9. Hukuk Dairesi 2011/40645 E. , 2013/29324 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, ... Genel Müdürlüğü…
**9. Hukuk Dairesi 2011/40645 E. , 2013/29324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, ... Genel Müdürlüğünün onay ve görevlendirmesi ile davalı şirketin yönetim kurulu tarafından genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, kendisi ile 03.08.2009 tarihinde 3 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını, ...’in eski görevine iadesini talep etmesi üzerine iş aktinin 16.11.2009 tarihinde feshedildiğini belirterek bakiye süre ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının maaşını ...'ten aldığını, belirli süreli iş sözleşmesinin geçerli olmadığını, sözleşmesinin şirket defterine kayıtlı olmadığını, sözleşmesinin İş Kanunun 11. Maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının akdin feshinden sonra gelir elde ettiğine dair her hangi bir belgenin bulunmadığı ve ... kaydına göre davacının 12.11.2009 tarihinden sonra bir başka işte çalıştığına dair kayıt bulunmadığı, sözleşmeye göre hakkaniyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanununun 338 inci maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Yasa uygulamasında, Yargıtay kararları doğrultusunda belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 7.12.2005 gün 2005/12625 E, 2005/38754 K ). 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde, esaslı nedenlerin varlığı yenilemeler için öngörülmüş ve ... yıldan uzun süreli belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilmiştir.