9. Hukuk Dairesi 2026/13 E. , 2026/1334 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2298 E., 2025/1957 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/367 E., 2022/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2026/13 E. , 2026/1334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2298 E., 2025/1957 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/367 E., 2022/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan B.T. ile diğer davalıların murisi M.T'ye ait .... civarındaki işyerinde çobanlık, büyükbaş küçükbaş hayvancılık, tavuk bakımı ve bekçi olarak çalıştığını, kendisine tahsis edilen lojmanda kaldığını, bu lojmanın elektrik ve suyunun da davalılar tarafından ödendiğini, davacının 10.06.2009 tarihinden başlayarak iş sözleşmesinin sona erdirildiği 30.11.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştırıldığını, ancak bu süre zarfında davacının sigorta bildirimlerinin davalılar tarafından eksik yapıldığını, hiç çalışmadığı işletmeler üzerinden de ara ara sigortalı olarak gösterildiğini, bu durumu iş sözleşmesinin feshinden sonra öğrendiğini, müvekkilinin davalılar B.T. ve vefat eden M.T. yanında çalışırken 30.11.2018 tarihinde "işimiz bitti" denilerek işten çıkartıldığını, müvekkilinin asgari ücretle çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde aralıksız çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, bir tek annesi vefat ettiğinde kendisine 15 gün izin verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının kıdem tazminatı, hafta tatili ve yıllık ücretli izne hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işvereni gözüken firmalar ile davalılar arasında organik bağ olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dosya içerisinde yıllık izinlerin kullandırıldığına ilişkin imzalı yıllık izin defteri veya eşdeğer mahiyette bir delilin mevcut olmadığı, dava dilekçesinde annesi vefat ettiğinde davacıya 15 gün yıllık izin verildiğinin kabul edildiği, buna göre davacının çalışma süresine göre bakiye 13 günlük yıllık ücretli izni olduğu, davalı tanığı H.M.T'nin beyanından davacının haftanın 7 günü ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanlarından davacının çalışma saatlerinin belirlenemediği, buna göre taleple ilgili hesaplama yapmak mümkün olmadığından davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddine dair kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, B.T ve M.T. mirasçılarına ait çiftlikte çobanlık, hayvan bakıcılığı, bekçilik gibi görevlerde çalıştığı iddia edilmekte olup tanık anlatımları, dava dışı Şirketlerin ortaklık yapıları, davalılar arasındaki akrabalık ilişkileri bir arada değerlendirildiğinde davalıların işçilik alacaklarından birlikte sorumlu tutulmalarında isabetsizlik görülmediği, davacının, ... Kurumu (...) hizmet cetvelinde yer alan dönemler dışında, davalıların murislerine ait işyerlerinde çalıştığı kanıtlanamadığından ve hizmet tespit davası açılmadığından dosya kapsamı ve istinaf nedenleri göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesinin hizmet süresine ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmediği, son çalışma döneminde SGK'ya yapılan bildirimde iş sözleşmesinin Kod (18) (İşin sona ermesi) nedeniyle sonlandığı belirtilmiş olup işin sona ermesinin işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmediği, önceki dönemlerde de iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiğinin kanıtlanamadığı, davalı tanığı H.M.T'nin beyanı kapsamında davacının hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabulünün dosya içeriğine uygun bulunduğu, fazla çalışma iddiası bakımından ise tanık anlatımlarının, davacının çalışma saatlerini belirlemek bakımından yeterli olmadığı ve bu hususta davacı tarafça başka somut delil sunulmadığından bu alacağa yönelik davanın reddinin dosya içeriğine ve toplanan delillere nazaran yerinde görüldüğü, hesaplanan alacaklara uygulanan indirimin hesaplanan tutara, hesaplamaya esas döneme ve yerleşik uygulamaya göre yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin 10.06.2009-30.11.2018 tarihleri arasında davalıların işyerinde aralıksız olarak çalışmış olmasına rağmen alacakların hukuka aykırı bir şekilde iki senelik çalışma üzerinden hesaplandığını, 2. Fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 3. Davalılar lehine yapılan indirimin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi, fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve mahkemece yapılan indirim oranına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.