Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.03.2003-01.06.2005 tarihleri arasında dava dışı ... Ankara ... Limited Şirketi nezdinde olmak üzere 13.12.2021 tarihine kadar davalı bünyesinde çalıştığını, işe iade davasında feshin geçersizliği ve işe iadeye karar verildiğini, süresi içinde işe başlatılmayı talep ettiklerini, davalının işe başlatmama tazminatını ödemek suretiyle işe başlatmadığını, işe başlatılmama tarihinin 19.06.2023 tarihi olduğunu, kayden işveren görünen Şirketler arasında işye
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.03.2003-01.06.2005 tarihleri arasında dava dışı ... Ankara ... Limited Şirketi nezdinde olmak üzere 13.12.2021 tarihine kadar davalı bünyesinde çalıştığını, işe iade davasında feshin geçersizliği ve işe iadeye karar verildiğini, süresi içinde işe başlatılmayı talep ettiklerini, davalının işe başlatmama tazminatını ödemek suretiyle işe başlatmadığını, işe başlatılmama tarihinin 19.06.2023 tarihi olduğunu, kayden işveren görünen Şirketler arasında işyeri/işçi devri olduğunu, hizmet sürelerinin birleştirilmesi ve boşta geçen 4 aylık sürenin eklenmesi gerektiğini, 2021 Eylül ayına kadar eğitmen olarak çalışmasına rağmen Ekim ayında tek taraflı işlemle statüsünün güvenlik işçisi olarak değiştirildiğini ve ücretin düşürüldüğünü, 2021 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayı ücretlerinin eksik ödendiğini, yıllık iznin eksik kullandırıldığını, haftanın 6 günü 09.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, eksik ücret, ikramiye alacağı ile belirsiz alacak davası olarak fazla çalışma ücreti alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacakların ispatı ve hesaplanması ile dava konusu alacaklardan davalı Şirketin sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.