T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/983 KARAR NO : 2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2023/366 Esas - 2024/45 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/983 KARAR NO : 2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2023/366 Esas - 2024/45 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2023 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ... hakkında; çek defterinden kaybolan; (... çek nolu) 30/08/2019 tarihli 35.000,00-TL Bedelli, (... çek nolu) 30/09/2019 tarihli 40.000,00-TL bedelli ve (... çek nolu) 30/10/2019 tarihli 40.000,00-TL bedelli şeklinde doldurularak ve davacının eşinin imzası taklit edilerek ihtiyati haciz alınmış ve İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1217 Esas Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, davacı ve eşinin bu durumdan müşterek evlerinde ve ...'e ait işyerinde, 22/01/2020 tarihinde davalı tarafından ihtiyati hacze gelinmesiyle haberdar olmuş, zayi olan ..., ..., ... nolu çeklerin bu takibe konu yapıldığını ancak bu aşamada öğrenildiğinin, tüm bu nedenlerle öncelikle teminatsız (veya düşük bir teminat ile) dava konusu yaptığı 31/01/2020 Vade Tarihli toplam 136.765,00-TL Bedelli (bono) kambiyo evrakı hakkında başlatılan İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/26039 Esas sayılı icra dosyası hakkında dava sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini, davacının alınan e icraya konulan 31/01/2020 Vade Tarihli toplam 136.765,00-TL Bedelli bono le ilgili olarak davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasının kabulünü, icra takibine konu bononun dayanağı iptal eden kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen takibe devam eden, haciz ve muhafaza uygulamaya çalışan davalı tarafın kötü niyeti sabit olduğundan, (davacı lehine) takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10 oranında para cezasına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, menfi tespit davası açmak için yasada bir sürenin öngörülmemiş ise de davacının kendisi ile ilgili davaya konu takip ve senetle ilgili yapılan 22/01/2020 tarihli protokolün geçersizliğini iddia etmesi açısından yasada açıkça 1 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, davacının huzurdaki davadaki imzaladığı sözleşeme / protokol ile ilgili taleplerinin 1 yıllık hak düşürücü sürede ileri sürmediğini, davanın 3. Şahıs tarafından dosya borcuna mahsuben verilen senet için menfi tespit talebinin haklı olup olmayacağı noktasında olduğunu, dava konusu senedin davacı 3. Şahıstan (dosya borcuna) mahsuben alınmış olup, bu hususun davacının imzasını taşıyan 22/01/2020 tarihli protokol ile sabit olduğunu, senedin kendi ad ve hesabına düzenleyip borca mahsuben taraflarına teslim ettiğini, davacının 3. Şahıs tarafından dosya borcu ödenmesi amacıyla verilen davaya konu senedin protokol ile alınmasında alacaklının hukuki yararının var olduğunu, tüm bu nedenlerle; dava dışı ... tarafından açılmış bulunan imza itirazı ve menfi tespit davalarından verilen kararların davacı ...'e etkili olmadığını, dava dışı ... tarafından çeklere dayalı menfi tespit davasının kazanılmış olmasının o dosyaların ve çekin tarafı olmayan davalı / borçlu ...'e etkili olamayacağını, yine ... tarafından çeklere istinaden vermiş olduğu senetler dolayısıyla açmış olduğu menfi tespit kararı da davalı / borçlu ...'e etkili olamayacağı, kaldı ki ...'in senetleriyle ilgili açtığı menfi tespit gerekçeli kararının henüz yazılmamış ve kararın kesinleşmediğini, davalı borçlunun tanzim ettiği davaya konu bonoyu İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1217 Esas sayılı dosyasına istinaden alındığını ve bononun tanzim edilip alacaklı vekiline teslim edilmesiyle bono borçlusunun bono tutarı kadar borcu üstlendiğini, 22/01/2020 tarihli protokolde açıkça yazılı olduğunu, davalı borçlunun tarafı olmadığı menfi tespit kararlarının davaya konu icra dosyasına etkili olmayacağının mahkemece tespit edileceğini, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1217 Esas sayılı dosya borçluları dava dışı ... ve dava dışı Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davacının iş bu davaya dayanak yaptığı kararın sadece davacı ... yönünden verilmiş olup icra dosyasıdiğer borçlu yönünden devam etmekte olduğunu, davaya konu senetlerin yalnızca ... için değil, dosya borcunun üstlenilmesi ile verildiğini, Keşidecileri ..., Cirantası Ada lider Metal Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti. olan çekler için başlatılan İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1217 Esas saylı dosyası için, dava dışı borçlu ... yönünden imza itirazında bulunmuş, takibin dava dışı diğer borçlu yönünden devam etmekte olduğunu, huzurdaki menfi tespit davasının ise davacının iş bu ...'in açmış olduğu imza itirazına dayanak yaparak ikame ettiğini, davaya konu senetlerin ... için verilmemiş, icra dosya borcununu üstlenilmesi sonucu verilmiş olup davaya konu senedin dava dışı Ada lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi borcu için de verilmiş olduğunu, bu hususun protokol ile sabit olduğunu, devam eden takip borcunu üstlenene davacının menfi tespit talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, Açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda; davacı ve dava dışı ...'in alacaklıları zarara uğratma kastıyla iş birliği içinde hareket ettiklerinin açık olduğunu, Tüm bu nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz davasının usul ve esastan reddini, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Açılan davanın KABULÜ İLE, borçlusu ..., Alacaklısı Aslanoğulları Doğanay Yapı