TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2023/67 Esas, 2024/688 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/18 KARAR NO : 2025/1480 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2023/67 Esas, 2024/688 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı şirketin 25 yılı aşkın süredir vitrin, mağaza mobilyaları, fuar stantları tasarlayıp üreten ve aynı zamanda montaj işlerini yapan, bu konularda yurt içi ve yurt dışında hizmet veren bir firma olduğunu, davalı ... Ev Aletleri San. Tic. A. Ş. içinde birçok iş yaptığını, davalı ... A.Ş. nin kendi iç işleyişi gereği, yaptırdığı bu işlerin bedelini, bazen kendi hesabından, bazen de ödeme aracısı kıldığı bayisi veya 3. kişi konumundaki firmalar üzerinden yaptığını, ama nihayetinde iş bedelinin doğrudan veya dolaylı olarak davalı şirket tarafından ödendiğini, 04.05.2018 tarihinde davalı şirketin pazarlama müdürü olan... tarafından, davacıdan, Azerbaycan Bakü'de açılacak yeni bir mağazanın yapımı için teklif vermek üzere keşif için Azerbaycan'a gitmesinin istendiğini, davacı şirketin elemanlarının 12.05.2018, 06.11.2018 ve 14.11.2018 tarihlerinde olmak üzere üç defa keşif için Azerbaycan'a gittiklerini ve bu keşifler için talep edilen ve davalı şirket adına faturalanan, KDV dahil 1.953,48 TL, 12.512,40 TL ve 7.066,04 TL tutarların davalı tarafından davacıya ödendiğini, ilk keşiften sonra yapılması halinde, uygulanacak olan mağaza planının davalıya sunulduğunu, 10.07.2018 tarihinde; davalının mağaza tasarımı için davacıya özet taleplerini gönderdiğini ve davacının 2D çizimlere başlandığını, 26.08.2018 tarihinde 2D çizimlerin ve 16.10.2018 tarihinde 3D tasarımların davalı tarafından onaylandığını, 06.11.2018 tarihinde, davalıya üretimin Türkiye'de yapılması halinde çıkacak olan bütçenin ayrıca 07.11.2018 tarihinde de davacı tarafından, üretimin Azerbaycan'da yapılması halinde talep edilen fiyatın teklif olarak iletildiğini, teklifin yüksek bulunması üzerine fiyatların tek tek davalıya açıklandığını, 19.11.2018 tarihinde; davacı firmanın Azerbaycan'daki mağazanın yapım işi için fiyat teklifini davalıya ilettiğini, teklifin davalı tarafından onaylandığını, 21.11.2018 tarihinde, şirket çalışanlarından 9 kişilik bir ekibin daha önce 16.11.2018 de giden 2 kişilik ekibe katılmak üzere Azerbaycan Bakü'ye gittiğini ve mağaza için üretime başlandığını, 26.11.2018 ve 29.11.2018 tarihlerinde 1. ve 2. hafta raporlarıyla müvekkili şirketin davalıya, Azerbaycan'da üretim için gerekli malzemelerin bayi tarafından teslim edilmediğini ve bu durumda 15.12.2018 de yapılması planlanan mağaza açılışının gecikeceğinin bildirdiğini, bundan sonra ihtiyaçların gününde gelmesi durumunda iki vardiya olarak çalışılmasının ve gece çalışması için izin alınmasının gerektiğini davalıya bildirdiğini, 14.12.2018 tarihinde, davalının davacı tarafından kendilerine iletilen "MUM mini basket alanı fiyat teklifini" onayladığını, bu imalata mail olarak bütçe onayı verilmiş olduğunu ve genel teklife eklenmesi gerektiğinin davalı tarafından bildirildiğini, 18.01.2019 tarihinde Azerbaycan'daki mağaza açıldıktan sonra son durum raporunun davalı ile paylaşıldığını ve kalan eksiklerin nasıl tamamlayacağına dair planın davalıya gönderildiğini, 11.02.2019 tarihinde Azerbaycan'daki Vurgun mağazası için gerçekleşen nihai bütçenin davalıya bildirildiğini, davalı şirketin rakamları yüksek bularak kendilerinden detay ve ekstra malzemelerle ilgili fiş ve faturaları istediğini, aynı gün belgeleri toparlayıp davalı ile paylaştıklarını, planlanan bütçe ile gerçekleşen bütçeyi paylaşıp, çalışma süresinin neden uzadığının davalıya açıklandığını, 01.03.2019 tarihinde davalı şirketin davacıya avans olarak ödenen 37.000.-USD düşüldükten sonra yapılan işçilik için kalan tutar olarak 46.001,88 USD fatura kesebileceğini bildirdiğini, bu tutara itiraz edildiğini, 07.03.2019 tarihinde davalı şirketin davacıya yapılan işler için kendileri tarafından onaylanan tutarın 397.600,00 TL olduğunu bildirdiğini, davacının yapılan işlerin karşılığı olmayan bu tutarı kabul etmediğini ve itiraz ettiğini, 22.03.2019 tarihinde, davalı şirketten şirket çalışanı ... tarafından davacıya gönderilen e-mail ile talebin kabul edildiğinin bildirildiğini, yine aynı tarihte ... şirketinden ... tarafından ... yetkilisi ...'e "üretici firmanın işçiliği ve diğer masrafların kapatılması için aşağıdaki tutarın ödemesi gerekiyor, (Kalan Tutar: 129.482,64 USD) onlar size fatura edecekler, sonrasında siz stantların masraflarını ekleyip ... A.