9. Hukuk Dairesi 2017/17997 E. , 2018/13213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili,davalılardan ... şirketinde 18.04.2002 ta
**9. Hukuk Dairesi 2017/17997 E. , 2018/13213 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili,davalılardan ... şirketinde 18.04.2002 tarihinde restoran şefi olarak çalışmaya başladığını, 26.07.2013 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davalı ... şirketinin işletmeyi diğer davalı ... şirketine devrettiğini, 05.09.2013 tarihine kadar devralan davalı ... şirketinde çalışmaya devam ettiğini, ... şirketinin davacının iş akdini haksız ve ihbarsız olarak feshettiğini, bir takım alacaklarının verilmediğini, bunun üzerine icra dairesinde takip başlattığını ve takibe itiraz edildiğini iddia ederek haksız olarak yapılan takibe itirazın iptali ile davalılarından %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... otel vekili ; davacının müvekkiline ait otelde 18.04.2002 tarihinde restoran şefi olarak çalışmaya başladığı hususunda davacı yan ile ihtilaf bulunmadığını işyerinin diğer davalı şirkete devredildiğini bu davalı tarafından işyerinde çalışmak isteyen işçilerin işlerine devam edebileceğinin bildirildiğini, işyerinde halen çalışmakta olan işçilerin mevcut olduğunu, davacının ise işyeri devri kendisine fesih imkanı vermez iken iş akdini haksız olarak feshettiğini, davacıya yıllık izin ve fazla mesai borcu bulunmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... turizm tic aş vekili , davacının 01.08.2013 tarihi öncesinde müvekkili şirkette herhangi bir çalışmasının olmadığını, müvekkili nezdinde 01.08.2013-05.09.2013 tarihleri arasında çalıştığını her iki davalı arasında herhangi bir bağ bulunmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı ,davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Duruşmada tefhim edilen ve hükmün esasını teşkil eden hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır. 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK 297. Maddesi uyarınca gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişmemesi, 298. Maddesine göre ise, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna (kısa karara) aykırı olmaması gerekir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece tefhim edilen hüküm özetinde (kısa kararda) aynen “Olmak üzere toplam 36.192,97 TL brüt asıl alacak miktarı üzerinden icra takibinin DEVAMINA”, denilmesine rağmen, gerekçeli kararda tashih şerhi olarak “Her ne kadar kısa kararda 1 nolu kısmın 6. Parağrafında " olmak üzere toplam 36.192.97 TL brüt asıl alacak miktarı üzerinden icra takibinin devamına" diye yazılmışsa da, toplam miktarın sehven yanlış yazıldığı, alacak miktarları toplandığında 36.132.97 TL olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tavzih dilekçesi de dikkate alınarak gerekçeli kararda bu yanlışlık düzeltilerek hüküm kurulmuştur. ” denilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında açık çelişki oluşturulmuştur. Sonuç olarak, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 19/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.