T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/514 KARAR NO : 2025/1534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2023 NUMARASI : 2023/353 Esas - 2023/1188 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ....... Darıca/KOCAELİ VASİ : ... - ....... Darıca/KO…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/514 KARAR NO : 2025/1534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2023 NUMARASI : 2023/353 Esas - 2023/1188 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ....... Darıca/KOCAELİ VASİ : ... - ....... Darıca/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - ......Gebze/KOCAELİ DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...... Gebze/KOCAELİ DAVA : İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2023 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili ... aleyhine Gebze İcra Dairesi 2022/3203 Esas sayılı dosya üzerinden kambiyo senedine haiz genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve nihayetinde icra baskısı altında müvekkilinin maaşından toplam 19.200,00-TL kesinti yapıldığını, taraflarınca Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/116 Esas, 2022/578 Karar sayılı dosyasından işbu icra takibinin iptali için dava açıldığını ve dava sonucunda haklılığının ortaya konularak icra takibinin iptal edildiğini, işbu iptal kararının da kesinleştiğini, müvekkilinin Gebze 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/643 Esas, 2021/744 Karar sayılı dosyasından kısıtlanmasına karar verildiğini ve vasisi olarak eşi ...'nın atandığını, müvekkilinin kısıtlı olması sebebiyle böyle bir borcun mümkün olmayacağı sebebiyle icra takibinin iptali için açılan Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/116 Esas, 2022/578 Karar sayılı dosyasında görülen davada takibin iptaline hükmedildiğini, nitekim işbu iptal kararının 26/11/2022 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin maaşından cebri icra baskısı ile 07/04/2022 tarihinde 2.500,00-TL, 11/05/2022 tarihinde 2.250,00-TL, 09/06/2022 tarihinde 2.350,00-TL, 07/07/2022 tarihinde 2.250,00-TL, 08/08/2022 tarihinde 2.600,00-TL, 06/09/2022 tarihinde 2.250,00-TL, 07/10/2022 tarihinde 2.500,00-TL, 08/11/2022 tarihinde 2.500,00-TL olmak üzere haksız şekilde toplam 19.200,00-TL tahsilat yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında ödemiş olduğu paranın geri ödenmesini talep etmesinde haklı olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu 19.200,00-TL ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesinin, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı toplam 19.200,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdadına talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Davacının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/3203 Esas sayılı dosyasında yaptığı 19.200,00-TL ödemenin; her bir ödeme için ödeme tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının borcuna karşılık senet yaptığını ve icra yoluyla 6 taksitte parasını aldığını daha sonra eşinin kendisine ben onun vasisiyim benim paramı ödeyeceksin deyip kendisi ve ailesini ikinci kez mağdur ettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarih, 2023/353 Esas - 2023/1188 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava istirdat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; düzenleyeni davacı ..., lehtarı davalı ... olan, 19.10.2021 tanzim 19.11.2021 ödeme tarihli 33.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak davacı kısıtlı ... hakkında davalı tarafından takip başlatıldığı, kısıtlı olan davacının bononun tanzim tarihi olan 19.10.2021 tarihinden önce, Gebze 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih 2021/643 esas 2021/744 karar sayılı ilamı ile 4721 sayılı yasanın 406.maddesine göre; davacının kumar bağımlılığı nedeniyle savurganlık ve malvarlığının kötü yönetilmesi nedenleriyle davacının kısıtlanmasına karar verildiği, vasi olarak eşi ...’nın atandığı, anılan kararın 07.10.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, dolayısıyla bono tanzim tarihinde davacı ...’nın fiil ehliyetinin bulunmadığı, bu hususta davacı tarafından takibin iptali için Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/116 esas 2022/578 karar sayılı dosyası ile açılan dava sonunda takibin iptaline karar verildiği, ancak bu süreçte davacının maaşından 19.200,00 TL’nin cebri icra marifetiyle ödendiği, anılan bedelin istirdadı için eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler değerlendirilecek olursa; Kıymetli evrak hukukunda 6102 sayılı TTK’nın 659, 687 ve 825 göre borçların nispiliği prensibine rağmen, kendisi yönünden ilgisiz bir husus, hamile karşı ileri sürülebilmektedir. Defi hakları, borçluya borçlu olduğu edayı yerine getirmekten imtina yetkisi verir. Bazı vakıalar davacının