Ş.' ye fatura edebilirsiniz." şeklinde mail göndererek bakiye borç miktarının 129.482,64 USD olarak kabul ettiklerini açıkça beyan ettiklerini, daha önceki işlerde de olduğu gibi, davalının talimatı ve onayı ile "110 Samad Vurgun, Bakü 1000 Azerbaycan" adresinde bulunan mağazanın (... Elektronika ...) dekorasyon işlerinin müvekkili firma tarafından yapıldığını, davalı şirketin onayı bulunan 166.482,64 USD tutarındaki toplam iş bedelinden, halen sadece 37.000. USD'lık kısmının Deutsche Bank Trust Company Amerika Bankası vasıtasıyla davalı tarafından ödeme aracısı kılınan "... Dayanaklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti" üzerinden ödendiğini, davalı şirket ile ödemenin geri kalan kısmı için yapılan görüşmeler ve yazışmalar sonucunda, davalı şirketin kendi şirket içi sorunları nedeniyle işin maliyetlerinin yeniden incelendiğini belirterek davacıdan ödeme ile ilgili süre istediğini, bunun üzerine davacı şirketin uzunca bir süre beklediğini ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazının haksız ve alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Ev Aletleri San. Tic. Anonim Şirketi'nin “Bosch” ve “Siemens” markalarıyla üretim yapan beyaz eşya üreticisi olan ... Bosch Und Siemens Hausgeräte GmbH’in Türkiye'deki iştiraki olduğunu, davacı şirketin ise, müvekkili şirketin Bakü-Azerbaycan’daki dava dışı distribütörü ... Elektronik ile yaptığı anlaşma uyarınca; ...’in Bakü’de “Vurgun” adı verilen mağazasının mobilya üretiminin işçiliği ile mimari işlerini yapan şirket olduğunu, söz konusu işi yaklaşık 75.000 USD bedel karşılığında üstlenmiş olduğunu, distribütör ...'in davacıya 37.000 USD avans ödemesi yaptığını, sonraki süreçte ise davacının, onaylanan bütçelerin 2 katından fazla iş bedeli çıkardığından distribütör tarafından ödemelerin durdurulduğunu, davacı şirkete 75.000.-USD bedelli işin ilk taksiti olan 37.000.-USD ödemenin, dava dışı distribütör tarafından yapıldığını, davacının da yapılan işin bedeli olarak 166.482,64USD tutarındaki faturayı müvekkili şirket adına değil, dava dışı ... firması adına kestiğini, davacı şirket mağaza yapımına hazırlık aşamasında davalının kendilerinden keşif hizmetleri aldığını iddia ederek mağaza yapım bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş ve keşif hizmet bedeli davalı tarafından ödenmiş ise de bu durumun davalı şirketin mağaza yapım bedelinden sorumlu olduğunu göstermediğini, esasen işin sadece teknik planlama kısmında destek verdiklerini, asıl iş sahibinin mali ve hukuki yükümlülükleriyle birlikte dava dışı distribütör ... olduğunu, davacının da bunu kabullendiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıylada taraflar arasında yapılan yazışmalarda, distribütör tarafından onaylanan bütçedeki işçilik bedelinin 354.400,00 TL, toplam bedelin ise 397.600,00 TL olduğunu, davacının sonraki aşamada, işçilik maliyetinin arttığını belirterek toplam iş bedelinin 166.482,64 USD (yaklaşık 887.352,64 TL) olduğunu belirttiğini, davalı tarafından distribütör lehine yapılan teknik incelemeler neticesinde, davacının talep ettiği bedellerin son derece fahiş olduğunun ve ispata muhtaç olduğunun görüldüğünü, 19 Kasım 2018 tarihli e-posta yazışmasında davacının, davalı şirkete “Son teklifimiz olan 397.600 TL’yi USD olarak çevirdiğimizde son fiyatımız (Detayları aşağıdadır. Toplam fiyatta bir düşüş oldu) 74.492,00 USD'dir, bu fiyat sadece kârımızı ve işçiliği içermektedir…” diyerek işçilik ve kâr dahil 74.492 USD teklifte bulunduğunu, aynı tarihte davalı şirketin çalışanı tarafından “bu kısım "ok"dur, sizden aşağıda yazdığınız ve benim de bayiye mailde belirttiğim gibi yapılacak her türlü masraf için teklif sunmanız ve onay almanız gerek.” şeklinde cevap verildiğini, davacının iddiasının aksine, davalı tarafından uygun bulunan proje bedelinin 74.492.