9. Hukuk Dairesi 2025/9398 E. , 2026/987 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1957 E., 2025/1949 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/663 E., 2023/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra…
9. Hukuk Dairesi 2025/9398 E. , 2026/987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1957 E., 2025/1949 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/663 E., 2023/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 23.11.2004 tarihinde işe başladığını ve iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 18.02.2018 tarihinde feshedildiğini, davalı aleyhine Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 2018/179 Esas sayılı dosyası ile açılan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini ve hükmün 31.03.2021 tarihinde kesinleştiğini, davalı tarafından davacının işe başvuru talebinin kabul edildiğine dair işe davet yazısı gönderildiğini, işe davet yazısında davacıya 21.05.2021 tarihinde davalı işyeri adresine gelerek saat 08.00'de eski görevinde işbaşı yapmasının, iş başı öncesinde de bazı sağlık testleri yaptırmasının ve bunların 20.05.2021 tarihi mesai saati bitimine kadar işyeri hekimine teslim edilmesinin istenildiğini, davacının tüm belgeleri 20.05.2021 tarihine kadar işyerine bizzat gidip teslim ettiğini ve 21.05.2021 tarihi saat 08.00'de işbaşı yapmak üzere işyerine gittiğini ancak işyerine alınmadığını, davalının işe davetinde samimi olmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesinleşmiş işe iade davası neticesinde ... Noterliğinden 22.04.2021 tarihli ihtarname ile işe başlamak istediğini belirttiğini ve müvekkili şirketçe 28.04.2021 tarihli ihtarname ile davacının işe başvuru talebinin kabul edildiği ve 21.05.2021 tarihinde işe başlamasının ihtar edildiğini, davacının o tarihte işyerine geldiğini ancak işe başlamayıp işyerini terk ettiğini, işe başlamayan işçiye karşı davalının işe iadeden kaynaklanan herhangi bir tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.05.2021 tarihinde işbaşı yapmak üzere işyerine gittiği ancak işyerine alınmadığı, davalı işverenin işe davetinde samimi olmadığı, davacının iş sözleşmesinin 21.05.2021 tarihinde feshedildiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işe başlatılması talebine ilişkin ihtarname sonrasında davacının işe davet edildiğini, ihtarnamede belirtilen tarihte davacının işyerine geldiğini ancak işe başlamayarak işyerini terk ettiğini, 2. Boşta geçen süre ücretinde işe iade davasındaki ücretlerin esas alındığını ancak yol ücretinin boşta geçen süre ücretinde dikkate alınamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe iade sonrasındaki alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.