Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyeri bünyesinde yurt dışı şantiyelerinde elektrik ustası olarak 05.04.2018-12.12.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davacının aylık net 1.800,00 USD ücret aldığını, çalıştığı süre boyunca ücret ödemelerinin düzensiz olduğunu, bu nedenle 9.000,00 USD ücretinin ödenmediğini, davacının iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri a…
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücret miktarı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24. maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda, uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı taraf kullanmadığını beyan ederek yıllık ücretli izin alacağı talebinde bulunmuş; davalı taraf ise davacının yıllık ücretli izinlerini Türkiyede geçirdiğini, yurda giriş çıkış kayıtlarına göre bütün izinlerini kullandığını savunmuştur. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın davacıya yıllık ücretli izin kullandırdığını ispat edemediği gerekçesiyle 14 gün karşığı yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmış ise de; davacının yurda giriş çıkış kayıtları incelendiğinde 26.06.2019-16.07.2019 tarihleri arasında Türkiye'de olduğu, davacı tanığı...'nın "Davacının bir defa 15 gün yıllık izin kullandığını biliyorum." şeklindeki beyanı, davacının bu dosya kapsamında bakiye ücret alacağı talep ettiği ve bu alacağın hüküm altına alındığı, buna göre ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının yıllık ücretli iznini kullandığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemecesince davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4. Davacı tarafça ıslah dilekçesinde 436,00 USD kıdem tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece talep aşılarak 436,25 USD'nin hüküm altına alınması da hatalıdır.