9. Hukuk Dairesi 2025/9035 E. , 2025/9848 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1664 E., 2025/2030 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2025/125 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/9035 E. , 2025/9848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1664 E., 2025/2030 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2025/125 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...'da bulunan şantiyede çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğunu, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, uyuşmazlığa yetkili olan yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğince mutad işyerinin de fiilen işini yaptığı yer olan ... olduğunun sabit olduğu bu sebeple uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiği, davacının tanık beyanları ile çalışma saatlerini ispat ettiği, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta Rus hukukunun uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi ile bir yıllık zamanaşımı süresinin düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, davacının bir yıllık süresi içerisinde mahkemeye başvurduğu dolayısıyla talep edilen alacakların ıslah tarihinde zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddinden kaynaklanmadığı belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Yargılama konusu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 2. Hak düşürücü süre ve zamanaşımının dikkate alınmadığını, 3. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, 4. Davacının ücretinin hatalı hesaplandığını, 5. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamadığını, 6. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı def'i, davacının ücretinin miktarı, talep ettiği tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesaplanması ve faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (... , Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ... , Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre ... Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. ... Federasyonu İş Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 392. maddesi şöyledir: "Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. Çalışan, ücretlerin ve diğer ödemelerin ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için, işten çıkarılma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. (03.07.2016 tarihli Kanun ile değişiklik yürürlüğe girmiştir) İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir. Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir." Somut uyuşmazlıkta davacı kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını kısmi dava, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını ise belirsiz alacak davası yoluyla talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. Bu durumda davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olduğu da göz önünde bulundurulmak suretiyle zamanaşımı savunması değerlendirilmelidir. Buna göre ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti gibi alacaklar bakımından her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren, sözleşmenin feshine bağlı alacaklar bakımından da fesih tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmesi ile talep edilen alacakların zamanaşımına uğrayacağının gözetilmemesi hatalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde sözü edilen bir yıllık zamanaşımı süresi hatalı değerlendirilerek, davacının bir yıllık süre içerisinde mahkemeye başvurmasının yeterli olduğu gerekçesiyle tüm çalışma dönemleri yönünden hesaplama yapılması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.