- USD olduğunu, davacının ise, sonraki süreçte bu tutarı 166.482,64 USD'ye çıkarttığını, talep edilen iş bedelinin gerçek dışı ve dava dışı distribütör ile davacı arasındaki anlaşmaya da aykırı olduğunu belirterek, davanın husumet yokluğundan ve esastan reddine, haksız ve kötü niyetli başaltılan takip nedeniyle talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 24/11/2021 tarih, 2019/523 Esas, 2021/912 sayılı karar ile; alınan bilirkişi raporu ile Azerbaycan'da yapılan mağazanın yapımındaki dekorasyona ilişkin üretim, montaj, işçilik, ekstra malzeme ve ulaşım bedellerinin bakiyesinin ödenmesine ilişkin toplam 743.062,03 TL için icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin toplam iş bedelinin 166.482,64 USD olduğu, kendilerine 37.000 USD'lik kısmi ödemede bulunulduğu, taraflar arasındaki yazışmalardan Azerbaycanda yapılan mağazanın yapım ve dekorasyon işlerinin davalı şirketin talimatı ile yapıldığı, gerçek iş sahibinin .... A.Ş olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ise de davacıya iş bedelinin ilk taksiti 37.000,00 USD tutarındaki avans ödemesinin dava dışı distribütör tarafından yapıldığı, işin bedeline ilişkin 166.482,64 USD bedelli faturanın davalı şirkete değil, dava dışı ... Elektonika ... adına kesildiği, aynı faturada dava dışı ...'in de kaşe ve imzasının bulunduğu, davalı şirketin bu tarz işlerde denetleme ve kontrol fonksiyonu bulunduğu, ancak finansal sorumluluğunun olmadığı, mağazaların kurumsal standartlarının eşit olması istenildiğinden projelerin davalının kontrolünden geçtiği, bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğu, davalının işin başında davacıdan salt keşif hizmeti almış olmasının, distribütöre ait mağazanın yapım bedelinden de sorumlu olmayı kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, her ne kadar davacı taraf davalı şirketin yönlendirmesi üzerine faturaların dava dışı distribütöre kesildiğini iddia etmiş ise de basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermediği ve iddiasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak, dava konusu mağaza dekorasyon yapım işinin sahibinin davalı ... A.Ş. olmadığı, kendisine husumet yöneltilemeyeceği kanaatiyle davanın husumet yokluğundan reddine, her ne kadar kısa kararda belirtilmemiş ise de davalı taraf cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup, davacı takipte haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Dairemizce; 21.12.2022 tarih, 2022/535 E., 2022/2094 sayılı karar ile; Dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iş teklifinin davalı şirket tarafından yapıldığı, bu teklif üzerine davacının işin yapılacağı yer olan Azerbaycan Bakü'de 3 kez keşif yaptığı, keşif masrafına ilişkin faturaların davalı tarafından ödendiği, keşif sonucu yapılacak işe ilişkin ayrıntıların ve bedelin davalıya sunulduğu, iş onayının davalı tarafından verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı taraf, asıl iş sahibinin dava dışı ... Elektronika ... olduğunu ve 37.000 USD avans ödemesinin bu şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafından faturanın bu şirket adına düzenlendiğini, asıl iş sahibinin dava dışı şirket olup, davacının da bu durumu bildiğini iddia etmiş ise de, yapılan işe ilişkin tüm görüşmelerin, e-mail yazışmalarının, onayların davalı şirket tarafından veya onun oluru ve yönlendirmesi ile yapıldığı, iş denetiminin yine davalı şirket tarafından yapıldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, sözleşme ilişkisinin davalı şirket ile kurulduğu ve asıl iş sahibinin davalı şirket olduğu sonucuna varıldığından, mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu işin 166.482,64 USD olduğuna dair davacı tarafından düzenlenen faturanın, davalı tarafça kabul edilmediği, yapılacak projenin malzeme ve işçilik bedeli olarak 74.492 USD üzerinden anlaşma yapıldığı, 37.000 USD 'nin avans ödemesi olarak işin başında ödendiği belirtilerek; davacının bakiye alacak için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında yaptığı 743.062,03 TL bakiye alacak için başlatılan icra takibine itiraz edildiğinden, mahkemece uyuşmazlığa konu alacağa ilişkin davanın esasına girilerek, tarafların delilleri toplanıp, değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 27/09/2024 tarihli karar ile; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iş teklifinin davalı şirket tarafından yapıldığı, bu teklif üzerine davacının işin yapılacağı yer olan Azerbaycan Bakü'de 3 kez keşif yaptığı, keşif masrafına ilişkin faturaların davalı tarafından ödendiği, keşif sonucu yapılacak işe ilişkin ayrıntıların ve bedelin davalıya sunulduğu, iş onayının davalı tarafından