9. Hukuk Dairesi 2025/8778 E. , 2026/1031 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1014 E., 2025/1184 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/21 E., 2021/817 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
9. Hukuk Dairesi 2025/8778 E. , 2026/1031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1014 E., 2025/1184 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/21 E., 2021/817 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait yazlık evde 10.09.2003 - 12.09.2018 tarihleri arasında kahya olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 12.09.2018 tarihinde davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta tatil ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, müvekkilinin ev ile ilgili tüm işleri çekip çevirdiğini, havuz, bahçe gibi tüm eklentilerinin bakımını yaptığını, evin mutfak işlerinden, hava alanına misafir transferine kadar tüm işleri özverili bir şekilde yaptığını, son ücretinin 4.700,00 TL olduğunu, yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 11.03.2008-02.10.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının tatil günlerinde çalışmadığını, istisnaen çalıştığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, davacının görevini yerine getirmediğini, talimatlara aykırı davrandığını, en son işe gelmemeye başladığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 10.09.2003-12.09.2018 tarihleri arasında çalıştığı, davalı yanca davacının devamsızlık yaptığı, işi aksattığı bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği yönündeki iddiaların ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kullanmadığı yıllık izinleri karşılığı yıllık ücretli izne hak kazandığı, ispatlanamayan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf tanıklarının davacının ev ve bahçedeki teknik bakım işleri ile havuz bakımı yanında bahçıvanlık ve şoförlük yaptığını beyan ettikleri, bu hâliyle davacının yaptığı iş gereği uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamında çözümlenmesinin usule uygun olduğu ve görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazandığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının icra ettiği iş nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlığın çözümünün 4857 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, 2. Kıdem tazminatının tamamına fesih tarihinden itibaren faiz hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 3. Davacının işine gereken özeni göstermemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 4. Yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının çalışmasının 4857 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, davalının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hükmedilen faiz başlangıcı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.