T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1095 Esas KARAR NO : 2025/1137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 NUMARASI : 2025/584 Esas, 2025/618 Karar KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkilinin ...Ltd. Şti'nin tek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1095 Esas KARAR NO : 2025/1137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 NUMARASI : 2025/584 Esas, 2025/618 Karar KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkilinin ...Ltd. Şti'nin tek ortağı ve müdürü olduğunu, şirketin personel maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini, şirketin borçlarını ödeyebilmesi ve faaliyetine devam edebilmesi için konkordato talep etme gereği duyduğunu, şirket ortağı olan talep eden gerçek kişinin şirket borçlarına kefil olması nedeniyle icra tehdidi altında kaldığını, bu nedenle şirket ortağının da konkordato talep etme gereği duyduğunu, konkordato projesi ile borçların tamamının ödeneceğini ileri sürerek şirket ve ortağı hakkında geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; konkordato talep eden gerçek kişi yönünden tefrik edilen eldeki dosyada; borçlu tarafından sunulan ön projede konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlanmakta olup kendisine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, konkordato kaynaklarının konkordatonun uygulanmasına yeterli olmadığı, bu açıdan da ön projenin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, gerçek kişi borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmesinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşıldığından konkordato talebinin reddine, geçici mühletin ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde talep edep vekili tarafından istinaf edilmiştir. Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; borçlu gerçek kişinin konkordato talebi ile amaçlananın, borçlunun belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, konkordato projesinin hayata geçirilebilmesi için, alacaklıların baskısı olmadan borçlunun faaliyetlerine devam edebilmesinin sağlanması gerektiğini, şirketin borçlarına kefil olan talep edenin ön projesinde konkordatonun başarısı şirketin başarısına bağlandığından, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamından; talep eden gerçek kişi ile ortağı ve müdürü olduğu ...Ltd. Şti'nin tek bir dilekçede konkordato talep ettikleri, ilk derece mahkemesinin 01/04/2025 tarihli tarihli tensip zaptı ile gerçek kişi ve şirket lehine 03/04/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, 03/07/2025 tarihli duruşmada gerçek kişi yönünden dosyanın tefrik edildiği ve tefrik edilen eldeki dosyada borçlu gerçek kişinin konkortado talebi reddedilerek geçici mühletin kaldırıldığı, talep eden gerçek kişinin hükmü istinaf ettiği görülmektedir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; talep eden gerçek kişi lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Borçlu gerçek kişinin sunduğu konkordato projesine göre, borçlunun konkordato teklifi, şirketin borçları için kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte, konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Komiser heyeti raporunda, borçlunun kefaleten ve şahsi borç yükü toplam 132.894.958,63 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak borçlunun konkordato projesinde borç ödeme kaynağı olarak 11.000.000,00 TL değerinde taşınmazların gösterildiği, söz konusu kaynak ile borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin başarısının şirketin başarısına bağlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim talep eden vekili de istinaf dilekçesinde, borçlunun ön projesinde konkordatonun başarısının şirketin başarısına bağlandığını beyan etmiştir. Buna göre projenin kendine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, alacaklılara sunulan bir proje bulunmadığı görülmektedir. Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Buna göre ilk derece mahkemesince konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Sonuç olarak talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/584 Esas, 2025/618 Karar sayılı ve 04/07/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025