Malzeme Ticaret Limited Şirketi, düzenleme tarihi 22/01/2020, tediye tarihi 31/01/2020, düzenleme yeri Sakarya olan 136.765,00-TL bedelli senet sebebiyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne, 136.765,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Para cezası verilmesi yönündeki talebin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, üçüncü kişi (davacı) icra takiplerinden dolayı haciz baskısı iddiasında bulunamayacağını, haciz baskısı gerekçesine dayanarak verdiğini senet için borçsuzluğunun tespiti isteyemeyeceğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerekmekte iken kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması ve kararın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2024 Tarih - 2023/366 Esas - 2024/45 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2020/1358 esas (yetkisizlik öncesi İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 Esas) sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada takip konusu yapılan borçlusu ..., Alacaklısı Aslanoğulları Doğanay Yapı Malzeme Ticaret Limited Şirketi, düzenleme tarihi 22/01/2020, tediye tarihi 31/01/2020, düzenleme yeri Sakarya olan 136.765,00-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar). İspat yükü bakımından 6100 sayılı HMK’nin 189/3. maddesinde “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz” hükmünü içermektedir. Yine Aynı Kanunun 200-(1) maddesinde; “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ….. Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ….. Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz” hükmü ile “senetle ispat zorunluluğu, 200. maddenin 2. fıkrasında ise “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. 203. maddesinde ise tanık dinlenebilecek haller sayılmıştır. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 200. maddedeki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da 203. maddede belirtilmiştir. Bunun yanında yazılı sözleşme ile ya da duruşma tutanağında usulüne uygun olarak belgelendirilmiş ikrar ile anlaşılan açık bir muvafakat bulunduğu takdirde sadece belli tanıklar dinlenebilir. İspat yüküne yönelik bu açıklamaların kambiyo senedi ve bononun hukuki niteliğine ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alınarak bu hususa da kısaca değinilmesinde yarar görülmüştür. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konulabilir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip, edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Nihayet, “nakden” ibaresi bulunan bir bonoda paranın verildiği, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının parayı verdiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, paranın verilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, borçlusu davacı ..., alacaklısı Aslanoğulları Doğanay Yapı Malzeme Ticaret Limited Şirketi, düzenleme tarihi 22/01/2020, tediye tarihi 31/01/2020, düzenleme yeri Sakarya olan 136.765,00-TL bedelli senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada; davacı, aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/26039 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulan bononun teminat senedi olup bedelsiz olduğunu, davalı taraf ise, icra takibine konu bononun düzenleme sebebi olarak İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasında (yetkisizlik üzerine Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/1358 takip numarasını alan) dava dışı ... ve dava dışı Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı takip başlatılması üzerine, bu takip için yapılan haciz esnasında davacının takip dosyası borç nedeniyle 136.765,00-TL bedelli bonoyu düzenlemesi ve kendisine 22.01.2020 tarihli protokol doğrultusunda teslim etmesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dosya arasına alınan İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasının, (yetkisizlik üzerine Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2020/1358 takip numaralı icra dosyası) incelenmesinde; icra takibinin, eldeki dava davalısı tarafından dava dışı ... ve yine dava dışı Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı başlatıldığı, borcun sebebinin Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... Seri nolu 35.000,00 TL'lik 30/08/2019 keşide tarihli çek, Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/09/2019 keşide tarihli çek ve Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait 0754101 seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/10/2019 keşide tarihli çek olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan ve eldeki davanın tarafları arasında imzalanan 22.01.2020 tarihli protokolde İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasına istinaden davacının davalı adına 22.01.2020 keşide tarihli 31.01.2020 vade tarihli 136.765,00 TL bedelli bonoyu (dava konusu olan bono) düzenlediği, İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı takip dosyasından dolayı davacının borcu üstlendiği görülmüştür. Davalı tarafından, davacıya karşı İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/26039 Esas sayılı icra dosyası üzerinden, davaya konu bono miktarı asıl alacak olarak gösterilerek, faiz ve komisyonla birlikte toplamda 152.889,22 TL üzerinden takip başlattığı anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/908 Esas sayılı dosyasının incelemesinde; dava dışı ...'in mevcut dava davalısı aleyhine açtığı menfi tespit davasında Denizbank A.