T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1547 - 2025/1756 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1547 KARAR NO : 2025/1756 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 20.06.2025 NUMARASI : 2025/222 Esas İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : CORPUS SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ :…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1547 - 2025/1756 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1547 KARAR NO : 2025/1756 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 20.06.2025 NUMARASI : 2025/222 Esas İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : CORPUS SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1-..... HAFRİYAT İNŞAAT TURİZM SOSYAL HİZMETLER SAN. TİC. LTD ŞTİ 2-.... VEKİLİ : Av. .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ..... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 16.07.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025 KARAR TARİHİ : 08.10.2025 YAZIM TARİHİ : 09.10.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili talep dilekçesinde; 05.08.2024 tarihinde davalı ...’in sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Hafriyat İnşaat Turizm Sosyal Hizmetler San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 41.... plakalı hafriyat kamyonun sağ ön kısımlarıyla yol kenarında yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiğini, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalı/sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalılar sürücü, motorlu araç işleteni ve zorunlu trafik sigortası tanzim eden sıfatları nedeniyle olaydan ve zarardan müteselsilen sorulu olduklarını, soruşturma dosyasında davalı hakkında alınan 23.09.2024 tarihli ATK raporunda; hayat fonksiyonlarının AĞIR(5) derecede etkileyeceğinin rapor edildiğini, davacının kaza tarihi itibariyle, canlı hayvan alım satımı işinden, baktığı ineklerinden elde ettiği günlük taze süt satışından ve ayrıca hurdacılık işleri nedeniyle aylık ortalama 100.000,00 TL kazanca sahip olduğunu, ancak kaza nedeniyle artık bu işlerden hiçbirisini yapamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında 2.000,00 TL tedavi gideri (hastane giderleri), 2.000,00 TL geçici ve sürekli iş ve kazanç kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve 2.000,00 TL bakıcı gideri nedeniyle şimdilik toplam 12.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... .... ve ... Hafriyat İnşaat Turizm Sosyal Hizmetler San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesi kapsamında, olay tarihi geçerli poliçe teminat limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ettiği, 02.06 2025 tarihli talep dilekçesi ile ise davacının maruz kaldığı trafik kazası nedeniyle tamamen başkasının bakımına muhtaç durumda olduğunu belirterek şimdilik 1.000.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından 20.06.2025 tarihli ara karar ile davacının vekilinin ön ödeme talebinin kabulüne, 100.000,00 TL ön ödemenin dava neticesinde hükmedilecek tazminat miktarından mahsup edilmek veya davanın reddi halinde davacı tarafça iade edilmek üzere davalılar tarafından davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Sigorta şirketi vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece11.07.2025 tarihli ara karar ile davalı sigorta şirketi vekilinin geçici ödeme tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, geçici ödeme talebinin kısmen kabulüne dair verilen kararın u kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Davacının maluliyet oranı ve kusur oranı henüz belirlenmediğini, mahkemece toplanmasına karar verilen deliller ve belgeler toplanmadan, bu konuda belgeler dosyaya sunulmadığından TBK m. 76 Geçici Ödeme' ye ilişkin hükmün şartlarının oluşmadığını, davacının sol ayak bileğinde ezik olduğunu, çıkabilecek maluliyetin %0 olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, kaldı ki kırık nedeni ile açılan davalarda dahi iyileşme nedeni ile genellikle sadece geçici işgörmezlik çıktığını, dosya kapsamına bakıldığında davacı tarafın davanın haklılığını, maluliyetini, oranını inandırıcı delillerle yaklaşık olarak ispat edemediğini belirterek yerel mahkemenin 20.06.2025 tarihli geçici ödeme talebinin kısmen kabulüne karar verilen ara karardan rücu taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne ve geçici ödeme taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. TBK 76. maddesi uyarınca davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece ara karar ile geçici ödeme talebinin kabulüne ilişkin karara yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca ancak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun geçici ödemeler başlıklı 76. maddesi; "Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir." şeklindedir. Anılan maddenin 1.fıkrasının gerekçesi "Zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir. 6100 Sayılı HMK'nun 10. kısım 1. bölüm başlığı, "İhtiyati tedbir", 2. bölüm başlığı ise "Delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "Diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır. 406. maddesinin gerekçesinde "Bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. fıkranın gerekçesinde "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır... Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denilmek suretiyle açıkça HMK'nun ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır. Öte yandan geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir. Tüm bu nedenlerle; 6098 Sayılı TBK'nun 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme kararı gerek koşulları ve gerek teminat bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu düzenleme 6100 sayılı HMK'nun 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde, gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341. maddesinde geçici ödeme talebinin kabulü veya reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden (bu kararlara karşı esas hakkında verilecek karar ile birlikte istinaf konun yoluna başvurulması mümkündür), davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Geçici ödeme talebinin kabulü veya reddine ilişkin ara kararları istinaf yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, artan istinaf gider avansının davacıya iadesine, 4-Karar tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08.10.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*