verildiği, Her ne kadar davalı taraf, asıl iş sahibinin dava dışı ... Elektronika ... olduğunu ve 37.000 USD avans ödemesinin bu şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafından faturanın bu şirket adına düzenlendiğini, asıl iş sahibinin dava dışı şirket olup, davacının da bu durumu bildiğini iddia etmiş ise de, yapılan işe ilişkin tüm görüşmelerin, e-mail yazışmalarının, onayların davalı şirket tarafından veya onun oluru ve yönlendirmesi ile yapıldığı, iş denetiminin yine davalı şirket tarafından yapıldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, sözleşme ilişkisinin davalı şirket ile kurulduğu ve asıl iş sahibinin davalı şirket olduğu kabulü ile dava konusu işin 166.482,64 USD olduğuna dair davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafça kabul edilmediği, yapılacak projenin malzeme ve işçilik bedeli olarak 74.492 USD üzerinden anlaşma yapıldığı, 37.000 USD 'nin avans ödemesi olarak işin başında ödendiği belirtilerek; davacının bakiye alacak için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında yaptığı 743.062,03 TL bakiye alacak için başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davaya konu edilen işle ilgili taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarında, dava konusu işle ilgili 19.11.2018 Tarihli E-Posta ile sunulan işçilik giderlerine yönelik ve 30 günlük iş programına göre teklif verildiği, teklifte yer alan ve ekstra olarak faturalandırılacak giderlerin tarafların kabulünde olduğu, sonrasında iş süresinin uzaması ve ilave imalatlarla ilgili ilave bütçe ile ilgili yazışmalar, son olarak nihai bütçe ile ilgili yazışmalar ve bütçenin kabulü değerlendirildiğinde; davacı ... A.Ş” nin Azerbaycan Bakü Vurgun Mağazası bütçesi olan 887.352,49TL (166.482,64 USD) nin işin toplam bedeli olduğu, ancak, 19.04.2019 tarihinde davacı ... AŞ ile davalı ... AŞ ile yapılan toplantı referans gösterilerek revize edilerek, işçilik kaleminde indirim yapılmış bütçe özetinin sunulduğu, davacı ... A.Ş'nin bütçede indirim yapılarak toplam yapım bedelinin 813.527,49 TL (152.631,80 USD) olarak revize edildiği, davacı firma tarafından davalı şirkete gönderilen 19.04.2019 tarihli e-posta ile teklif ettiği indirimli revize fiyat teklifinin, davaya konu işin tesliminin geciktiği tarafların kabulünde olmakla; davacının indirimli revize fiyat dikkate alınarak ve avans adı altında davalı tarafça ödenmiş olan 37.000.-USD düşüldüğünde, (152.631,80 USD-37.000.- USD) davacı ... A.Ş 'nin, davalı şirketten 115.631,80 USD (Dava Tarihi TCMB USD Kur:5,7607 TL/666.120,11 TL) 666.120,11TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 666.120,11 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; anlaşma görüşmeleri aşamasında ödeme yapılacağı beklentisi ile mail yoluyla iletilen "revize fiyat teklifinin sonsuza dek davacıyı bağlayamayacağını ve indirimli revize fiyat teklifinin geçerliliğini yitirmiş olduğunu, mail yazışmaları ile de sabit olduğu üzere; 22.03.2019 tarihinde davalı ... tarafından, davacıya gönderilen mailde ''talebiniz karşılanacağına dair karar verildi., bayimize bilgi vermek için sizden avanslar hariç net hesap bekliyorum.'' demek suretiyle davacının talebi olan 129.482,64 USD'nin onaylandığının davacıya bildirildiğini, yine 22.03.2019 tarihinde ...'' den ...'in, ... Bayi yetkilisi ...'e mail gönderdiğini ve "Vurgun Bütçesi Hakkında" başlıklı maili ile davacıya ödeme yapmasını bayisinden istediğini, bu mailde davalı ..., "üretici firmanın işçiliği ve diğer masrafları kapatılması için aşağıdaki tutarı ödemesi gerekiyor, (Kalan Tutar: 129.482,64.USD) onlar size fatura edecekler, sonrasında siz standların masrafları ekleyip ...'ya fatura edebilirsiniz. Ödemeyi ne zaman yapabilirsiniz? Bilgi vermenizi rica ederiz." şeklindeki beyanı ile bakiye borç miktarını 129.482,64.USD olarak kabul ettiklerini açıkça beyan ettiğini, ödemenin yapılmasını bekleyen davacının, davalı ...'nin bayi olan ... firması, "ödemenin ... tarafından kendilerine yapılması halinde, ... firmasına ödeme yapacaklarını" beyan etmtiğini, bunun üzerine davacının ödemenin yapılması için davalı ...'den talepte bulunduğunu, bu talep üzerine davalı ... 