T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/302 KARAR NO : 2025/1364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.11.2022 NUMARASI : 2022/248 E. - 2022/806 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08.10.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2022 tarih 2022/248 E. - 2022/806 K. sayılı kararın Dair…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/302 KARAR NO : 2025/1364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.11.2022 NUMARASI : 2022/248 E. - 2022/806 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08.10.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2022 tarih 2022/248 E. - 2022/806 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 22.02.2021 tarihinde, müvekkilinin işleteni, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araçların çarpıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ekspertiz incelemesinde davacıya ait araçta 19.887,00 TL tutarında hasar olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete başvuru yapmalarına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, 5.000,00 TL hasar bedeli ile 10,00 TL değer kaybı tazminatının 25.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedeli istemini 19.157,00 TL'ye, değer kaybı talebini 5.500,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, iddia edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etkili olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise etken olmadığı, eksper raporunda belirtilen işçilik fiyatlarının ortalama piyasa rayiçlerine uygun olduğu, makul olduğu; toplam hasar bedelinin KDV dahil 19.157,12 TL olduğu, değer kaybının 5.500,00 TL olduğu; bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 19.157,00 TL hasar bedeli, 5.500,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 24.657,00 TL'nin sigorta şirketine müracaat tarihi olan 25.06.2021 tarihi itibariyle sigorta şirketinin limiti olan (41.000,00 TL) aşılmamak kaydıyla yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, meydana gelen kazada başvuran taraf sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu beyan etmişse de, dosya içeriğinde kusur tespitine ilişkin evrak bulunmadığını, dava konusu aracın fiziki olarak müvekkili şirket nezdinde incelenmediğini, davacı yanın sunmuş olduğu raporu hazırlayan eksper tarafından da incelenmemiş olduğunu, ancak aracın onarılmış olduğunu, alınacak raporun hasar bedelinin tespitinden ziyade, davacı tarafın onarım faturasını sunması akabinde onarım faturası ile hasarın uyuşup uyuşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun dayandığı kazalı araç fotoğraflarının iddia edilen kazaya ait olup olmadığının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığını, aracın kilometre bilgisinin, aracın nerede ve nasıl tamir edildiği hususunda herhangi bir bilgi bulunmadığını, kaza anında aracın üzerinde bulunan parçaların niteliklerinin (orijinal/eşdeğer/çıkma parça olup olmadığının) tespit edilmediğini, değiştiği/tamir edildiği iddia edilen hasarlı parçaların nasıl tespit edildiğinin belirtilmediğini, hasar ile kaza arasında illiyet kurulmadığınu, hasar talebinin neden kaynaklandığına dair bir tespit yapılmadığını, davacı tarafından aracın onarımı için yapılan işlemler ve onarımı için ödemiş olduğu ücretin somut olarak ispat edilmesi gerekirken bunun ispatının yapılmadığını, dosyada zararın tespitine yarar hiçbir somut veri bulunmadığını, davacı tarafından sadece doğruluğu tartışılır, araç görülmeden ezbere düzenlenen, hasar gören görmeyen, kaza ile alakası olan olmayan her paçanın değiştirildiği yazan bir ekspertiz raporu sunularak ekspertiz raporunda yazan tutarın ödenmesinin talep edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının karşı aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur oranlarının ve hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, hasar bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının, davalının ihbar yükümlülüğüne kasten ayrkı davrandığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.684,32 TL'den peşin alınan 421,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.263,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verild