T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1004 KARAR NO : 2025/1291 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/409 Esas DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2025 Davacılar vekili tara…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1004 KARAR NO : 2025/1291 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/409 Esas DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2025 Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... Ltd Şti, kefili ... lehdarı .... Ltd. Şti olan 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 1.000.000-TL bedelli ve 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 2.000.000-tl bedelli bonoların ihtiyati haciz, icra takibi, ciro, banka ve faktöring vb üçüncü kişilere tevdiden men edilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 15/05/2025 tarihli dilekçe ile, HMK 119 gereğince alacaklısı ... Ltd Şti olan 28/02/2025 tanzim 16/05/2025 vade tarihli 1.000.000 TL bedelli ve 28/02/2025 tanzim 16/05/2025 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli iki adet bononun her iki davacı yönünden de İhtiyati haciz ve icra takibine dayanak yapılması ile ciro, banka ve faktöring vb üçüncü kişilere tevdiden men edilmesi için öncelikle teminatsız aksi halde teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama neticesinde 30/01/2025 tarihli devir sözleşmesi ve 28/02/2025 tarihli ek protokole aykırılık nedeniyle mahsuplaşılması gereken; 1.700.412,04-TL 89/1 haciz ihbarnamesi bedeli, 120.000,00-TL klima bedelinin 3.000.000,00-TL bedelden indirimini talep ettiğine ilişkin beyanda bulunmuştur. talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hakka ilişkin olarak verilebileceğinin, dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği, yasal düzenlemeler ve mahkeme kararları ile davaya konu kıymetli evrakın mahiyeti ve kullanım amacı dikkate alındığında varsa davalı dışında senetleri elinde bulundurulan üçüncü kişilerin kötü niyetli olduklarına dair herhangi bir delilin dosya muhteviyatında yer almadığı gibi, ödeme aracı olan ve tedavül kabiliyeti bulunan çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerin eline geçmiş olma ihtimali bulunduğu gözetilerek davanın tarafı olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davalı yönünden ise 28.02.2025 tarihli iş yeri devir sözleşmesinin 3. maddesinde, bu sözleşme ile devir protokolü hükümleri arasında çelişki olması halinde iş yeri devir sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağının belirtildiği, iş yeri devir sözleşmesinin 4. maddesinde, 2.500.000,00-TL'nin nakden ödendiği, 500.000,00-TL'nin 28.02.2025 tarihinde nakden ödeneceği, sponsorluk bedelinin devralana ödendiği tarihte en geç 15.05.2025 günü 3.000.000,00-TL'nin nakden ödeneceğinin kararlaştırılıp 5.maddesinde, ödemeler karşılığında teminat amacıyla ... kefaletinde 28.02.2025 tanzim, 16.05.2025 vade tarihli, 3.000.000,00-TL bedelli teminat senedinin devralan tarafından devredene teslim edileceğinin yazılı olmasına rağmen talep dilekçesinde, tanzim, vade tarihleri ve toplam alacak miktarına uygun açıklamalar yapılmasına rağmen biri 1.000.000,00-TL'lik diğeri 2.000.000,00-TL'lik iki ayrı senet tanzim edildiğinin belirtilmesinin sözleşme maddesi ile uyumlu olmadığı gibi talep dilekçesinde bu uygunsuzluğun hangi sebeple oluştuğunun, sözleşme hükmüne rağmen neden iki ayrı senet düzenlendiğinin dahi açıklanmamakla birlikte talebe konu bonoların ön ve arka yüzünü gösterir örneklerinin de dilekçeye ekli olarak sunulmadığı, bu kapsamda sözleşmeye uygun şekilde düzenlenmeyen ve örnekleri dosyaya sunulmayan talebe konu bonoların dilekçeye ekli olarak ilgili belgelerin sunulmaması nedeniyle yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde varlığının somutlaştırılamadığı gibi kanıtlanamadığı, davacılar vekilinin 15/05/2025 havale tarihli dilekçesinde netice-i taleplerini 30/01/2025 tarihli devir sözleşmesi ve 28/02/2025 tarihli ek protokole aykırılık nedeniyle mahsuplaşılması gereken 1.700.412,04-TL 89/1. haciz ihbarnamesi bedeli ile 