Ş Bosna Şubesine ait ... Seri nolu 35.000,00 TL'lik 30/08/2019 keşide tarihli çek, Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/09/2019 keşide tarihli çek ve Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/10/2019 keşide tarihli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, verilen kararın istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği görülmüştür. Eldeki davada; davaya konu icra takibine esas alınan 22.01.2020 keşide tarihli 31.01.2020 vade tarihli 136.765,00 TL bedelli bononun düzenlenme sebebinin İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyası olduğu (yetkisizlikle Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/1358 takip numaralı dosyası) anlaşılmaktadır. İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasında takibe konu borcun sebebi olan çeklerden dolayı Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/908 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile dava dışı ...'in eldeki dava davalısına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi üzerine, mahkemece; "...usulüne uygun bir şekilde borcu üstlenen davacının söz konusu protokolü ve bonoyu haciz işlemleri nedeniyle düzenlediği, dolayısıyla davacının bu düzenlemeleri icra baskısı altında yaptığı, bononun düzenlenmesindeki temel ilişkinin mahkeme kararı ile ortadan kaldırıldığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne..." şeklinde karar verilmiş olduğu görülmüşse de verilen kararın eksik incelme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekirse; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesine gerekçe yapılan ve eldeki davanın tarafları arasında düzenlendiği sabit olan 22.01.2020 tarihli protokolde, İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasına istinaden, davacının, davalı adına 22.01.2020 keşide tarihli 31.01.2020 vade tarihli 136.765,00 TL bedelli bonoyu düzenlediği, İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı takip dosyasından dolayı davacının bu takibe konu edilen borcu üstlendiği görülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen 22.01.2020 tarihli protokolün düzenlemesine neden olan olayın davalı tarafından İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyası üzerinden dava dışı ... ve yine dava dışı Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı başlatıldığı, takipte dayanak olarak ise Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... Seri nolu 35.000,00 TL'lik 30/08/2019 keşide tarihli çek, Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/09/2019 keşide tarihli çek ve Denizbank A.Ş. Bosna Şubesine ait ... seri nolu 40.000,00 TL'lik 30/10/2019 keşide tarihli çek olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada;İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasına konu edilen çeklerin yapılan incelemesinde; Denizbank A.Ş. Bosna Şubesinden verilme, hamiline yazılı, 30/10/2019 keşide tarihli, ... seri nolu 40.000,00 TL bedelli, cirantaları sırayla Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve Denizbank A.Ş., Denizbank A.Ş. Bosna Şubesinden verilme, hamiline yazılı, 30/09/2019 keşide tarihli, ... seri nolu 40.000,00 TL bedelli, cirantaları sırayla Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ile Denizbank A.Ş. Bosna Şubesinden verilme, hamiline yazılı, 30/08/2019 keşide tarihli, ... seri nolu 35.000,00 TL bedelli, cirantaları sırayla Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ..., Denizbank A.Ş. ve ... olduğu görülmektedir. Yyukarıda yapılan değerlendirmeler sonrasında, davanın esasına etkili olduğu dairemizce de kabul edilen 22.01.2020 tarihli protokolde, davacı tarafından düzenlendiği anlaşılan 22.01.2020 keşide, 31.01.2020 vade tarihli 136.765,00 TL tutarlı bononun İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 takip numaralı dosyasındaki borcun tamamen üstlenilmesi amacıyla düzenlendiği, borcun üstlenildiği icra takip dosyasında davacının eşi olan dava dışı ...'le birlikte yine, dava dışı Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin de yer aldığı, mahkemece, bu takip dosyasına konu edilen çekler nedeniyle bu çeklerin keşidecisi konumunda olan dava dışı ... tarafından bu çeklerden dolayı borçlu olunmadığına karar verilmesi amacıyla Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/908 esas sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit istemli davanın kabulüne karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi nedeniyle artık 22.01.2020 tarihli protokolün dayanağı olan İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2020/1217 takip numaralı dosyasındaki takip dayanağı çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı düşünülerek davanın kabulüne karar verilmişse de, az yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2020/1217 takip numaralı dosyasında takip borçlusu olarak Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin de bulunduğu, 22.01.2020 tarihli protokol uyarınca davacı tarafından keşide edilen 22.01.2020 keşide, 31.01.2020 vade tarihli 136.765,00 TL tutarlı bononun takip borçlusu Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borcunu da kapsadığı; ancak mahkemece bu husus üzerinde hiç durulmadan sonucu gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde giderilmesi için, bu aşamada eldeki dava davalısı tarafından başlatılan İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2020/1217 esas sayılı takip dosyasında takip borçlusu olarak yer alan Ada Lider Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden davalının icra takibi sonrasında herhangi bir tahsilat yapıp yapmadığının araştırılması sonrasında elde edilecek deliller ve sonrasında oluşan kanaat ile yargılama yapılması ve sonuca gidilmesi gerekirken bunun yapılmayarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2024 Tarih - 2023/366 Esas - 2024/45 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*