İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili İdarenin sorumluluk alanı içerisinde yer alan... İlçesi ... Mah. ... Sok. No:. adresinde, 20.12.2022 tarihinde davalı şirketin elektrik çalışması sırasında bina şube yoluna zarar verdiğini, meydana gelen hasarın tahsili amacıyla icra dosyası il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/609 KARAR NO: 2026/1229 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2025 NUMARASI: 2024/975 Esas - 2025/1106 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili İdarenin sorumluluk alanı içerisinde yer alan... İlçesi ... Mah. ... Sok. No:. adresinde, 20.12.2022 tarihinde davalı şirketin elektrik çalışması sırasında bina şube yoluna zarar verdiğini, meydana gelen hasarın tahsili amacıyla icra dosyası ile borçlu aleyhinde İlamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiği ve takibin durduğunu, dava konusu idare alacağı, kazı yapılan adreste meydana gelen hasardan kaynaklandığını, dava konusu toplam idare alacağının takip tarihi itibariyle 8.941,22 TL' olduğunu, haksız şekilde ve kötü niyetle müvekkili idareye verilen zararı ödemeyip, tahsilini sürüncemede bırakan davalının 2560 sayılı yasayla kurulmuş ......” nin alacağını zamanında alamamasına ve yine aynı yasa ile yükümlendiği kamu hizmetlerinin aksamasına sebep olduğundan haksız ve dayanaksız itirazın iptali için dava açtıklarını, bu sebeplerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına (fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydı ile), borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, asıl alacağa hasar tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizine göre işletilecek faizi ve gecikme cezası işletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından hasar adresi olarak bildirilen adres ve tarihler ile ilgili müvekkil davalı şirket kayıtları incelenmiş olup bu inceleme neticesinde; müvekkil davalı şirketin belirtilen tarih ve adreslerde herhangi bir kazı çalışması yapılmadığının tespit edildiğini, esasen, lisans sahibi elektrik dağıtım şirketi olan müvekkil davalı şirketin uzmanlık sahası dışında bulunan kazı gerektiren bir çalışmanın, müvekkili davalı şirket tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davalı şirketin mevzuatta sınırları belirlenen iştigal sahasındaki iş ve işlemlerinin yürütülebilmesi için kazı yapılması gerekmesi halinde, bu kazı işleri yüklenici eliyle gerçekleştirilmekte olduğunu, müvekkili davalı şirket tarafından kazı çalışması yapılmadığını, belirtilen sebeple, davanın müvekkil davalı şirket yönünden öncelikle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın hasar oluştuğunu iddia ettiği adres ve tarihlerde müvekkil şirket tarafından bir çalışma yapılmamış olduğu kazı gerektiren çalışma bulunması halinde, bu çalışmanın yükleniciler eliyle gerçekleştirildiği, yüklenici şirketler tarafından gerçekleştirilmiş bir çalışma sırasında davacı varlıklarına zarar verildiğine dair müvekkili davalı şirkete yapılan bir herhangi bir bildirim bulunmadığı, hasar adresi olarak belirtilen adres ve tarihlerde müvekkil davalı şirket ve/veya yüklenici şirketler tarafından çalışma yapılmadığını, iddia olunan hasarın müvekkili davalı şirket tarafından yapılmış olduğu varsayımda davacı şirketin hasara konu hatlarını usulüne uygun derinlikte döşememiş olmasının gerektiği, davalı şirket kayıtlarında gerçekleştirilen inceleme neticesinde; İstanbul ...... İcra Müdürlüğü... esas sayılı icra dosyasına konu hasar adresi olarak belirtilen adreste ve belirtilen tarihte müvekkil davalı şirket veya yüklenicisi şirketler tarafından davaya konu hasara sebebi verebilecek bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın iddia ettiği hasara müvekkil şirketin sebep olmadığı gibi iddiaya konu hasarın varlığı ve müvekkili davalı şirketin hasardan sorumlu olduğu noktasında ispata yarar herhangi bir delil de davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, takip dosyasına konu itirazın iptali talebi bakımından; müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı ve davacı şirket varlıklarına zarar verilmediği göz önünde bulundurularak; yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkili davalı şirketin eldeki davada belirtilen hasar tarihlerinde ve belirtilen adreste çalışma yapıldığı sırada herhangi bir zarar verilmediğinin açıklandığı, davacı veya teknik elemanlarınca, tek taraflı olarak tanzim edilen ve müvekkili davalı şirketin “bahse konu hasardan sorumlu olduğuna dair” hiçbir belge ve tutanağın kabul edilmediğini, bahse konu hasarın, müvekkili şirketle ilişkilendirilebilecek gerçek veya tüzel 3. Kişi tarafından meydana getirildiğinin tespiti halinde bu zararı meydana getiren şahıs / şirketlere karşı rücu haklarını saklı tuttuklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacının yer altında bulunan tesislerinde oluşan hasardan müvekkil davalı şirket sorumluluğunda bulunduğunun değerlendirilmesi halinde; zarar gördüğü iddia edilen yer altı tesislerinin ilgili mevzuata uygun olarak, uygun derinlik koşulları sağlanarak konumlandırılmış olmaları gerektiği, mevzuattaki gereklilikleri karşılamayan dağıtım tesislerinin, müvekkil davalı şirketin sorumlu tutulabileceği şekilde zarar görmüş olması halinde, davacının müterafik kusurunun ağırlığının zararla müvekkil davalı şirket eylemleri arasındaki illiyet bağının koparmış olup olmadığı da dosya kapsamında alınacak bilirkişi raporunda irdelenmesi gerektiği, davaya konu hasarın gerçekleştiği iddia olunan adreslerde ve hasar tarihi olarak belirtilen tarihlerde müvekkili davalı şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemesi sebebiyle davanın müvekkil davalı şirket yönünden husumet yokluğundan reddine, aksi kabul halinde; Davaya konu mahalde yapılacak muhtemel bir kazıda yalnızca usulüne uygun döşenmeyen hatlar ve bu hatlara bağlı şubeler zarar göreceğinden, meydana gelen zararın davacının ağır kusurundan kaynaklandığının kabulüne, ağır kusuru ile illiyet bağı kesileceğinden, davanın reddine, aksi kabul halinde; davacının kusurunun müterafik kusurluluk hükümlerine göre belirlenmesine ve bu surette hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı birlikte yapılan değerlendirmede; Davacı tarafın davalı tarafın yapmış olduğu kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı kablo ve güzergah ve alt yapı tesislerine hasar vermesi sebebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği, bunun üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, ancak dosyaya sunulu fotoğrafların bir kazı çalışmasına ait olduğu anlaşılsa da, bu fotoğraflardan çalışmanın kim yada kimler tarafından yapıldığının açıkça anlaşılamadığı, davalının söz konusu hasardan sorumlu olduğuna dair kesin delil niteliğinde bir bilgi yada belge olmadığı dolayısıyla davalının iş bu zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, açmış oldukları davada itirazın iptali koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava açılış tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 8.941,22 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, talebin reddine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesindeki davanın açıldığı tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../12/2025 tarih, 2024/. Esas 2025/.... Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2026