120.000,00-TL klima bedelinin 3.000.000-TL bedelden indirimi olarak belirlediği, dava değerinin ise 1.820.412,04-TL olarak gösterildiği, dava değerinin talebe konu bono bedellerinden az olduğu gibi, sözleşmenin 9. maddesinde teslim tarihi öncesinde doğmuş borçlardan devralanın sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, davacıların tacir oldukları ve basiretli davranma yükümlülükleri bulunduğu, İzmir 9. İcra Dairesi tarafından 2023/19625 Esas sayılı dosya kapsamında iş yerine ait demirbaşlarla ilgili haciz, istihkak iddiaları ile talep eden şirkete 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 89/1. maddesi uyarınca gönderilen Haciz İhbarnamesi kapsamında ödeme yapılmadığının mahkememize bildirildiği, bu noktada davacıların haciz ihbarnamesi yönünden zararlarının doğduğu veya kesin olarak doğacağından bahsedilemeyeceği, keza haciz ihbarnamesinin itiraz edilebilir niteliği ile borçlusunun talep edenler olmayıp, ödeme halinde sözleşmeye konu alacaktan mahsubunun mümkün bulunduğu, dava konusu edilen alacak kalemlerinin varlıkları ile miktarları ve mahsup edilebilir olup olmayacağının yargılamayı gerektirdiği, açıklanan gerekçeler dahilinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi açısından yaklaşık ispat koşulu ve yasal şartların oluşmadığı kanaatiyle, talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesiyle; "Davacı vekilinin, keşidecisi ... Ltd Şti, kefili ..., lehdarı ... Ltd. Şti olan, 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 1.000.000-TL bedelli ve 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 2.000.000-TL bedelli bonoların ihtiyati haciz, icra takibi, ciro, banka ve faktöring vb üçüncü kişilere tevdiden men edilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece bonoların ödemeden meni taleplerinin usul ve esas yönünden yasaya aykırı olarak reddedildiğini, yerel mahkemenin kararında "ödeme halinde sözleşmeye konu alacaktan mahsubunun mümkün bulunduğu, dava konusu edilen alacak kalemlerinin varlıkları ile miktarları ve mahsup edilebilir olup olmayacağının yargılamayı gerektirdiği" diyerek hakkaniyete ve gerçekliğe aykırı bir gerekçe sunduğunu, sözleşme ile teminat mahiyetinde verilen bonoların düzenlenmesi için yerel mahkeme uhdesinde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, bu noktada davalı yanın uzlaşmaya yanaşmadığını, yerel mahkemenin kararında "İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edildiğini, anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır." diyerek örnek bir hukuki nitelendirmede bulunduğunu, ancak bunu somut dosyada uygulamadığını, davalı yanın bonoları ihtiyati hacze konu etmesi halinde değil yargılamanın kesinleşmesi, ilk duruşma gününden önce davacıların ticari hayatı geri dönülemez şekilde zarar görecek ve yapılacak yargılamanın hiçbir anlamının kalmayacağını, bu noktada da tarafların hak arama hürriyeti ve hukuk güvenliğinin ihlal edildiğini beyanla yerel mahkemece verilen ara kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır. İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir. Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacılar vekilinin talebi devir sözleşmesi ve ek protokole aykırılık nedeniyle mahsuplaşılması gerektiği belirtilen 1.700.412,04-TL 89/1. haciz ihbarnamesi bedeli ile 120.000,00-TL klima bedelinin 3.000.000-TL tutarlı bono bedellerinden indirimi olup, talep edilen bedellerin miktarları ve mahsup edilebilir olup olmadıklarına ilişkin yaklaşık ispata yeterli delil sunulmamış olmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2025 tarih, 2025/409 Esas sayılı dosyasında, "Davacı vekilinin, keşidecisi .... Ltd Şti, kefili ..., lehdarı ..... Ltd. Şti olan, 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 1.000.000-TL bedelli ve 28/02/2025 tanzim tarihli, 16/05/2025 vade tarihli 2.000.000-TL bedelli bonoların ihtiyati haciz, icra takibi, ciro, banka ve faktöring vb üçüncü kişilere tevdiden men edilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE," ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/07/2025