T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1687 KARAR NO : 2026/693 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2020/277 Esas 2022/658 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1687 KARAR NO : 2026/693 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2020/277 Esas 2022/658 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin deniz yoluyla konteyner taşımacılığı yapan ....’nin acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı sigorta şirketi sigortalısı dava dışı üçüncü kişi ... Şti. ne ait nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman poliçesi kapsamında Mersin Limanından Surabaya/Endenozya Limanına ....tarafından ...1161113230 numaralı konşimento ile ... 1161109369 numaralı konşimento numaralı konşimento tahtında taşınan emtia için rucüen açılan tazminat davasında İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/16396 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, takibe hem kendi adına hem de donatan adına itiraz ettiklerini, davalının icra takibine karşı İzmir 5. ATM 2018/1493 Esas sayılı dosyada davanın 2019/730 Sayılı kararla pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, redde donatan tarafından yapılan taşımada doğrudan acenteye dava açılamayacağının belirtildiğini ve İzmir BAM 17. HD de halen istinaf aşamasında olduğunu, donatan ..... yönünden ise itiraz geçersiz olduğundan bahisle icra işlemine devam edildiğini, İcra Müdürlüğünün müvekkili şirketin yaptığı itirazın her iki borçluyu kapsadığı belirtilerek davalının talebinin reddedildiğini ancak şikâyet yolu nedeniyle İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve mahkemenin itirazı kaldırarak donatan yönünden takibin devamını istediklerini, ancak mahkemenin bu talebi reddettiğini, İzmir BAM 8. HD ise 2018/1605 Esas 2019/3309 Karar sayılı kararıyla icra hukuk mahkemesinin karının kesin olarak kaldırdığını, donatan ..... yönünden kararın kesinleştiğini ve bu nedenle 75.420,95 TL ödemek zorunda kaldıklarını, taşıyan donatan .... nin bu zararda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının sigortalısına ait yükün sigortalı firmanın Mersin deki adresinden Mersin Limanına emtianın karayolu ile 3. kişi tarafından Mersin den Endonezya Surabaya Limanına müvekkil şirketin acenteliğini yaptığı .... AŞ tarafından ve Surabaya limanından alıcının bulunduğu adrese karayoluyla dava dışı 3. kişi tarafından taşınma yapıldığını, müvekkili şirketin taşımanın deniz yolu kısmını gerçekleştirdiğini, kombine taşımanın ön ve son taşıma aşamalarını müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, deniz taşımasına ilişkin ....1161109369 numaralı ve ....161113230 nolu konşimentolar ile taşımanın yapıldığını, davalı sigortanın dava dışı sigortalının zararını ödeyerek müvekkiline rucu ettiğini, davalının usulüne uygun halefiyet kazanmadığını, davalının sigortalısına yaptığı ödemenin usulüne uygun olmadığını, zira bozulmanın teminat harici olduğunu, sigorta poliçesinde ki istisnaya göre ödeme yapılabilmesi için soğutma aygıtının arızalanması gerektiğini oysa konteynırın arızalanmadığını, ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, sigortalının satıcı sıfatıyla CIF teslim şekliyle mal sattığını, bu teslim şeklinde yükten doğabilecek risklerin malın gemiye yüklenmesinden itibaren alıcıya geçtiğini, malda meydana gelecek hasarda satıcının sorumlu olmadığını, dolayısıyla sigorta şirketinin ödemeyi alıcıya yapması gerekirken satıcıya yapması nedeniyle ex gratia ödeme yaptığını, konteynırların sigortalı yükleyicinin adresine taşındığının ve konteynırların sigortalı tarafından istif edilip mühürlendiğini, bu konteynırların Mersin Limanına karayoluyla üçüncü bir taşıyıcı tarafından getirildiğini, müvekkilinin Mersin Surabaya Limanına konteynırların mühürlü olarak taşıdığını, konteynırların +6 derecede soğutularak teslim edilmesi gerektiğini, bu soğutmanın yüklemeden