9. Hukuk Dairesi 2026/243 E. , 2026/1221 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1394 E., 2025/2397 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/315 E., 2024/60 K. MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/86 E., 2020/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü. Miktar veya değeri temyiz kesinli…
9. Hukuk Dairesi 2026/243 E. , 2026/1221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1394 E., 2025/2397 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/315 E., 2024/60 K. MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/86 E., 2020/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dairemiz uygulamasına göre temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. 6100 sayılı Kanun'un 362/2 hükmü uyarınca alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti, yargılama giderleri veya gerekçeye yönelik temyizi de incelenmez. Ancak, talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmamakla birlikte, temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşması hâlinde, dava değerine ilişkin kesinlik sınırı kıyas yoluyla uygulanarak temyiz incelemesi yapılabilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, İstanbul, İlaveli Beşinci Bası, 1991, s. 4217). Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun'un 362/2 açık hükmü karşısında; davanın kabulüne dair karar davacı bakımından, reddine dair karar ise davalı bakımından kesindir. Ancak tarafların, kesinlik hesabında dikkate alınmayan vekâlet ücreti, yargılama gideri, icra inkar tazminatını veya gerekçeyi temyiz konusu yapmaları hâlinde, davanın değerinin (dava konusu edilen alacak veya tazminatın tamamı) veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Bu iki durumdan birinin gerçekleşmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 361/1 hükmüne göre hukuki yararın mevcut olup olmadığı incelenebilir. Böylece davada haklı çıkmış olan tarafın da dava değerinin veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin tek başına kesinlik sınırını aşması kaydıyla, temyiz hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. Dosya içeriğine göre reddine karar verilen asıl ve birleşen davada davalılar temyizi bakımından, gerek dava değeri gerekse temyiz konusu yapılan vekâlet ücretinin miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL ’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle asıl ve birleşen davanın davalıları vekilinin 09.12.2025 tarihli ilk temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 08.12.2025 tarihinde asıl ve birleşen davanın davalıları vekiline tebliğ edilmesi üzerine asıl ve birleşen davanın davalıları vekilince 09.12.2025 tarihinde ibraz edilen temyize cevap dilekçesinde, daha önce sunulan temyiz itirazları doğrultusunda kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması talebinin de yer aldığı görülmekle söz konusu dilekçenin katılma yoluyla temyiz talebi mahiyetinde olup olmadığı yönünde tereddüt hasıl olmuştur. Buna göre davalı vekiline 09.12.2025 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetinde olup olmadığı sorularak öncelikle bu hususun netleştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edildiğinin anlaşılması hâlinde ise temyiz eden tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmayacaktır. Bu itibarla; 1. Kararı veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca; a. Katılma yolu ile temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvuranlara yazılı olarak bildirilmesi, b. Verilen kesin süre içinde katılma yolu ile temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvuranlara tebliğ edilmesi, 2. Verilen kesin süre içinde; a. Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, b. Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Asıl ve Birleşen Davada Davalılar Vekilinin 09.12.2025 Tarihli Asıl Temyiz Talebi Yönünden Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, B. Asıl ve Birleşen Davada Davalılar Vekilinin 09.12.2025 Tarihli Dilekçesi Yönünden Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.