Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili Banka nezdinde müdür ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olarak görev yaptığını, çalıştığı sırada mevzuata ve Banka genelgelerine aykırı olarak usulsüz kredi kullandırdığını, müşteri hesaplarını iradeleri dışında kullanarak sahte teminat mektupları düzenlediğini, bu suretle müvekkili Bankayı hem teminat kredi riski, hem de teminat mektubu komisyon tutarları bakımın büyük ölçüde zarara uğrattığını, soruşturma raporlarında d…
Uyuşmazlık, davalı çalışanın davacı Bankada şube müdürü olarak görev yaptığı sırada davacıyı zarara uğratacak eylemlerde bulunup bulunmadığı ve bu eylemleri sebebiyle banka zararının oluşup oluşmadığı ile buna göre davalıdan tahsili gereken banka zararının bulunup bulunmadığına ve zarar miktarının hesaplanmasına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacı Banka, davalının şube müdürü olduğu dönemde kusurlu ... ve işlemleriyle banka zararına sebebiyet verdiğini ileri sürmüş ve bu nedenle Banka aleyhine alacak davaları açıldığını beyanla oluşan zararın davalıdan tazmini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı talebinin kabul gerekçesine dayanak olarak 2020/172 Esas sayılı dava dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini hususuna yer verilmiştir. Dairemizin 10.01.2025 tarihli yazısıyla getirtilen; İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/110 Esas, 2011/56 Karar sayılı dosyasında Banka aleyhine toplam 40.132,00 TL, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/54 Esas, 2007/615 Karar sayılı dosyasında Banka aleyhine toplam 235.469,91 TL alacağa hükmedildiği, dosya davacısı S.Y. olan İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/110 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararının 20.02.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği ve asıl alacak, faiz, ilâm vekâlet ücretiyle birlikte toplam 142.646,97 TL alacağın İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2011/18169 Esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine konu edildiği; yine davalı tarafça 27.05.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme belgesine göre bu takip dosyası için 02.04.2013 tarihinde 160.000,00 TL, 16.04.2013 tarihinde ise 9.565,07 TL olmak üzere toplamda 169.565,07 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Ne var ki Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/54 Esas, 2007/615 Karar sayılı kararına dayalı olarak Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2009/17120 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi sonucu davacı/icra takibi borçlusu Banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığı gibi takip dayanağı ilâmın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/12965 Esas, 2009/7836 Karar sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmakla bu hâliyle karar gerekçesine dayanak tutulması doğru olmamıştır. Bu durumda; söz konusu dava dosyası nedeniyle yapıldığı belirtilen tutardaki ödeme olgusu sübut bulmadığından, öncelikle bu husus açıklığa kavuşturulmalı, davacı Banka tarafından söz konusu icra takip dosyası nedeniyle ne tutarda ödeme yapıldığı, bozulan karar sonrası yapılan yargılama neticesi verilen yeni karar hakkında ayrı bir icra takibi bulunup bulunmadığı ve bu bağlamda ödemenin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılıp yapılmadığı da açıklığa kavuşturulmalıdır. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken iş, zararın doğmasına davalının sebebiyet verdiği iddiasıyla davacı Banka aleyhine açılan dava dosyaları nedeniyle verilen kararların kesinleşip kesinleşmediklerinin yöntemince tespitiyle bu dosyalar nedeniyle yapılan ödeme tutarlarının belirlenmesi ve gerekirse denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak, belirtilen dava dosyalarında aldırılan bilirkişi raporları ve ceza yargılamasına konu maddi vakıa ve zarar tutarının da irdelenmesi suretiyle sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.