'nin, 16.04.2019 tarihli maili ile "eski yönetimden onaylanmış olan birim başı işçilik masrafları yeni yönetim tarafından değerlendirilmektedir, bu konuda hızlıca ilerlemek için alt detayları bildirmenizi rica ederiz. önümüzdeki günlerde konuyu netleştirmek, el sıkışabilmek için sizi toplantıya davet edeceğiz." şeklinde beyanda bulunduğunu ve fakat yapılan toplantıdan da sonuç alınamadığını ve sürecin mahkemeye intikal ettiğini, davacının mail yoluyla göndermiş olduğu teklifin (önerinin) 6098 sayılı TBK kapsamında geçerli olması ve davacıyı bağlaması için hemen veya makul süre içerisinde kabul edilmesinin gerektiğini, önerinin hemen veya makul sürede kabul edilmediğini, alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takip konusu alacağın tamamına itiraz edildiği, önerinin artık davacıyı bağlamadığını, bu nedenlerle davacı açısından bağlayıcılığı kalmayan "revize fiyat teklifi" dikkate alınarak yapılan hesaplama ile verilen kısmen red kararının kaldırılarak dosyada mevcut 27.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda 1. Alternatif olarak belirtilen 887.352,49 TL (166.482,64 USD) işin toplam bedelinden, daha önce avans adı altında ödenmiş olan 37.000 USD düşüldüğünde, kalan tutar (166.482,64 USD - 37.000 USD = 129.482,64 USD ve TL karşılığı) icra takip miktarı ile örtüştüğünden davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemenin husumet nedeniyle davanın reddine dair ilk kararının doğru olduğunu, davalının somut olayda olduğu gibi, distribütörlere ait mağazalarda yapılacak dekorasyon ve tefrişatlara ilişkin tek katkı ve sorumluluğunun; bu işlerin... grubunun, dünya çapındaki tüm mağazalarında belirlemiş olduğu standartlara uygun olmasını sağlamak olduğunu, diğer bir deyişle davalının , distribütörlerinin mağazalarının inşa ve dekorasyonlarına ilişkin olarak iş sahibi değil, işin... mağaza standartlarına uygunluğu denetleyen bir "onay makamı" konumunda olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları uyarınca alacak borç durumunun bulunmadığı, tüm bu hususların da, işin asıl sahibinin davalı şirket değil, kendi nam ve hesabına ticari faaliyet gösterenin dava dışı distribütör olduğuna delalet ettiğini, uyuşmazlık konusuna ilişkin hukuki ve teknik hiçbir inceleme yapılmadan; sadece taraflar arasındaki, delil niteliğine haiz olmayan e-posta yazışmaları dikkate alınarak ve bu yazışmalar üzerinden varsayımlarda bulunularak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tek yapılan incelemenin, önceki bilirkişi raporlarını özetlemek, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının dökümünü çıkararak bu e-posta yazışmalarını, davanın tarafları ve dava dışı distribütör arasındaki ticari ilişkinin esasına aykırı bir biçimde yorumlamak ve önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazları değerlendirmek olduğunu, bilirkişi raporunda, dava konusu işle ilgili herhangi bir sözleşme, proje, birim fiyat, teknik şartname vb. bilgi ve belgenin yer almadığı ve taşınmazda keşif yapılmasının mümkün olmadığından bahisle e-posta yazışmalarının değerlendirilmesinin kaçınılmaz olduğu iddia edildiğini, davacının iddiasının ispatı için hiçbir bilgi ve belge sunmadığını, sadece e-posta yazışmalarına dayandığını, Bam'ın kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece 27.10.2023 tarihli ara kararı ile; taraflara, uyuşmazlık konusu sözleşmelere ilişkin olarak hakedişleri, geçici kabul ve kesin kabule yönelik olarak tüm tutanakları ve varsa yapılacak işe yönelik olarak proje mahal listesini, keşif özetini ve metrajlara ilişkin olarak belgeleri sunmaları için süre verildiğini, işin teslimi ve bedelini ispat etmekle yükümlü olan davacı yüklenicinin ise, e-posta yazışmaları dışında hiçbir belge ibraz edemediğini, işin bedelinin götürü olarak 397.600,00 TL(74.492 USD) olarak kararlaştırıldığından davacının fazlaya ilişkin talepte bulunamayacağını, işin sahibi dava dışı distribütör tarafından onaylanan bedel 397.600-TL (74.492-USD) olup, 30.11.2018 ve 24.12.2018 tarihli revize tekliflerinin onaylanmadığını, davalı tarafından sadece 397.600-TL (74.492-USD) tutarındaki teklifin onaylandığını, davacı tarafından sunulan 19 Kasım 2018 tarihli e-posta yazışmasında davacının, davalı şirkete; işçilik ve kar marjı dahil toplam 74.492,00 USD teklifte bulunduğunu, davacının bu ilk teklifinde ücretin çalışılan süreye göre hesaplanıp tespit edileceğine ilişkin hiçbir ibare bulunmadığını, yine distribütör ile davacı arasındaki 20 Kasım 2018 tarihli e-posta yazışmasında, toplam