ün uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararına karşılık toplam 1.094.316,61-TL tazminatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Erciş Belediye Başkanlığı yönünden davanın açıldığı 06/01/2016 tarihinden itibaren, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden ise hasım mevkiine alındığının anılan idareye tebliğ edildiği 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında (Erciş Belediye Başkanlığı 932.195,63 TL, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 81.060,49 TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 81.060,49 TL) davacılara ödenmesine," şeklinde, 3 numaralı fıkrasının,"Davacı ...'ün uğramış olduğu iş gücü kaybı (geçici ve sürekli iş göremezlik) zararına karşılık toplam 769.764,07-TL tazminatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Erciş Belediye Başkanlığı yönünden davanın açıldığı 06/01/2016 tarihinden itibaren, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden ise hasım mevkiine alındığının anılan idareye tebliğ edildiği 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında (Erciş Belediye Başkanlığı 655.724,95 TL, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 57.019,56 TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 57.019,56-TL) davacılara ödenmesine," şeklinde, manevi tazminata ilişkin 6 numaralı fıkrasının, "Davacı ... için toplam 500.000,00-TL manevi tazminatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Erciş Belediye Başkanlığı yönünden davanın açıldığı 06/01/2016 tarihinden itibaren, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden ise hasım mevkiine alındığının anılan idareye tebliğ edildiği 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında (Erciş Belediye Başkanlığı 425.925,94 TL, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 37.037,03 TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 37.037,03-TL) davacılara ödenmesine," şeklinde, 7 numaralı fıkrasının ise; "Davacı ... için toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Erciş Belediye Başkanlığı yönünden davanın açıldığı 06/01/2016 tarihinden itibaren, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden ise hasım mevkiine alındığının anılan idareye tebliğ edildiği 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında (Erciş Belediye Başkanlığı 170.370,36 TL, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 14.814,82 TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 14.814,82 TL) davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Van İli, Erciş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel üzerinde bulunan ... Apartmanının 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu ...'ün eşi diğer davacının babası ... ile ...'ün çocukları, diğer davacının kardeşleri olan ..., ... ve ...'ün vefat etmesinde, ayrıca davacılardan ...'ün yaralanmasında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada, vefat olayının gerçekleştiği yapının yıkılmasında "davacıya, davalı idarelere ve dava dışı kişilere izafe edilebilecek bir kusurun var olup olmadığının ve kusurun mevcut olması halinde kusur oranlarının" tespiti amacıyla Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda; davalı idarelerin kusurlu olup olmadıklarına ilişkin değerlendirmenin idarelerin görev ve sorumluluklarına ilişkin mevzuat hükümlerine yer verilerek genel ifadelerle yapıldığı, davalı idarelerden her birinin mevzutta kendisine verilen görevlerden hangisini yerine getirmediğinin ve bunun kusur oranına etkisinin somut olarak ortaya konulamadığı görüşü ve Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum. Diğer taraftan, manevi tazminatın, idarenin mevzuata aykırı olan eylem ve işlemleri neticesinde kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi veya manevi yönden elem ve ızdırap duyulması durumlarına özgü olduğu açıktır. İdarelerin eylem ve işlemlerinden dolayı ilgililere manevi tazminat ödenebilmesi için idarenin ağır kusurunun bulunduğunun tespiti gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, meydana gelen depremde davacıların yakınlarının vefatı nedeniyle, davacıların şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, meydana gelen olayda idarelerin manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde olayın meydana gelmesinde ya da deprem afeti sonrasındaki görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde ağır bir hizmet kusurundan bahsedilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakta olup, temyize konu kararın manevi tazminat yönünden belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.