T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1453 - 2025/1886 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1453 KARAR NO : 2025/1886 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/152 D.İş - 2025/154 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1453 - 2025/1886 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1453 KARAR NO : 2025/1886 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/152 D.İş - 2025/154 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... VEKİLİ : Av. ... İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDENLER : 1- ... : 2-... : 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 28.05.2025 TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz İTİRAZ TARİHİ : 03.06.2025 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili dilekçesinde; METGÜN-EZE-ATİS Adi Ortaklığı adına hareket eden vekilleri, müvekkil şirketlerin Gebze-Darıca Metro, Kocaeliray Metro gibi büyük kamu projelerinde yer alan köklü bir altyapı firması olduğunu, alacaklı Yenibahar Yemek Temizlik Bilişim İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan yemek hizmeti sözleşmesinde ödemelerin 90 takvim günü içinde yapılacağının hükmedildiğini, bu ödemelerin sürekli vaktinde hatta bazen erken gerçekleştirildiğini, ancak Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2025/52745 E. sayılı dosyası üzerinden uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle banka hesaplarına konulan takyidatın ödemelerde ciddi aksaklıklara ve itibarlarında zedelenmeye yol açtığını, icra takip dosyasında yer alan faturaların önemli bir kısmının zaten ödendiğini, bazılarının ise sözleşme gereği henüz muaccel hale gelmediğini, müvekkil şirketin muaccel hale gelmiş borcunun bulunmadığını ve hatta cari hesapta muaccel alacaklarının üzerinde ödeme yaptığını belirterek, alacaklının eksik ve yanlış beyanları sonucu alınan bu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, müvekkil şirketlerin ekonomik gücü ve kaçma veya malvarlığını kaçırma ihtimali bulunmadığından teminat alınmasına gerek olmadığını, aksi takdirde makul bir teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 08/07/2025 tarihli ek karar ile; "...1-İhtiyati hacze yapılan itirazın KABULÜ ile, Mahkememizin 28/05/2025 tarihli 2025/152 değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, taraflar arasındaki akdi ilişkinin mal veya hizmet tedariki olmadığını iddia ettiğini, neye dayanarak mal veya hizmet tedariki dışında nitelendirdiği, mal veya hizmet tedariki değil ise söz konusu ilişkinin konusunun ne olduğu hakkında hiçbir somut delil veya gerekçe gösterilmediği ve bu hususun açıklanmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olduğu, düzenlenen sözleşmede dahi davacının "Tedarikçi" taraf olarak belirtildiğini, yine davacının KOBİ vasfına haiz olduğunu, KOBİ belgesinin dosyada mübrez olduğunu, işbu sebeple somut olayda TTK'nın 1530. maddesinin uygulanmasının elzem olduğunu, ihtiyati haciz kararının yerinde olduğunu, kaldırılmasına karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karar alma hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, işbu hükme göre mal ve hizmet tedarikinde ödeme süresinin en fazla altmış gün olabileceğini, tarafların ancak alacaklı aleyhine ağır haksız bir durum oluşturmamak koşuluyla açıkça anlaşarak daha uzun bir süre öngörebildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin tüm bu delilleri göz önünde bulundurarak, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olan ihtiyati tedbir kararını kaldırdığını, daha önce dava dilekçesinde ve diğer beyanlarından da belirttikleri üzere, 1.658.261,00 TL tutarındaki teminat mektubunun, ihtiyati haciz tutarını karşılayacak miktarda olduğunu, icra dosyasına sunulduğunu, ayrıca, bu teminat mektubuna ilişkin ödenen komisyon bedeline dair belgenin de dosyada mevcut olduğunu, ihtiyati tedbirin ancak mal varlığını kaçırma şüphesinin bulunduğu hallerde gündeme gelebilecek bir tedbir olduğunu, davalı şirketin herhangi bir kaçma şüphesinin bulunmadığı, kaçmasını gerektirecek hukuki veya fiili herhangi bir neden de mevcut olmadığını, davalı şirketin herhangi bir borcu veya yükümlülüğünün kalmadığını; dava konusu alacak hak edişinin ödemesinin tamamen sona erdiğini, bu itibarla davanın konusuz kaldığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarihli ek karar, 2025/152 D.İş - 2025/154 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; Mahkemece kabul edilen ihtiyati haczin kaldırılmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı/talep eden vekilince muhtelif tarihli ve toplam 1.658.261,00 TL faturalardan dolayı karşı taraftan alacaklı olduklarını, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece talep dilekçesine ekli faturaların ve mutabakat belgelerinin incelenmesi neticesinde alacağın varlığı konusunda kanaat oluştuğundan İhtiyati haciz talebinin kabulü'ne karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine Mahkemece duruşma yapılarak "davacının ihtiyati haciz talebine dayanak fatura ve mutabakat metni dayanak gösterilerek ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de taraflar arasında ... sözleşme nolu Körfezray Projesi Tabldot Yemek Hizmeti Alımı Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmenin "işin bedeli, ödemeler ve fiyat farkı" başlıklı 4. Maddesinde "... "...faturaya istinaden ödeme 90 takvim günü içinde nakit olarak yapılacaktır" şeklinde hüküm yer aldığı, bu sözleşmeye hükmünün alacaklı tarafından sunulan 18/06/2025 tarihli dilekçe ile de ikrar edildiği, alacakının talebine dayanak yaptığı fatura tarihleri üzerinden 90 gün geçmediği dolayısı ile alacaklının alacağının henüz muaccel olmadığı anlaşılmakla mahkememizce evvelce verilmiş olan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar alacaklı tarafından taraflar arasında TTK'nın 1530. maddesinin cari ve uygulanması gerektiği iddia edilmiş ise de tarafların karşılıklı iki şirket olması ve aralarındaki akdi ilişkinin mal ve/veya hizmet tedarik sözleşmesi olmadığı anlaşılmakla bu savunma mahkememiz tarafından kabul edilmemiştir." gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır. Anılan Kanunun 257.maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde yasal düzenleme yer almaktadır. İhtiyati haciz kararına karşı itiraz ise İİK’nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin, “dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı” itiraz edebilir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlanmaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası kapsamında ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. (Y19HD., 29.01.2009 tarih, 2008/11835 Esas, 2009/516 Karar, DEYNEKLİ Adnan / SALDIRIM Mustafa, Öğretide ve Uygulamada İhtiyati Haciz, 3. B., Ankara 2011, s. 101, dn. 128). İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut olayda, talebe konu alacağın, taraflar arasındaki anlaşmaya ve siparişe uygun şekilde şantiye alanında verildiği iddia olunan yemek hizmetinden kaynaklanan fatura alacağı olduğu görülmüştür. Talep eden dilekçesinde sözleşme, hak ediş raporları, faturalara ve cari hesap mutabakatına dayanmıştır. Ancak dayanak faturaların, davalı tarafa tebliğ edilip süresinde itiraz edilmediğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi davacının varsa alacaklı olduğu miktar yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek mahiyette olup tek başına fatura düzenlenmesi ise alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*