T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1383 - 2025/1662 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1383 KARAR NO : 2025/1662 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.02.2024 NUMARASI : 2022/803 Esas - 2024/72 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : .... S…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1383 - 2025/1662 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1383 KARAR NO : 2025/1662 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.02.2024 NUMARASI : 2022/803 Esas - 2024/72 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : .... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 21.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.09.2025 KARAR TARİHİ : 26.09.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 30.09.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde;13.04.2021 tarihinde, İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, Ferhatpaşa Mahallesinde, Samandıra Caddesinden Ataşehir istikametine doğru giden, davalı sigorta şirketine ... poliçe numarası ile sigortalı .... Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait 34..... plaka sayılı aracın, önündeki aracı sollamak için karşı şeridine geçerek Samandıra Caddesinden Sancaktepe istikametine doğru seyreden davacıya ait 54.... plaka sayılı araca çarptığını, davacıya ait aracın Samandıra Caddesi ile Toplum Caddesi kesişimindeki Erkam Kolejinin duvarına çarpmasına sebep olduğunu, Bu trafik kazası, Ada Risk Değerleme ve Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından düzenlenen 02.06.2021 tarihli kesin ekspertiz raporunda İstanbul C Bölgesi Trafik Ekipler Amirliğince düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketine .... poliçe numarası ile sigortalı ... Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait 34.... plaka sayılı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56. Maddesini ihlal etmesi sonucu meydana geldiğini, davacı nın uğradığı maddi zararın karşılığı belirlenen 32.500 TL hasar onarım bedelinin sigortaya başvuru tarihi olan 03.06.2021tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, Araçta oluşan değer kaybı bedelinin hesap raporu alınmak suretiyle belirlenebileceğinden, HMK 107 maddesi gereğince bu alacak kaleminin belirsiz alacak davası olarak sonradan artırılmak koşuluyla, 100,00 TL değer kaybı bedelinin sigortaya başvuru tarihi olan 03.06.2021tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı vekili öncelikle zaman aşımı iddiasında bulunulduğunu, davalı şirket tarafından değer kaybına ilişkin olarak 17/10/2022 tarihinde 10.500,02 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesi tarafından, davacının hasar onarım bedeline yönelik talebinin kısmen kabulü ile, 30.499,98-TL hasar bedeli tazminatının (Kalan poliçe limiti olan 30.499,98-TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa 14.06.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının değer kaybına yönelik talebi konusuz kaldığından değer kaybı tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalı Türkiye Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Türkiye Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi neticesinde verildiğini, raporda tayin edilen yedek parça fiyatlarının fahiş olduğunu, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin detaylı bir tespit ve şekilde inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, bu kapsamda, kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, zaten açılan bu dava öncesinde değer kaybı ve hasar ödemesi olmak üzere davalı sigorta şirketi nezdinde ödemeler yapılmak suretiyle teminat limitinin tüketildiğini, davalı şirketin yalnızca teminat limiti ile sorumlu olacağından davalı aleyhine hüküm kurulmasının olanaksız olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde yapılacak istinaf incelemesi ile birlikte yerel mahkeme kararının kaldırılmak suretiyle davanın davalı sigorta şirket açısından reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı onarım bedeli, değer kaybı ve araç yoksunluğu nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda, 13.04..2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracınının hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemesince 01.02.2024 tarihinde verilen onarım bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, değer kaybı bedeli yönünden ise konusuz kalana dava hakkında karar verilmesine dair karara karşı davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunda bulunmuş olduğu, yapılan başvuruda davalı sigorta şirketince poliçe limitinin tamamının yatırılmış olmasına rağmen davanın kısmen kabulüne dair kararın hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Dairemizce yapılan ön inceleme neticesinde 25.03.2025 tarihinde 2024/549 ve 2025/632 Karar sayılı karar numarası ile verilen kararda "Davaya konu 54... plakalı davacıya ait aracın davaya konu 13.04.2021 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasına ilişkin olarak; davalı sigorta şirketi nezdinde tutulan tüm hasar dosyasının eksiksiz olarak ve davacıya ve davacının kasko sigortacısına ya da aracın onarımının gerçekleştirildiği servise yapılan dava öncesi ve sonrası tüm ödemelere ilişkin belgelerin/makbuzların anılan sigorta şirketinden getirtilerek dosyaya eklenmesi ile dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi için ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine, karar verilmiş olduğu, Mahkemesince geri çevirme kararına uygun olarak sigorta şirketinden davacıya yapılan tüm ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına kazandırılmış olduğu, buna göre incelene hasar dosyası, tahkim kararları ve ödeme belgelerine göre, davacı tarafça eldeki dava açıldıktan sonra aynı talepli olarak davalı sigorta şirketine karşı Sigorta tahkim Kuruluna başvuru yapılmış olduğu yapılan başvurular neticesinde davalı sigorta şirketince 3/04/2021 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle açılan 10/2301906 numaralı hasar dosyası kapsamında; 17/10/2022 tarihinde ...'e 10.500,02 TL değer kaybı tazminatı, 08/06/2023 tarihinde ...'E 2022.E.422710 esas numaralı Uyuşmazlık Hakem Kararı neticesinde ve poliçe teminat limiti dahilinde 4.499,98 TL değer kaybı tazminatı, 12/07/2023 tarihinde ...'e 2022.E.417437 esas numaralı Uyuşmazlık Hakem Kararı neticesinde 28.000 TL hasar tazminatı ödenmiş olduğu ve toplamda yapılan 43.000 TL'lik ödeme ile dava devam ederken davalı tarafından yapılan ödemeler nedeniyle poliçe teminat limitinin tüketilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle her ne kadar mahkemesince hasar dosyası ve ödeme belgeleri dosyaya kazandırılmadan davanın kısmen kabulüne dair karar vermiş ise de davalı tarafça, dava devam ederken rızaen ve tahkim kararları doğrultusunda yapılan poliçe teminat limiti tüketilmiş olduğundan; mahkemesince tüm talepler hakkında davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinde "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmü yer almak olup; davadan sonra ödeme yapılması nedeniyle davanın ödeme nedeniyle konusuz kaldığına karar vermesi halinde mahkemece davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Eldeki davada, davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir. Mahkemece, verilen karar hatalı bulunmuş ise de; karardaki bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ve yargılama bulunan eksiklikler duruşma yapılmadan Dairemizce tamamlanarak; HMK'nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı Türkiye Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.02.2024 tarih, 2022/803 Esas 2024/72 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; A)Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ilam harcının peşin alınan 556,73 TL'den mahsubu ile bakiye 58,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, C)Davacı tarafından yatırılan 556,73 TL peşin harcın talebi halinde davacıya iadesine, D)Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarfedilen 2.706,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E)Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, F)Davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre, arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, G) Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının yatırana iadesine, 3- Davalı tarafından yatırılan istinaf ilam harcının talebi halinde iadesine, 4- Davalı tarafından yapılan 156,00 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*