önce başlaması ve devam etmesi gerektiğini, ancak sigortalının konteynırları bu sıcaklıkta bulundurmadığı, ortalama 30 gün süren taşıma neticesinde limon yükünün bir kısmının bozulduğunu, zayiatın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, taşımanın FCL / FCL Full Container Load şartı ile gerçekleştiğini yani taşıyana konteynırın mühürlü olarak verildiğini, konşimentolarda Slac, Shippers Load, Stow, Eight & Count yani yükleyici istifledi saydı yükledi mühürledi klozunun bulunduğunu, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu TTK m. 1186 ya göre hesaplanması gerektiğini ayrıca alıcının yerin de yapıldığını belirttiği ekspertiz raporlarında eşyanın ortalama % 66 sının iyi durumda ortalama %20 sinin 2. kalite de olduğunun tespit edildiğini, eşyanın %40 ının kullanılamaz olduğunu iddia ettiği belirterek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve davalıya yapılan 75.420,95 TL nin avans faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin dava dışı Sigortalı ....Şti. ne ait ürünleri nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığını, limon emtiasının davacıya ait .... gemisi ile 16.11.2016 tarihli ...1161113230 numaralı konşimento ile ve ....gemisi ile 12.11.2016 tarihli ... 1161109369 numaralı konşimento tahtında taşınması sırasında emtianın bozulduğu ve küflendiğinin tespit edildiğini, malın zarara uğramasıyla müvekkilinin halef olarak İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/16396 Esas sayılı dosyasıyla .... e izafeten .... A.Ş ve .... A.Ş e icra takibi yaptığını, icra takibine sadece .... A.Ş tarafından itiraz edildiğini, mahkemenin 2018/1493 Esas 2019/730 Karar sayılı kararla pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddettiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, davacının ödeme emrine itiraz etmediğini, takibin icra müdürlüğünce durdurulması üzerine şikayet yoluna başvurulduğunu, şikayetin reddiyle istinaf edildiğini, İzmir BAM 8. HD nin 2019/1605 Esas 2019/3309 Karar sayılı kararla şikayetin kabul edildiğinin ve takibin kesinleştiğini, borçlunun cebri icra tehdidi olmaksızın borcu icra dairesine ödediğini, geçerli bir arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/16396 Esas sayılı dosyasına konu icra takibinin davacı bakımından kesinleştiğinin, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davacının cebri icra tehdidi altında ödeme yapmasının istirdat davasının şartı olduğunu ancak icra olmaksızın ödeme yapıldığını, istirdattı talep edilen 75.420,95 TL nin 963,60 TL sinin cezaevi harcı, 2.246,58 TL sinin ise tahsil harcı ve başvuru harcı olduğunu ve bu bedellerin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, İzmir BAM kesin hükmüyle davacı tarafından ödeme emrine itiraz edilmediğini, takibin devamına karar verildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına hem akdi ve hem de kanuni halef olduğunu, dava dışı alıcı dava konusu hasar nedeniyle oluşan zararını düzenlediği borç makbuzu ile sigortalı satıcı firmaya yansıttığını, sigortalının mal bedelini tahsil etmediğinden tazminat ödemesinin ex gratia olmadığını davacının CİF teslim şeklinden yola çıkarak müvekkilinin halefiyet kazanmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının konşimento düzenlediğini ve konşimentoda belirtilen +6 derecede konteynırların taşınmadığını, zarardan TTK m. 1191 ve 1178 uyarınca fiili taşıyan olarak sorumlu olduğunu, taşınan limon emtiasının konşimento üzerinde kaç derecede taşınacağının yer aldığını, oysa ki konteynır içi sıcaklığın yüksek olması nedeniyle zararın meydana geldiğini, konşimentoda yer alan Slac, Shippers Load, Stow, Eight & Count yani yükleyici istifledi saydı yükledi mühürledi klozunun somut olayda genel işlem şartı yazılmamış sayılması gerektiği, hasarın istiften kaynaklanmadığını belirterek davanın TTK m. 5/a gereğince arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, usulden, esastan reddiyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: " Dava; sigorta sözleşmesine dayalı olarak taşıyana karşı açılan takibe istinaden yapılan ödeme nedeniyle davacı taşıyanın borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin İİK m. 72/7 e göre istirdadına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 5. ATM 2018/1493 Esas 2019/730 Karar Sayılı Dosyası, İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2017/16396 E. sayılı dosyası, İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas, poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, hasar dosyası incelenmiştir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1493 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı .... A.Ş.'nin rucüen tazminat talepli yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasında İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/16396 Esas sayılı dosyasında takip borçlusu .... ’ye izafeten .... A.Ş. ve .... A.Ş.’ye karşı 25.12.2017 tarihinde ilamsız icra takibiyle yapılan takibe itiraz eden ....A.Ş nin itirazıyla takibin her iki borçlu yönünden durduğu, ancak takip konusu alacak hakkında ....’ye izafeten .... A.Ş nin itiraz etmediği, buna rağmen icra müdürlüğünün takibi durduğu, bunun üzerine davacının bu müdürlüğün işlemini İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesine şikâyet ettiği, İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas sayılı dosyasıyla icra müdürlüğünün kararının kaldırılmadığı, talebin reddedildiği, bunun üzerine İzmir BAM 8. HD’nin 2019/1605 Esas 2019/3309 Karar sayılı kararla icra mahkemesinin kararını kaldırarak takibin devamına karar verildiği, mahkemece yapılan yargılamada da kararın gerekçesinin 6. sayfasında bu konuya değinildiği ve davacı.... A.Ş nin . ... aleyhine takibin kesinleşmesi söz konusu olabileceğinden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir. İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şikâyetçi ... A.Ş vekilinin 24.12.2018 tarihli şikâyet dilekçesiyle .... İzafeten ....AŞ aleyhine yapmış olduğu şikâyette İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/16396 E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibinde .... A.Ş. nin 22.01.2018 tarihli itiraz dilekçesiyle kendi nam ve hesabına itiraz ettiğini, 2 nolu borçlu olan .... İzafeten ....AŞ adına itiraz etmediğini ve bu borçlu yönünden takibin kesinleştiğini, bu nedenle 12.12.2018 tarihinde 2 nolu borçlu yönünden haciz ihbarnamesinin gönderilmesini talep ettiklerini ancak icra müdürlüğünün bu işlemi yapmadığını belirterek 2 nolu borçlu yönünden takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, yapılan yargılamada mahkemenin 2018/948 E. 2019/282 K. 02.04.2019 tarihli kararla şikâyetin reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 8. HD nin 2019/1605 E. 2019/3309 K. Sayılı kararla şikâyeti kabul ettiği ve İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırdığı, böylece iki nolu borçlu yönünden takibin kesinleştiği, bunun üzerine İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin kaldırma kararıyla 13.01.2020 tarihinde hükmün 30.12.2019 tarihi itibariyle kesinleştiği belirlenmiştir. İzmir 12 İcra Müdürlüğünün 2017/16396 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı .... AŞ nin takip borçlusu .... AŞ ve .... İzafeten ....AŞ aleyhine 13.12.2017 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde borçlu ... . . AŞ nin itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, diğer borçlu adına herhangi bir adına itiraz olmadığı, bu nedenle takip alacaklısının diğer borçlu olan .... İzafeten .... AŞ yapmış olduğu takibin kesinleştiğini belirterek 12.12.2018 tarihinde haciz ihbarnamesi talebinde bulunduğu ancak İcra Müdürlüğünün 17.12.2018 tarihli kararı ile 2 nolu borçlu olan .... İzafeten ....AŞ nin de itirazının aynı borçlu tarafından yapıldığını, acentenin her iki borçlu adına itiraz ettiğini bildirdiği ve talebi reddettiği, bunun üzerine alacaklı .... AŞ nin İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas 2019/282 K. sayılı 02.04.2019 tarihli kararı ile şikâyetçi .... A.