Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13749 E. , 2024/7692 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13749 Karar No : 2024/7692 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Petrol Ürünleri Turizm ve İnşaat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralar
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13749 E. , 2024/7692 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13749 Karar No : 2024/7692 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Petrol Ürünleri Turizm ve İnşaat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mah., ... Bulvarı, ... parsel sayılı taşınmazın doğusunda kalan 456,7 m²'lik kamu malı sahasının davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/08/2016-31/07/2021 tarihleri arasındaki dönem için 1.171.233,60.-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi yaptırılması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; ecrimisile konu yerin ... parsel sayılı taşınmazın doğu tarafında, anılan parsel ile ... Caddesi (... Bulvarı) arasında kalan kısımlar olduğu, ... Bulvarı’nın 2. Grup ana arter listesinde yer aldığı, işgal alanının toplam 303,09 m² olduğu, söz konusu yerin değerini etkileyebilecek unsurların emsal taşınmazlar ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda ecrimisil başlangıç tarihindeki (01/08/2016) aylık kira değerinin 4.716,00-TL olarak takdir edildiği, yeniden değerleme oranları uygulanmak suretiyle 01.08.2016 – 31.07.2021 tarihleri arasındaki dönem için toplam 399.769,26 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından, iş bu rapor hükme esas alınmak suretiyle dava konusu işlemin 399.769,26 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin 771.464,34-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işleme esas olan taşınmaz tespit tutanağının 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5/1.maddesindeki şartları taşımadığı, ecrimisil ihbarnamesinin de eksik bilgiler içerdiği ve usule aykırı olarak düzenlendiği, akaryakıt istasyonunun giriş-çıkışındaki peyzajın belediye tarafından yapıldığı, bu kısımda fuzuli işgalin söz konusu olmadığı, işgal alanın hatalı tespit edildiği, buna dayalı olarak yapılan ecrimisil hesabının da hatalı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALI İDARENİN İDDİALARI:Bilirkişi raporunun hatalı olduğu, emsal alınan taşınmazların yetersiz olduğu, bu raporun hükme esas alınamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın iptale ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz dilekçesinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın redde ilişkin kısmının onanarak, iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı İdarenin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz..." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3.maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İlk derece Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da, ecrimisil bedeli belirlenirken taşınmazın bulunduğu civarda emlak piyasasında yapılan araştırmada, benzer nitelikte taşınmazların kira bedelinin 2016 yılında aylık 4.716,00 TL olacağı kanaati belirtilmiş ise de, raporda emsal alınan taşınmazların ecrimisile konu taşınmaza fiziki yakınlığından dolayı seçilmiş olduğu, kullanım amacının ve niteliğinin belirtilmediği, emsal taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğünce kiraya verilmiş yerler olduğu ancak ecrimisile konu taşınmazın kullanım amacı göz önüne alındığında raporda belirtilen taşınmazların emsal olabilecek yeterlilikte bulunmadığı, bilirkişi heyetince dava konusu işlemde belirtilen taşınmaz ile aynı amaçla kullanılan mümkünse aynı cadde üzerinde benzer nitelikli taşınmazların emsal alınarak işgale konu taşınmazın serbest piyasa değerinin en iyi şekilde ortaya konulması ve buna göre ecrimisil bedeli saptanması gerektiğinden bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin, ecrimisile konu taşınmazın gerçek ecrimisil miktarını yansıtmadığı açıktır. Bu durumda, dava konusu işlemde belirtilen taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari dolaşım, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, redde ilişkin ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.