Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5284 E. , 2024/6502 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5284 Karar No : 2024/6502 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ay
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5284 E. , 2024/6502 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5284 Karar No : 2024/6502 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın ili, Kuşadası ilçesi sınırları içerisinde bulunan 77 adet billboard, 38 adet raket, 43 adet yolcu durağı, 8 adet megalight, 7 adet kule ve 2 adet megaboard işgal edildiğinden bahisle 14/02/2017-31/03/2018 dönemine ilişkin toplam 770.326,15-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesi amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, kira sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça kira süresinin sona ermesi halinde ilgili sözleşmeye konu taşınmazın boşaltılması gerektiği, aksi takdirde taşınmazı kullanmaya devam eden ilgilinin fuzuli şagil durumuna geleceği ve işgal nedeniyle ecrisimil tahakkuk ettirilebileceği, kira sözleşmesine konu taşınmaz kira süresi sona ermesine karşın boşaltılmadığından bahisle ecrimisil tespit ve takdir edilir iken ilgili sözleşmedeki kira bedelinin güncellenmesine dair özel ölçütlerin değil, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde düzenlenen ilke ve ölçütlerin esas alınması gerektiği, ecrimisilin tespit ve takdiri sırasında önceki dönemlere ilişkin kira tutarlarının ise bağlayıcı olmamakla birlikte "fikir verici" emsal kira tutarı olarak değerlendirilebileceği, buna göre ecrimisilin tespit ve takdiri sırasında işgal dönemlerinden önceki dönemlere ilişkin kira bedelleri üzerinden hesaplama yapılması yönünde zorunluluk bulunmamakta ise de, ilgili kira bedellerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, sözü geçen kira bedellerine göre çok daha yüksek tutarda ecrimisil tespit ve takdir edilecek ise bu durumun piyasa koşullarından kaynaklandığının 2886 sayılı Kanun'un 9. maddesinde sayılan yerlerden yeterli düzeyde alınan görüşlerle ortaya konulması gerektiği, somut olayda 22/06/2017 tarihli taşınmaz tespit tutanağının ekinde yer alan reklam ünitelerine (toplam 38 adet raketten 13 adeti hariç olmak üzere) ilişkin davacı ile Kuşadası Belediye Başkanlığı arasında imzalanan kira sözleşmesine göre 14/02/2016-13/02/2017 dönemine ilişkin kira bedeli 379.383,54-TL (KDV Dahil) olmasına karşın uyuşmazlık konusu 14/02/2017-31/03/2018 dönemine ilişkin ecrimisilin 770.326,15-TL olarak tespit ve takdir edildiği, anılan ecrimisilin ilişkin olduğu dönemin ilgili kira sözleşmesini takip eden dönem olduğu, buna rağmen uyuşmazlık konusu ecrimisilin bahsi geçen kira bedelinin iki katından fazla olduğu, sözü geçen ecrimisil tespit ve takdir edilmeden önce iki ayrı bilirkişiden görüş alınmış ise de ilgili görüşler ciddi düzeydeki söz konusu farklılığın piyasa koşullarından kaynaklandığını ortaya koymak için yeterli düzeyde olmadığı gibi bedel tespit komisyonu kararı ile dava dosyasındaki diğer belgelerde de bu hususla ilgili herhangi bir değerlendirme yer almadığı, bir başka ifadeyle söz konusu reklam ünitelerine ilişkin uyuşmazlık konusu döneme dair ecrimisil tespit ve takdir edilir iken 2886 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında yeterli düzeyde araştırma yapıldığından bahsedilemeyeceği, öte yandan işgal edildiği tespit edilen taşınmazla ilgili olarak taşınmaz tespit tutanağı düzenlendiği tarihten itibaren geriye dönük beş yıl için ecrimisil tahakkuk ettirilmesi mümkün iken somut olayda taşınmaz tespit tutanağı 22/06/2017 tarihli olmasına ve Mahkemelerince yapılan ara kararına verilen cevabın ekinde, sonraki tarihli taşınmaz tespit tutanağı sunulmamasına karşın uyuşmazlık konusu ecrimisilin bir kısmı (14/02/2017-22/06/2017) geriye dönük, diğer kısmı (22/06/2017-31/03/2018) ise ileriye yönelik olacak şekilde 14/02/2017-31/03/2018 dönemine ilişkin tahakkuk ettirildiği, ayrıca anılan taşınmaz tespit tutanağı ekinde yer alan listede 