T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/04/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/04/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 2010 yılında yapılan olağan genel kurulunda üyelerden 6.000,00.-TL aidat toplanmasına karar verildiğini, 2012 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında defaten denkleştirme esas alınarak 25.000,00.-TL para toplanmasına ve işbu paranın iki eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, son yapılan 2014 yılı olağan genel kurulunda inşaat eksik işlerin bitirilmesi ve genel iskanın alınması için 4.250,00.-TL para toplanmasının oybirliğiyle kabul edildiğini, ayrıca bu paranın en son 15/02/2015 tarihine kadar ödenmesinin de kararlaştırıldığını, zamanında aidatlarını ödemeyen üyelere yasal işlemleri başlatmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, genel kurul kararlarının itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, davalıya borcunu ödemesi hususunda ihtarlar çekildiğini, sözlü olarak da uyarıldığı halde davalının borcunu ödemediğini, davalıya Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının zaman kazanmak ve takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ve duran takibin devamı için işbu inkar tazminatı istemli itirazın iptali davasının açıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle davalının, Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe yaptığı itirazının iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, kötü niyeti nedeniyle davalının taraflarına %20 icra-inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; davalı kooperatif ile müvekkili kooperatif üyesi arasında davalı kooperatiften daire satın alınması yönünde anlaşma yapıldığını, sözleşmeye göre 2010 yılında bu dairenin müvekkiline teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, 2011 yılı Mart ayı itibariyle teslim edilmemiş olması nedeni ile her ay için 300 TL kira alacağının doğduğunu, bunun tahsili için Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin davacı kooperatife 03/03/2010 tarihinde üyelik devri yoluyla üye olduğunu, yapılan sözleşme ile müvekkilinin 70.000,00 TL ödeyeceği bunun dışında kendisinden her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ödeme talep edilmeyeceğini, dairenin 2010 yılında teslim edileceğini, 2011 yılı Mart ayı itibarı ile teslim edilmediği takdirde aylık 300,00 TL kooperatifçe müvekkile kira ödeneceğini, daireye ilişkin bir takım eksik işlerin kooperatifçe yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davacı kooperatifin müvekkilinden 70.000,00 TL para tahsil ettiğini, bu parayı tahsil eden davacı kooperatifin sözleşmeden de anlaşılacağı üzere her ne ad altında olursa olsun başka para talep edemeyeceğini, bilakis müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacı kooperatif tarafından müvekkiline kooperatif hissesi karşılığı verilecek dairenin 2010 yılında teslim edileceğini, 2011 Mart ayı itibariyle teslim edilmemesi halinde aylık 300,00 TL kira ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin kira alacakları sebebiyle davacı aleyhine Antalya 2. İcra Md. ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, davacı kooperatif sözleşme gereği müvekkile teslim edilecek dairede dış çelik kapıyı, dairenin iç boyasını, zamenlire, pvcyi, iç amerikan panel kapıları yapmayı taahhüt etmesine rağmen bu edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin bu işleri başkalarına yaptırmak zorunda kaldığını ve bu işi yapan kişilere 22.007,00 TL ödemede bulunduğunu ve bu alacağın Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu, işlemlerin devam ettiğini, asıl alacaklının müvekkili olduğunu, davacının müvekkiline olan borçlarını ödemek yerine müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla hareket ederek müvekkiline karşı haksız icra takibinde bulunduğu belirterek öncelikle davanın zaman aşımı sebebiyle reddini, davacının haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkilinin aleyhine icra takibinde bulunulmasını, takip miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı; dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davaların birleştirilmesinden sonraki aşamalarda birleşen davada davacının dayandığı 03/03/2020 tarihli belgenin kooperatifler kanununun 23. Maddesince ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak hak iddia edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kira alacaklarınını zamanaşımına uğradığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 03/03/2010 tarihli sözleşmenin kooperatif yönünden geçersiz olduğu kabul edildiğinden davacının peşin ödemeli üye olmadığı, kooperatif aidatları ve genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu ve aidat borcu devam eden davalı karşı davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı - birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 09/03/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "... davalının davacı kooperatif tarafından peşin ödemeli üye mi yoksa normal üye mi olarak ortaklığa kabul edildiği, peşin ödemeli üye ise genel gider, alt yapı, iskan ve tapu masraflarından sorumlu olduğu, normal üye ise genel kurullarca belirlenen aidatlardan sorumlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak, kooperatifin yönetim kurulu karar defteri ve kooperatif defterleri incelenmek suretiyle normal bir üyenin ödemesi gereken miktar ile davacının ödediği miktar da karşılaştırılarak, konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor doğrultusunda ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının peşin ödemeli mi yoksa normal üye mi olup olmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı, birleşen davada ise; taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme uyarınca birleşen dosya davacısı ...'