bedelin 74.492,00 USD olduğunun, bildirdiği, davacının sonraki süreçte bu tutarın kat be kat üstünde (166.482,64 USD) talepte bulunduğunu, TBK m.480/1. Maddesinde; "bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez." hükmüne haiz olduğunu, Mahkemece, davaya konu işin tesliminin geciktiğinin tarafların kabulünde olduğu gerekçe gösterilerek davacının revize teklifi doğrultusunda hüküm kurduğunu, ancak davalının gecikmelerden dolayı bir kusuru olmadığından, işin gecikmesinden dolayı davacının iddia olunan ek işçilik ücretleri ve maliyetlerinden davalının sorumlu tutulamayacağını, yazışmalardan anlaşılacağı üzere; Bakü Vurgun mağazasının açılış tarihinin 15 Aralık 2018 olarak planlandığını, ancak davacının, mağazadaki işleri zamanında bitiremediğinden açılış tarihinin ertelendiğini, davacı, işin uzamasının davalıdan ve distribütörden kaynaklandığını iddia etmişse de; bu iddiasının hiçbir mesnedinin ve delilinin bulunmadığını, ancak mahkemece bu gecikmeden dahi delil olmadığı halde davalının sorumlu tutulduğunu, davacının, malzemelerin planlanan vakitte ulaşmamış olması, fason tedarikçilerin zaman taahhütlerine uymaması gibi, tümü kendi edimleriyle ilgili sebepler ileri sürerek adam/gün sayısında artış olduğunu iddia ederek; bu artış nedeniyle ekstra ücret talep ettiğini, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları uyarınca da; davacının basiretli bir tacir gibi davranarak yüklendiği borcu zamanında ifa etmek için gerekli tedbirleri alması ve öngörmesi gerekmekte olup, fiyat artışı talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, (Y. 15. HD. 10.10.1980 T. 170/2137 sayılı kararı) basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının, gerekli ön çalışmayı yapması, iş sırasında meydana gelebilecek uzamaları ve olumsuzlukları dikkate alarak fiyat teklifinde bulunması, değişen koşulların oluşması durumunda iş sahibine bildirimde bulunması ve işi zamanında bitirebilmek için gerekli bütün tedbirleri alması gerektiğini, Mahkemece, davalının bütçeyi kabul ettiğini belirtmişse de; davalının 166.482,64-USD' nin kendisi tarafından ödeneceğini hiçbir zaman kabul etmediğini, bahse konu tutarı kabul ettiği iddia edilen ...'in; davalının sadece sıradan bir çalışanı olup, borçlandırıcı bir işlem kapsamında, davalı şirketi temsil ve ilzama ilişkin hiçbir yetkisi bulunmadığını, çalışan tarafından tek yapılanın, davacının talebini distribütöre iletilerek, distribütör tarafından davacıya ödeme yapılmasını organize etmek olduğunu, davacının iş tamamlandıktan sonra, onaylanan bütçenin 2 katından fazla bir rakam çıkararak 166.482,64 USD talepte bulunduğunu, iddia edilen 166.482,64 USD bedelli işçilik bedelinin içeriğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığı gibi, bu bedelin nereden çıktığına ilişkin herhangi bir açıklama dahi yapılmadığını, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da işin yurt dışında yapılmış olması sebebi ile keşif yapılamadığı belirttiğini, raporun bu yönü ile denetime elverişsiz olduğunu, uyuşmazlıkta ispat yükünün davacı yüklenicide olduğunu, davacının iddia ettiği gün ve işçi sayısı ile uyuşmazlık konusu "Vurgun" projesini sonuçlandırılıp sonuçlandırmadığı, projedeki gecikme nedeniyle davacının iddia ettiği maliyetlerin gerçek olup olmadığı ve müvekkilimizin sorumlu olup olmadığı incelenerek inceleme yapılması gerektiğini, taraflar arasında işin bedeline ilişkin uyuşmazlık olması halinde iş bedelinin serbest piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; davalı yanın distribütörü dava dışı ... Elektronika ... şirketi için Bakü'de açılacak mağaza işleri için fiyat teklifi üzerinden eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici vekili; davacı şirketin, davalı ... Ev Aletleri San. Tic. A. Ş. içinde birçok iş yaptığını, 04.05.2018 tarihinde davalı şirketin pazarlama müdürü olan... tarafından, davacıdan, Azerbaycan Bakü'de açılacak yeni bir mağazanın yapımı için anlaştıklarını, davacının 11.02.2019 tarihinde verdiği 166.428,64 USD lik teklifin davalı yan tarafından 22.03.2019 tarihinde onaylandığını, davalı yanın yaptığı 37.000,00 USD düşüldükten sonra bakiye 129.482,64 USD ( 743.062,43 TL) üzerinden TL olarak icra takibi başlattığını, davalı yanın takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptalini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında