İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından İstanbul ili Fatih İlçesi Sofular Mah. ... ada 61 Parsel sayılı taşınmazda gerekli önlem ve tedbirler alınmaksızın 16.10.2022 tarihinde yıkım işlemi başlatıldığını ve yapılan yıkım esnasında müvekkili şirkete ait klimalara zarar veriler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3524 KARAR NO : 2025/4377 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI : 2023/453 Esas - 2024/489 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından İstanbul ili Fatih İlçesi Sofular Mah. ... ada 61 Parsel sayılı taşınmazda gerekli önlem ve tedbirler alınmaksızın 16.10.2022 tarihinde yıkım işlemi başlatıldığını ve yapılan yıkım esnasında müvekkili şirkete ait klimalara zarar verilerek müvekkiline ait klimaların kullanılamaz hale getirildiğini, bunun üzerine İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/148 D.İş sayılı dosyasından zararın tesbiti yapılarak davalıya karşı İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı vekili tarafından icra takibine, borca ve faize haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yıkım esnasında zarara uğradığı iddia edilen klimaların, müvekkili şirket tarafından yıkımı yapılan binanın duvarına monte edildiğini, bu sebeple davacı tarafın kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin yıkım kararını ve binanın yıkılacağını davacıya söylemesine ve uyarmasına rağmen klimaları yıkılan binanın duvarından almayan davacı tarafın kusurlu olduğunu, taşınmazın yıkımdan çok süre evvel davacı şirket tarafından tahliye edilmesine rağmen klimaların bırakılması ve sonrasında da klimaların yıkım esnasında zararı uğradığının iddia edilmesi ...2 gereğince dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu sebeplerle; davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi başlatması sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenecek kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacı tarafın başlattığı İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 39.839,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 39.839,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kendilerine tebliğ edilmeyen d.iş tespit raporunun hükme esas alınmasının kanuna aykırı olduğunu, bildirilen tanıkların dinlenmemesinin savunma haklarını engellediğini, bilirkişi raporunda kusur oranının belirlenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacak sebebi ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasıdır. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Dosya kapsamından mahkemece bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporunun dava açılmadan önce alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 4721 sayılı yasanın 738. maddesine göre; Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Yasa hükmü gereğince yıkımı sırasında komşu taşınmazlardaki tesislerin zarar görmemesi için gereken tedbirleri almak yıkım yapan davalı tarafın yükümlülüğü dür. Yıkımın davacıya haber verilmesi ve davacının tedbir almaması davacıya atfedilecek kusur niteliğinde olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/453 Esas 2024/489 Karar sayılı 03/07/2024 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.721,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 680,35 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.041,05 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/12/2025