hakkının doğumuna mani olur. (ahlaka veya kanuna aykırılık, ehliyetsizlik, sahtecilik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi). Doktrinde etkilerine göre defiler, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defiler ve belli bir senet alacaklısına karşı ileri sürülebilen nispi defiler şeklinde bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Defiler, senet metninden anlaşılabileceği gibi senet metninden bu husus anlaşılamayabilir de. Senet metninden anlaşılan defiler, örneğin; şekil eksikliği, zaman aşımı, vadenin henüz gelmemiş olması gibi defiler olabilir. Mutlak defiler, senet metninden anlaşılmasa bile senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilen defilerdir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın veya anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangi defilerin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, "görünüşe itimat, iyi niyet" ilkesiyle, "kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması" ilkelerinden hangisine öncelik veya üstünlük tanınacağı tercihi veya sorunuyla ilgilidir. Bu iki menfaatin karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları konun koyucu özel olarak ele alıp, hangi çıkarın korunacağını kanunda özel olarak düzenlemiştir. (Yargıtay HGK’nun 2010/19-97 esas 2010/83 karar sayılı ilamı) Gerçekten de davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak elde edebilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Medeni Kanunun “ Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. “ biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmeyi, borç ( yükümlülük ) altına girebilmeyi, fiil ehliyetine bağlamış, 10. maddesinde de“ Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. 4721 sayılı yasanın 14. maddesinde “ Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.” denmek suretiyle kısıtlıların fiil ehliyetinin olmadığı açıklanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 16. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 410.maddesinde; "Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır'' düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK.'nın 670. maddesine göre sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi kambiyo senetleriyle borçlanmaya da ehildir, ancak ayırt etme gücü olanlar yani sınırlı ehliyetlilerden olan kısıtlının kambiyo senetlerinden dolayı taahhüt altına girebilmesi için yapmış olduğu işlem yönünden, vasisinin iznine ihtiyaç bulunmaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/1912 esas 2019/89 karar) Somut ... yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; düzenleyeni davacı ..., lehtarı davalı ... olan, 19.10.2021 tanzim 19.11.2021 ödeme tarihli 33.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak davacı kısıtlı ... hakkında davalı tarafından takip başlatılmıştır. Dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarına göre anılan takip nedeniyle davacının maaşından 07.04.2022-08.11.2022 tarihleri arasında 19.200,00 TL tahsil edilmiştir. Anılan takip Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/116 esas 2022/578 karar sayılı dosyası ile iptal edilmiştir. Dosyaya gelen Gebze 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih 2021/643 esas 2021/744 karar sayılı ilamına göre davacının 4721 sayılı yasanın 406.maddesi gereği savurganlık ve mal varlığının kötü yönetimi nedenleriyle kısıtlandığı ve anılan kararın 07.10.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 4721 sayılı yasanın 406.maddesi gereği verilen kısıtlama kararının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı etkili olabilmesi için aynı yasanın 410.maddesi gereği ilanın yapılması gerekmekte olup, anılan kısıtlama kararının 11.10.2021 tarihinde ilan edildiği, davaya konu bononun ise anılan kısıtlama kararının ilanından sonra 19.10.2021 tarihinde tanzim edildiği, dolayısıyla bononun davacının fiil ehliyetinin ortadan kalktığı tarihten sonra tanzim edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK.'nın 670. maddesine göre sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi kambiyo senetleriyle borçlanmaya da ehildir, ancak ayırt etme gücü olanlar yani sınırlı ehliyetlilerden olan kısıtlının kambiyo senetlerinden dolayı taahhüt altına girebilmesi için yapmış olduğu işlem yönünden, vasisinin iznine ihtiyaç bulunmaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/1912 esas 2019/89 karar) Dosyaya kısıtlı vasisinin anılan borçlandırıcı işleme ... verdiğine dair bir delil de sunulmadığından ve takip iptal edildiğinden mahkemece takip nedeniyle ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi isabetlidir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 1.311,55-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 883,95-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*