yapılan yazışmalarda, distribütör tarafından onaylanan bütçedeki işçilik bedelinin 354.400,00 TL, toplam bedelin ise 397.600,00 TL olduğunu, davacının sonraki aşamada, işçilik maliyetinin arttığını belirterek toplam iş bedelinin 166.482,64 USD (yaklaşık 887.352,64 TL) olduğunu belirttiğini, davalı tarafından distribütör lehine yapılan teknik incelemeler neticesinde, davacının talep ettiği bedellerin son derece fahiş olduğunun ve ispata muhtaç olduğunun görüldüğünü, 19 Kasım 2018 tarihli e-posta yazışmasında davacının, davalı şirkete “Son teklifimiz olan 397.600 TL’yi USD olarak çevirdiğimizde son fiyatımız 74.492,00 USD'dir, bu fiyat sadece kârımızı ve işçiliği içermektedir…” diyerek işçilik ve kâr dahil 74.492 USD teklifte bulunduğunu, aynı tarihte davalı şirketin çalışanı tarafından “bu kısım "ok"dur, sizden aşağıda yazdığınız ve benim de bayiye mailde belirttiğim gibi yapılacak her türlü masraf için teklif sunmanız ve onay almanız gerek.” şeklinde cevap verildiğini, davacının iddiasının aksine, davalı tarafından uygun bulunan proje bedelinin 74.492.- USD olduğunu, davacının ise, sonraki süreçte bu tutarı 166.482,64 USD'ye çıkarttığını, talep edilen iş bedelinin gerçek dışı ve dava dışı distribütör ile davacı arasındaki anlaşmaya da aykırı olduğunu belirterek, davanın husumet yokluğundan ve esastan reddine, haksız ve kötü niyetli başaltılan takip nedeniyle talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iş teklifinin davalı şirket tarafından yapıldığı, bu teklif üzerine davacının işin yapılacağı yer olan Bakü'de 3 kez keşif yaptığı, keşif masrafına ilişkin faturaların davalı tarafından ödendiği, keşif sonucu yapılacak işe ilişkin ayrıntıların ve bedelin davalıya sunulduğu, iş onayının davalı tarafından verildiği, her ne kadar davalı taraf, asıl iş sahibinin dava dışı ... Elektronika ... olduğunu ve 37.000 USD avans ödemesinin bu şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafından faturanın bu şirket adına düzenlendiğini, asıl iş sahibinin dava dışı şirket olup, davacının da bu durumu bildiğini iddia etmiş ise de, yapılan işe ilişkin tüm görüşmelerin, e-mail yazışmalarının, onayların davalı şirket tarafından veya onun oluru ve yönlendirmesi ile yapıldığı, iş denetiminin yine davalı şirket tarafından yapıldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, sözleşme ilişkisinin davalı şirket ile kurulduğu ve asıl iş sahibinin davalı şirket olduğu kabulü ile dava konusu işin 166.482,64 USD olduğuna dair davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafça kabul edilmediği, yapılacak projenin malzeme ve işçilik bedeli olarak 74.492 USD üzerinden anlaşma yapıldığı, 37.000 USD 'nin avans ödemesi olarak işin başında ödendiği belirtilerek; davacının bakiye alacak için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında yaptığı 743.062,03 TL bakiye alacak için başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davaya konu edilen işle ilgili taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarında, dava konusu işle ilgili 19.11.2018 tarihli e-posta ile sunulan işçilik giderlerine yönelik ve 30 günlük iş programına göre teklif verildiği, teklifte yer alan ve ekstra olarak faturalandırılacak giderlerin tarafların kabulünde olduğu, sonrasında iş süresinin uzaması ve ilave imalatlarla ilgili ilave bütçe ile ilgili yazışmalar, son olarak nihai bütçe ile ilgili yazışmalar ve bütçenin kabulü değerlendirildiğinde; davacı ... A.Ş” nin Azerbaycan Bakü Vurgun Mağazası bütçesi olan 887.352,49TL (166.482,64 USD) nin işin toplam bedeli olduğu, ancak, 19.04.2019 tarihinde davacı ... AŞ ile davalı ... AŞ ile yapılan toplantı referans gösterilerek revize edilerek, işçilik kaleminde indirim yapılmış bütçe özetinin sunulduğu, davacı ... A.Ş'nin bütçede indirim yapılarak toplam yapım bedelinin 813.527,49 TL (152.631,80 USD) olarak revize edildiği, davacı firma tarafından davalı şirkete gönderilen 19.04.2019 tarihli e-posta ile teklif ettiği indirimli revize fiyat teklifinin, davaya konu işin tesliminin geciktiği tarafların kabulünde olmakla; davacının indirimli revize fiyat dikkate alınarak ve avans adı altında davalı tarafça ödenmiş olan 37.000.-USD düşüldüğünde, (152.631,80 USD-37.000.- USD) davacı ... A.