9. Hukuk Dairesi 2018/3350 E. , 2018/8437 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürl…
**9. Hukuk Dairesi 2018/3350 E. , 2018/8437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı, ... Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici/mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu dönemde her yıl yeni bir geçici/mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını ve yıl sonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte daimi/kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek, tüm hizmet süresine göre belirlenecek kademe ve derece tespiti ile ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı, kıdem tazminatı farkı, yıllık izin ücreti, yıpranma prim farkı ve eşit davranmama tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı İl Özel İdaresi vekili, davacının derece ve intibakının yasa ve TİS hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapıldığını, taleplerinin haksız olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 2011/2013 dönemini kapsayan TİS hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dava devam ederken ... İl Özel İdaresi'nin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeni ile dava kendisine teşmil edilen ... Büyükşehir Belediyesi vekili, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, 6360 sayılı Yasa'nın 3/2.maddesine göre kapatılan il özel idaresinin taraf olduğu davaların il özel idaresinin yetki, görev, taşınmaz veya personelinin devredildiği kuruma ait olduğunu, zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine, Yargıtay 7. HD’nin 09.03.2016 tarih, 2016/4535 Esas, 2016/5737 Karar sayılı kararı ile diğer hususlarla birlikte “..davacının emekli olmadan önce hangi birimde ne iş yaptığı ve bu birimin veya birimin yaptığı görevlerin, yetki ve sorumluluğun hangi kuruma devredildiği belirlenmeli ve sonuca göre devir yapılan kurumun sorumluluğu yoluna gidilmelidir..II-Kabule göre de;..dava, kısmi dava olarak açılmıştır. Davacı vekilinin sonradan davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmesi sonucu değiştirmez. Hal böyle olunca mahkemece davacı vekilinden her bir alacak için ne miktar talepte bulunduğu hususu açıklattırılarak alacakların ıslah ile istenen kısımlarına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslah ile istenen alacaklara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğu, . 2-Öte yandan, yılık izin ücreti ve ilave tediye alacağının talep dikkkate alınarak yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi yerine yanılgılı değerlendirme ile en yüksek banka mevduat faizi oranını aşmamak üzere yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı” gerekçesi ile bozulması üzerine, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Bozmadan sonra verilen karar davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Mahkemenin ilk kararı diğer hususlarla birlikte “davanın kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak dava kısmi dava esaslarına göre sonuçlandırılmıştır. Kısmi dava ile belirsiz alacak davasının en büyük farkı kısmi davada zamanaşımının dava dilekçesindeki miktarla sınırlı olarak kesilmesi, belirsiz alacak davasında ise miktara bakılmaksızın tüm alacak bakımından zamanaşımının kesilmesidir. Diğer bir fark ise, kısmi davada faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihi ayrımı yapılarak başlatılması söz konusu iken, tahsil amaçlı belirsiz alacak davasında faizin tüm alacak miktarı bakımından dava tarihinden itibaren başlatılmasıdır. Bu açıklamalara göre somut uyuşmazlıkta, hüküm kısmi dava esaslarına göre kurulmuş ise de, daha önce davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi nedeniyle değerlendirilmeyen ıslaha karşı zamanaşımı def’inin, süresinde olup olmadığının denetlenmemesi isabetsizdir. Dava kısmi dava olduğuna göre zamanaşımı itirazı yönünden değerlendirme yapılarak ve gerekirse ek rapor da aldırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.