76 adet billboard belirtilmesine karşın hatalı şekilde 77 adet billboard üzerinden hesaplama yapıldığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemesince eksik incelemeye dayalı, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği belirtilerek usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde; "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminatı; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Aydın ili, Kuşadası ilçesi sınırları içerisinde bulunan 77 adet billboard, 38 adet raket, 43 adet yolcu durağı, 8 adet megalight, 7 adet kule ve 2 adet megaboard işgal edildiğinden bahisle 14/02/2017-31/03/2018 dönemine ilişkin toplam 770.326,15-TL miktarlı ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Davada, ilk derece Mahkemesince davacının işgalci konumunda olduğunun kabul edildiği ancak, davalı idare tarafından ecrimisil bedelinin usule ve hukuka uygun olmadan tespit edilerek tahakkuk ettirildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine de İdare Dava dairesinin başvurunun reddi yolundaki kararının temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisilin, Hazine veya belediye mülkiyetindeki ya da hüküm ve tasarrufundaki taşınmazların fuzuli işgali nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, davalı idarenin tasarrufu altındaki taşınmazlar üzerinde bulunan bilboard, raket, yolcu durağı ve totemden ecrimisil istenilmesinde hukuki bir engel olmadığı, buralardaki işgaller nedeniyle ecrimisil tutarı hesaplanırken; işgalin şekli, fuzuli şagile sağladığı gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları dikkate alınarak, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi yerlerden veya bilirkişilerden sorulmak suretiyle bir bedel tespiti yapılacağı anlaşılmaktadır. İdare tarafından belirtilen usullere uyulmak suretiyle takdir edilen ecrimisil tutarına davacının itirazı halinde ise mahkemece yapılması gereken, alanında uzman bilirkişilere inceleme yaptırmaktır. İdare Mahkemesince, uyuşmazlıkta taşınmaz tespit tutanağının 22/06/2017 tarihli olduğu ve 04/10/2018 tarihli ara kararına verilen cevabın ekinde sonraki tarihli taşınmaz tespit tutanağı sunulmadığı, buna karşın uyuşmazlık konusu ecrimisilin bir kısmının (14/02/2017-22/06/2017) geriye dönük, diğer kısmının (22/06/2017-31/03/2018) ise ileriye yönelik olacak şekilde 14/02/2017-31/03/2018 dönemine ilişkin tahakkuk ettirildiğinin görüldüğü, ancak söz konusu tutanağın düzenlendiği tarihten sonrası için yani geleceğe yönelik olarak ecrimisil hesaplaması mümkün olmadığından, dava konusu ecrimisil tahakkuk işleminin 14/02/2017-22/06/2017 tarihleri arasındaki dönem için tesis edilmesi gerektiği, bu nedenle de yapılacak incelemenin bu tarihler arasındaki döneme ilişkin olarak yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacının dava konusu ecrimisil bedeline ilişkin fahişlik itirazı da dikkate alındığında, İdare Dava Dairesince ecrimisile konu işgal edilen alanın, işgal süresinin ve bunun için takdir olunan ecrimisilin gerçeğe uygun olup olmadığının saptanabilmesi için uyuşmazlığın esası incelenerek, gerektiğinde bir gayrimenkul değerleme uzmanı ve emlakçının da aralarında yer aldığı bilirkişilerce, uyuşmazlığa konu alan için, dava konusu taşınmazın metrekare birim değerine yönelik olarak daha önce Mahkemelerce hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş tutarlar var ise bunlar da gözönünde bulundurularak, yargı kararıyla kesinleşmiş tutar yok ise uyuşmazlığa konu alan için ecrimisil istenilen dönemden daha önce veya sonra yapılan kira sözleşmesinde belirlenen kira bedelleri veya yukarıda belirtilen nitelikleri taşıyan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile bu tür taşınmazın serbest piyasada kiralanması halinde rayiç kirasının ne olacağının belirlenmesi ve elde edilen yararın da göz önünde tutulması ve yukarıda anılan Tebliğ hükümleri de uygulanmak suretiyle yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu esas alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.