Ş 'nin, davalı şirketten 115.631,80 USD (Dava Tarihi TCMB USD Kur:5,7607 TL/666.120,11 TL) 666.120,11TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 666.120,11 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Somut olayda; taraflarca, davalının distribütörü dava dışı ... Elektronica ... şirketi için Bakü 'de açılacak mağazadaki işlerin, bir kısım malzemenin de distribütör tarafından temin edilerek; davacı yan tarafından yapılması konusunda anlaştıkları, işin tamamlandığı ve davalı tarafında, işin ayıplı veya eksik yapıldığına dair itirazda bulunulmadığı, uyuşmazlığın sözleşmenin yazılı olmaması, mailler yolu ile anlaşma sağlanması, işin bedelinin taraflar arasında, davacının işin süresinin davalıdan kaynaklı sebeplerle uzaması, bu nedenle işçilik maliyetlerinin artması ve davalının istediği bir takım ek işler bedelinden kaynakladığı, davacı iş sahibi tarafından; davalı iş sahibine, 07.11.2018 tarihinde işçilik bedellerine ilişkin, 30 günlük iş programına dair olarak e-posta ile sunduğu 74.492 USD=397.600 TL lik teklifin; davalı yan tarafından 19.11.2018 tarihinde mail ile onaylandığı ve aynı tarihte davalı şirketin çalışanı tarafından “bu kısım "ok"dur, sizden aşağıda yazdığınız ve benim de bayiye mailde belirttiğim gibi; yapılacak her türlü masraf için teklif sunmanız ve onay almanız gerek.” şeklinde cevap verildiğini, davacı yüklenicinin sonraki aşamada, işçilik maliyetlerinin arttığını belirterek; toplam iş bedelinin 166.482,64 USD (yaklaşık 887.352,64 TL) olduğuna dair 11.02.2019 tarihinde teklif verdiği, davalı iş sahibi ... şirketinin de, davacıya 01.03.2019 ve 07.03.2019 tarihli maillerle bu rakamı kabul edemeyeceklerini belirterek bu rakamı tekrar değerlendirmeleri gerektiğini bildirdiği, 22.03.2019 tarihinde, davalı şirket çalışanın davacıya gönderdiği e-mail ile taleplerinin karşılanacağını bildirdiği, daha sonra davalı çalışanının, dava dışı distribütöre ne zaman ödeme yapacağını sorduğu, daha sonra 26.03.2019 tarihinde davalı ... yetkilisinin davacı şirket sahibine gönderdiği mail ile süreç hakkında distribütör ile görüştüklerini detayları Bakü'ye giderek orada konuşacağını ilettiği, distribütör'ün ise 24.07.2018 tarihli mail ile davacıya aralarında bir sözleşme olmadığını, ve belirtilen tutarın gerçek dışı olduğunu bu nedenle de faturayı iade ettiklerini belirttiği, tüm safahatlardan tarafların 166.482,64 USD (yaklaşık 887.352,64 TL) bedelde mutabık kalmadıklarının anlaşıldığı, daha sonra davacı yanın 19.04.2019 tarihinde davacı ... AŞ ile davalı ... AŞ ile yapılan toplantı referans gösterilerek revize edilerek, işçilik kaleminde indirim yapılmış bütçe özetinin sunulduğu, davacı ... A.Ş'nin bütçede indirim yapılarak toplam yapım bedelinin 813.527,49 TL (152.631,80 USD) olarak revize edildiği, davacı firma tarafından davalı şirkete gönderilen 19.04.2019 tarihli e-posta ile teklif ettiği indirimli revize fiyat teklifinin, davaya konu işin tesliminin geciktiği tarafların kabulünde olmakla; davacının indirimli revize fiyat dikkate alınarak ve avans adı altında davalı tarafça ödenmiş olan 37.000.-USD düşüldüğünde, (152.631,80 USD-37.000.- USD) davacı ... A.Ş 'nin, davalı şirketten 115.631,80 USD (Dava Tarihi TCMB USD Kur:5,7607 TL/666.120,11 TL) 666.120,11TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, işin uzamasına davacının sebep olmaması, davacının yaptığı ek işlerde bulunması sebebi ile davacının revize edilmiş fiyat teklifinin nihai iş bedeli mutabakatı hükmünde olup, teklif edilen bedelin yapılan iş ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporları ile de saptandığı, davacının yaptığı revize edilmiş, son fiyat teklifinde, davalı yanın cevap süresinin belirtilmediği bu konuda herhangi kısıtlama, şart konulmadığı, basiretli tacir olarak davacı yanın revize fiyatla bağlı olmadığına ilişkin davalı yana ihtar vb gibi uyarıda göndermediği, bu teklifle bağlı olduğu anlaşıldığından; mahkemece ; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 666.120,11 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş olması isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/09/2024 tarih ve 2023/67 Esas, 2024/688 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davalıdan alınması gereken 45.502,66 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.375,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 34.126,99 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.