ün davalı kooperatif yönetim kurulundan 70.000,00 TL bedelle üyelik devraldığına göre, üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı " belirtilerek asıl davada davalı, birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "... somut olayda da taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme, davacı karşı davalı kooperatif açısından geçersiz olup davalı karşı davacının tek ve sabit ödemeli üye olmadığı, üyeliğe kabul edildiği 03/03/2010 tarihinden itibaren kooperatif aidatlarından genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu, birleşen dava bakımından ise; Mahkememizce 03/03/2010 tarihli sözleşmenin kooperatif yönünden geçersiz olduğu kabul edildiğinden ve aidat borcu devam eden davalı karşı davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığından davalı karşı davacı tarafın açtığı birleşen davanın reddine karar verildiği, davacı karşı davalı kooperatifin süresinde sunulduğu herhangi bir cevap dilekçesinin bulunmaması sebebiyle sonradan ileri sürdüğü tazminat talebi de reddedilerek Asıl dava yönünden; Davanın kısmen kabulü ile Antalya 16. İcra müdürlüğününün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 29.250,00-TL asıl alacak, 14.326,77-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 43.576,77-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Haksız itiraz edildiği anlaşılan asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanacak olan icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, Birleşen dosya yönünden; Davanın reddine, Davacı karşı davalı kooperatifin süresinde yapılmayan tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı, asıl davada davacı ve davalı, birleşen davada davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 03/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile davalının peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde; davacı üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacının tek ve peşin ödemeli üye olarak kayıt edilmesine ilişkin genel kurul tarafından alınan herhangi bir karar ve yönetim kuruluna bu yönde verilmiş herhangi bir yetki olmadığı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılmış ise de davalı - birleşen dosya davacısı üyenin üyeliği karşılığında 14/05/2010 tarihinde 20.000 TL, 05/06/2010 tarihinde ise 50.000 TL olmak üzere toplam 70.000 TL para ödediği, davacı kooperatifin ticari defterlerinde dava konusu edilen aidatlar veya başkaca bir aidatın ödeneceği ile ilgili olarak davalı adına herhangi bir aidat borcunun tahakkuk ettirilmediği, böylelikle davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece asıl dava davalısı ...'ün kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğu halde normal üyesi olarak kabul edilerek hüküm tesisi Dairemizce doğru görülmemiştir. Birleşen davada davacı üye ... peşin üyelik iddiasına dayalı olarak devraldığı konutun zamanında teslim edilmemesi nedeniyle kira kaybı alacağını talep etmektedir. Dairemizin 09/03/2021 tarihli kaldırma kararında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme uyarınca birleşen dosya davacısı ... davalı kooperatif yönetim kurulundan 70.000,00TL bedelle üyelik devraldığına göre, üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkemece aidat borcu devam eden davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. O halde mahkemece yapılacak iş; asıl davada davalı ...'ün davacı kooperatif tarafından peşin ödemeli üye olarak ortaklığa kabul edildiği, peşin ödemeli üye olduğu için sadece genel gider, alt yapı, iskan ve tapu masraflarından sorumlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak, birleşen dava bakımından ise üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Sonuç olarak, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, kaldırma sebebine göre davacı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, kaldırma sebebine göre davalı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince;"...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile davalının peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde; davacı üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacının tek ve peşin ödemeli üye olarak kayıt edilmesine ilişkin genel kurul tarafından alınan herhangi bir karar ve yönetim kuruluna bu yönde verilmiş herhangi bir yetki olmadığı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılmış ise de davalı - birleşen dosya davacısı üyenin üyeliği karşılığında 14/05/2010 tarihinde 20.000 TL, 05/06/2010 tarihinde ise 50.000 TL olmak üzere toplam 70.000 TL para ödediği, davacı kooperatifin ticari defterlerinde dava konusu edilen aidatlar veya başkaca bir aidatın ödeneceği ile ilgili olarak davalı adına herhangi bir aidat borcunun tahakkuk ettirilmediği, böylelikle davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle asıl dava davalısı ...'ün peşin ödemeli üye olduğu için sadece genel gider, alt yapı, iskan ve tapu masraflarından sorumlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak takip konusu aidat borcundan sorumlu olmadığı anlaşılmış ve asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada davacı üye ... peşin üyelik iddiasına dayalı olarak devraldığı konutun zamanında teslim edilmemesi nedeniyle kira kaybı alacağını talep etmektedir. Dosyaya sunulan 01/02/2015 tarihli genel kurul tutanağına göre 15/04/2015'te iskan alınacağının belirtilmesi nedeniyle 15/04/2011 tarihinden 15/04/2015 tarihine kadar 4 yıllık kira alacağı ve işlemiş faizi davacının davalı kooperatiften isteyebileceği mahkememizce yapılan basit matematik hesabı ile birleşen dosya davacının 14.400 TL kira alacağı ve 3.018,75 TL işlemiş faizi talep etmesinde haklı olduğu anlaşılmakla birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçen bazı alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığı yönündeki tespite katılmadıklarını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, somut olayda davacının tek ve peşin ödemeli üye olarak kayıt edilmesine ilişkin genel kurul tarafından alınan herhangi bir karar olmayıp yönetim kuruluna bu yönde verilmiş herhangi bir yetkinin de olmadığını, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin Kooperatif Kanunun 23. maddesine aykırı olacak şekilde diğer üyelerden farklı statüde, farklı uygulama ile başka birini ortaklığa kabul edemeyeceğini, kabul ettiği takdirde buna ilişkin yapılan sözleşmenin kooperatifi bağlamayıp olsa olsa sözleşmede imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğunu doğurabileceğini, açıklanan sebeplerle somut olayda da taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşmenin, davacı karşı davalı kooperatif açısından geçersiz olup davalı karşı davacının tek ve sabit ödemeli üye olmadığını, üyeliğe kabul edildiği 03/03/2010 tarihinden itibaren kooperatif aidatlarından genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olacağını, gerek arsa sahiplerine isabet eden blokların genel iskanı için gerek davacı-müteahhit kooperatife isabet eden blokların genel iskanı için belediye ve diğer resmi kurumlara 200.00,00 TL ödeme yapıldığını, belgenen daha önce dosyaya sunulduğunu, arsa sahiplerinin beğenmeyip ayıplı iş olarak ileri sürdüğü bazı işlerin yeniden yapıldığını ve ciddi masraflar ödendiğini, çevre düzenlemesi vs. işler için harcanan bedellerinde olduğunu, davalının iddiasının temelsiz kaldığını, davalı-borçlunun tarafına %20 icra-inkar tazminatı ödemesini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulünü, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava, kooperatif alacağının tahsiline ilişkin başlatılan itirazın iptali, birleşen dava ise davacı ...'ün kooperatiften kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Dairemizin 03/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile, davalı ...'ün peşin ödemeli üye olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği, bu nedenle davalının kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğu, sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. Dairemizin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da, aynı davacı tarafından takip konusu edilen 15.02.2015 tarihli kooperatif genel kurul kararı gereğince toplanmasına karar verilen 4.250,00 TL aidatın genel iskan gideri olduğu, peşin ödemeli üyenin bu bedelden sorumlu olduğu, 4.250,00 TL dışındaki takip konusu alacakların inşaat maliyeti giderleri için ödenmesine karar verilen aidatlar olduğu, genel yönetim giderleri için talep edilen aidatlar olmadığı, bu nedenle peşin ödemeli üyenin takip konusu edilen diğer alacaklardan sorumlu olmadığı kabul edilmiş olup, mahkemece asıl davada bu alacak kalemi yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 2-Birleşen davada davacı tarafça, 03.03.2010 tarihli sözleşmenin 8. Maddesinde yer alan "2011 yılının Mart ayından sonra teslim edilmediği taktirde aylık 300,00 TL kooperatifçe kira ödenecektir". Hükmü uyarınca kira alacağı talep edilmektedir. Ancak kooperatifin bu yönde bir ödeme yükümlülüğü ancak, diğer ortaklara taşınmazların teslim edilmesine rağmen davacıya teslim edilmemesi, yani ortaklar arasında eşitlik ilkesine aykırılık halinde mümkündür. Salt sözleşmede yazılı tarihin aşılmış olması, ortağa bu hakkı tanımaz, zira taşınmazların tüm ortaklar için tamamlanmamış ve teslim edilmemiş olması halinde, davacının da diğer ortaklar gibi duruma katlanması gerekir. Kooperatiflerde ortaklar arasında hak ve borçlar bakımından eşitlik esastır. Nitekim Kanun'un "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." şeklinde emredici bir kural öngörülmüştür. Bu kural uyarınca aynı durumda olan ortaklar arasında ayrım yapılamaz. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edildiği tarih eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmeli, eşitlik ilkesine aykırı biçimde farklı teslim tarihlerinin olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı irdelenmeli, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde hangi tarihte teslim edildiği hususlarında eşitlik ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin saptanması gerekmektedir. Teslim tarihi yönünden ise; kooperatif kayıtları inceletilerek, bağımsız bölümlerin teslim tarihine ilişkin genel kurullarda bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bir tarih belirlenmemiş ise; bağımsız bölümlerin diğer üyelere hangi tarihte teslim edildiğinin saptanması, dayandığı delilleri sunması için davalı kooperatife olanak tanınması icap etmektedir. Konutların tamamlanmamış ya da teslim edilmemiş olması halinde, davacının da beklemesi ve bu duruma katlanması gerekir. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise; davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin diğer üyelerinin davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu yahut hakkında devam eden yargılama olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli talep hakkı doğacağının kabulü gerekir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2015 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan sebeplerle; somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince kooperatif konusunda uzman bir bilirkişi ya da kurulu seçilerek yukarıda açıklanan ilkeleri somut olay bakımından tartışan açıklayıcı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre birleşen dosyada davacının kira alacağı talebi hususunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesi'nce talebi halinde asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafa İADESİNE, 5-Asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından asıl davada davacı birleşen davada davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06/03/2026 ...