TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2025 NUMARASI : 2025/594 Esas, DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1763 KARAR NO : 2025/1396 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2025 NUMARASI : 2025/594 Esas, DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemi olup davacının ihtiyati tedbir yoluyla davaya konu çeklere ödeme yasağı konulması talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmasıdır.Davacı vekili, davacı şirketin hali hazırdaki hissedarı ve yetkilisi olan... ve davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olan ... tarafından 2 ortaklı olarak eğitim alanında faaliyet göstermek üzere 22.11.2023 tarihinde ticaret sicil kuruluş işlemlerini tamamlayarak özel okul açmak üzere arayışlarına başladığını, "Müskebi Mah. Çakmaklı Sk. ... .../MUĞLA” adresinde yapılacak özel okul işletmesinin (... ... İlkokulu) mevcut işlerinin ( ... mimarlık ofisi tarafından 2 ve 3 boyutlu olarak çizilen 19.01.2024 tarihli projeye uygun) yapılması konusunda ...’ın da hissedarı ve münferiden temsil ve ilzama yetkilisi olduğu davalı ... Yapı A.Ş. ile davacı şirket arasında 15.02.2024 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılacak işlerin ve imalatların bitiş süresi 30.06.2024 tarihi, toplam bedelinin ise KDV dahil 11.600.000TL olacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından yapılan işlerin ve imalatların süresinde bitirilmediği gibi eksik ve ayıplı olduğunun tespit edildiğini, okul ruhsatının alınması amacıyla resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde yapılan başvurular sonucu davalı şirket tarafından yapılan işlerin ve imalatların mimari proje ile uyumsuz imalatlar ile mimari proje içinde yorumlanarak yeni ekler yapılan imalatlar olduğunu, malzeme kalitesi, uygulama işçiliği ve proje detayların kabul edilemeyecek kadar kötü olduğunu, yapılan imalatlar sırasında mevcut yapının özgün detaylarına zarar verilmiş olduğunu, tüm bu hususların ... mimarlık ofisi tarafından düzenlenen 16.08.2024 tarihli ”Şantiye Raporu” ile tespit edildiğini, davacı şirket tarafından uzman kişiler eliyle yaptırılan incelemeler sonucu yangın merdivenin statik taşıyabilirliliğinin zayıf olduğunu ve standartlara uygun imal edilmediğini, bahçe giriş kapısının motor kolunun kırık olduğu ve motorlarının çalışmadığını, müdür ve PDR odasının natamam olduğunu, sınıf kapılarının yerlerinin hatalı olduğunı, kullanım esnasında kapı kanatlarının birbirleri ile çakıştığını, MEB standartlarına uygun olmadığını, sınıf zemin kaplamalarının birbirleri ile uyum sağlamayan iki farklı malzeme ile yapılmış olduğunu, genel tuvaletlerin projeye uyulmadan tesisatlarının döşenmiş olduğunu, kabin arası ölçülerin hatalı olduğunu, yer sifonlarının akıntı yönünün şapı ve seramik döşeme eğimlerinin ters olması sebebi ile çalışmadığını, lavabo yüksekliklerinin çocukların boyuna göre yüksek olduğunu, klozetlerin çocuklara uygun ölçülerde monte edilmediğini, öğretmen tuvaletlerinin yer sifonlarının akıntı yönünün şapı ve seramik döşeme eğimlerinin ters olması sebebi ile çalışmadığını, ara malzemelerin kompakt malzeme değil, kontrplak ile bölündüğü hatalı bölme işlemi ile su kontrasından yapılan kapıların çalışmadığını, bina içerisindeki elektrik hatlarının projesine uygun şekilde nizami olmadan ve güvenlik kurallarına uyulmadan imal edildiğini, öğretmen odasındaki mevcut çelik konstrüksiyon tavan üzerine yapılmış olan izolasyon uygulamasının su aldığını, mutfak olarak tasarlanan yerin altında giderlerin toplanması nedeniyle mutfağın başka bir alana kaydırılarak yeniden inşasına başlandığını, çok amaçlı spor salonunun çatı sisteminde kullanılan detayların statik olarak uygun ve güvenilir olmadığını, kaynak işçiliklerinde hata olduğunu, destek ve saç profillerinin kullanılmadığı tavan alt ve iç-dış duvar kaplamalarının yangına dayanıklı malzeme ile imal edilemediğini, çatı yalıtımlarının hatalı malzeme ile yapılıp sonradan eriyerek salonun zeminine aktığı ... Güvenlik firmasının 20.08.2024 tarihli “ ... ... ... İlkokulu Revize Edilen Hatalı İnşaat Uygulamaları Raporu” ile de tespit edildiğini, DSİ 21. Bölge Müdürlüğünün 213 nolu Şubesinin 4840288 sayılı yazısı üzerine ... Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 09.08.2024 tarih ve 1102 sayılı Tebliğ Tutanağı ile davalı şirket tarafından dere yatağının üzerine yapılan köprünün izinsiz yapılmış olduğunu ve bu nedenle davacı şirket tarafından yıkılmış ve yenisi inşa edilmek durumunda kalındığını, davalı şirket tarafından sözleşme konusu işlerin ve imalatların yapılması amacıyla KDV dahil 11.600.000,00TL gibi bir fiyat öngörüldüğünü , halbuki davacı şirketin uzman inşaatı mühendisler eliyle yaptırdığı tespitler sonucu sözleşme kapsamında yapılan işçilik, malzeme vb. tüm iş ve işlemlerin kar dahil maliyetinin yaklaşık 5.775.802,42-TL’ye tekabül ettiğini, buna göre 11.600.000,00-TL – 5.775.802,42-TL = 5.824.197,58-TL'lik tutarın fazla olarak davacı şirketten talep ve tahsil edildiğini, davacı şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu 57. Noterliğinin 29.08.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 15.02.2024 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işlerin ayıplı ve eksik olması nedeniyle sözleşme/işin bedelinden indirim yapılmasını, davalı şirketin nam ve hesabına yapılan hatalı eksik ve ayıplı iş ve imalat bedellerinin ödenmesini, tüm bunların mümkün olmaması halinde davacı şirket tarafından ifa uğruna keşide edilen ve konu kısmında belirtilerek işbu dava konusu çeklerin davacı şirkete iadesi talep ve ihtar edildiğini, ancak davalı şirket direngen tutumuna devam ettiğini, davalının ve/veya davalının çeki ciro ettiği üçüncü gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapacağı tahsile yönelik tüm icra işlemleri davacı için ileride telafisi güç hatta imkansız zararlara yol açabilecek mahiyette olduğunu belirterek mahkemece bir karar verilene kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödeme yasağı konulmasını, öncelikle dava sonuna kadar davacı şirketin keşide ettiği 25.01.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.02.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.03.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.04.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli çek/lerin bedellerinin çek/leri ibraz eden davalıya ve/veya 3. Kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile 25.11.2024 keşide tarih, H1-0942599 seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.12.2024 keşide tarih, H1-0942600 seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.01.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.02.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.03.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.04.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile çeklerin iptalini, bu çeklerden dolayı davalıya veya çeklerin ciro edildiği üçüncü kişilere yapılan ödemelerin davalıdan istirdatını, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 15.02.2024 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işlerin fahiş bir bedelle ve aynı zamanda ayıplı ve eksik olması nedeniyle uzman bilirkişiler eliyle alınacak rapor sonucu hesap ve tespit edilecek tutarla ilgili olarak şimdilik 10.000-TL bedel indiriminin yapılmasını ve tespit edilecek bu bedelin davacı şirket tarafından keşide edilen dava konusu çek bedellerinden takas ve mahsubunu, davalı şirketin nam ve hesabına yapılan işlerin bedeli ile ilgili uzman bilirkişiler eliyle alınacak rapor sonucu hesap ve tespit edilecek tutarla ilgili olarak şimdilik 10.000-TL'nin öncelikle davacı şirket tarafından keşide edilen çek bedellerinden takas ve mahsubuna, bu mümkün olmadığı takdirde arabuluculuk başvuru tarihi olan 26.09.2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı şirket ile yapılan 15.02.2024 tarihli sözleşmenin gereği yerine getirdiğini ve bu kapsamda 30.06.2024 tarihinde kesin kabul tutanağı, kesin hakediş raporu ve kesin hakediş raporu (kapak) karşılıklı olarak imzalandığını, davalı şirketin toplam olarak 21.725.818TL harcama yaptığını, 09.07.2024 tarihinde de 11.600.000TL fatura düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, geriye kalan 3.500.000TL'nin yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, davacının taleplerinin sadece iddiadan ibaret olduğunu, davacının sunduğu raporlarda imza bulunmadığını, Beyoğlu 57. Noterliği tarafından gönderilen ihtarnamedeki hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından gönderilen Beyoğlu 57. Noterliğinin ihtarnamesinde belirtilen eksikliklerin hangi tarihte tespit edildiği konusunda açık bir tarih olmadığını, tüm imalatların projeye uygun olarak yapıldığını, dava konusu imalatların yapıldığı binanın okul olarak kullanıldığını, ... Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu imalatların yapıldığı binanın iskanı olmadığının bildirildiğini, ... Yapı A.Ş. tarafından yapılan ve 30.06.2024 tarihinde kesin kabul zamanı gelen yukarıda yazılı işin 30.06.2024 tarihinde yapılan muayenesinde; sözleşmesine uygun olarak tamamlandığını, kesin kabule engel olabilecek bir eksik bulunmadığını ve kesin kabulü yapılabilecek halde bulunduğu anlaşıldığından kesin kabulünün yapıldığını, davacı tarafla yürütülen tüm iyiniyetli görüşmelerin sonuç vermediğini ve davalının fatura alacağının 8.100.000 TL'lik çekler dışında kalan bölümü için tevkifat düşüldükten sonra kalan 2.651.666 TL’nin tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini , Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1021 Esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını belirterek çekler için verilmiş ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 19/09/2025 tarihli ara kararında; tedbire konu toplam 5.400.000,00 TL karşılığı çeklerin davalıya verilmiş olduğunu, davacının, dava konusu çeklerin iptalini ve davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve ödemenin durdurulmasını talep etmiş olduğunu, dosyaya sunulan deliller ve tespite ilişkin raporlar kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmiş olduğunu, davacı tarafından keşide edilen 25.01.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli ve 25.02.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli ve 25.03.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli ve 25.04.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli çekler ile ilgili işbu dava sonuna kadar ödenmesinin engellenmesi bakımından taraflar arasında geçerli olmak kaydıyla ödenmesinin durdurulmasına, çek bedellerinin toplamı 5.400.000,00 TL üzerinden %25 teminat alınmasına karar verildiğini belirterek davalı vekilinin tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar vermiştir.Davalı vekili bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinafında; davaya konu yapılan işler yönünden resmi ya da mahkemece tespit edilmiş herhangi bir rapor bulunmadığını, raporların imzasız olduğunu, 30.06.2024 tarihinde kesin kabul yapıldığını, davacının davalıya borçlu olduğunu belirterek 19/09/2025 tarihli tedbirin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazın reddine dair verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Taraflar arasında 15.02.2024 tarihli bedel karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede işin bedeli 11.600.000TL(KDV dahil) olarak belirlenmiştir.Davacı ile davalı arasında özel okul yapımına ilişkin sözleşme imzalandığı görülmekle davacı tarafın davalıya iş karşılığı olarak 25.01.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.02.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli, 25.03.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli ve 25.04.2025 keşide tarih, H1-... seri no’lu ve 1.350.000-TL bedelli çek verdiği anlaşılmıştır. İlgili çeklerin sadece taraflar arasında geçerli olmak kaydıyla ödenmesinin durdurulduğu ve davacı tarafça dosyaya 1.350.000TL bedelli teminat mektubu sunulduğu görülmüştür.Eldeki davada alınan raporların dava dışı üçüncü kişilerce hazırlandığı görülmüş olup söz konusu çeklere ve dava konusu uyuşmazlığa ilişkin hususların mahkemece yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararı ve bu karar karşı davalının itirazının reddi kararı yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, bir kısım davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/09/2025 tarih, 2025/594 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.