Ş.’nin şikâyetinin reddine karar verildiği, her iki borçlunun aynı olduğuna bahisle itirazın her iki borçluyu kapsadığını kabul ederek şikâyeti reddettiği belirlenmiştir. Mahkememizce davalının talebi değerlendiğinde talebin İİK m. 72/7'ye dayandığını, takibe itiraz etmediği veya itirazın kabul edilmediği gerekçesiyle borçlu olmadığını iddia ettiği, bir bedeli ödemek zorunda kaldığından ödediği tarihten itibaren 1 sene içerisinde genel hükümler dairesinde istirdat davası açtığı ve davanın bu nitelikte görülmesi gerektiği belirlenmiştir. Davalı taraf her ne kadar istirdat davasının şartlarının gerçekleşmediğinin cebri icra tehdidi olmaksızın ödeme yapıldığını belirtmiş ise de İzmir BAM 8. HD'nin 2019/1605 Esas 2019/3309 Karar sayılı kararına istinaden cebri icra tehdidi altında ödeme yapıldığından dava açma şartlarının bulunduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda davacı taraf davadan önce arabuluculuk başvurusu da yapmış ve anlaşmazlık tutanağı düzenlenmiştir. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile Bilirkişiler...., .... ve....’den alınan 14.06.2021 tarihli raporda; dava dilekçesinde iki adet konşimentoya dayanılarak taşıma yapıldığı, taşıyanın davacı şirket olduğu, yükleyenin emtiayı ..... Şti.’nin iki ayrı konteynerde taze limon olarak yüklediği, bu emtianın taşınması sırasında hasar oluştuğu, ekspertiz raporunda bu durumun belirlendiği, davacının kusurlu olmadığından bahisle ödenen bedelinin iadesini istediği, gıda mühendisliği açısından yapılan incelemede erkenci tür olarak bilinen enter donat limonun niteliği itibariyle soğukta depolanması ve kontrollü sıcaklık olarak belirtilen bir sıcaklık olduğundan meyvenin 6 derecede taşınması gerektiği, bu oranın en fazla -/+ 0,5 derece yükselip azabileceği, CRLU7241593 nolu konteyner kayıtlarına ilişkin verilen data logger kayıtların dava konusu taşımayla bir ilişkisi olmadığını, ....9055879 nolu konteynere ait kayıtların ise incelendiğinde sıcaklığın bazı tarihlerde yükseldiği, bağın neminde arttığı, emtialarını konteynere yüklendiği tarihte ürünün soğukluğu hakkında bilgi verilmediği, yükleme tarihinin kesin olarak saptanmadığı, davacı taşıyanın sorumlu olup olmadığı konusunda inceleme yapıldığında alınan ekspertiz raporu ve bilirkişi incelemelerine göre zararın taşıma sırasında meydana geldiğine ilişkin bir tespit yapılamadığının taşıma sırasında geldiğinin kabul edilmesi halinde taşıyana rücunun haklı olabileceğini ve zarardan sorumlu tutulabileceği, data logger verilerinin eksikliği dikkate alındığında dava ispat edilemediğinden ispat edilememekle birlikte taşıyana hasar ihbarında bulunmamakla TTK m. 1185 uyarınca taşıyan lehine karine oluşturduğu ve bu nedenle hasar bedelinin istirdat talebinde haklı olabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda yer aldığı üzere davalının sigortalısının mal bedelini tahsil edip etmediği zararın doğup doğmadığı ve buna göre sigortacının yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olup olmadığı konusunda belirsizlik bulunduğundan Hatay Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak sigortalının gönderilenden mal bedeli tahsil edip etmediği araştırılmış bilirkişiden alınan 09.05.2022 tarihli raporda; sigortalı .... Şti’nin defter ve kayıtlarına göre alıcıdan mal bedeline tahsil ettiği cari hesapta herhangi bir eksilme yapmadığı, hasar görmüş mallara karşılık bedelsiz bir mal göndermediği, alıcı / ithalatçı firmadan herhangi bir alacağının bulunmadığı alıcıdan kendisine gönderilen borç makbuzlarının defterlerine kaydetmediği, belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 26.05.2022 tarihli beyan dilekçesinde; yapılan ödemenin ex gratia ödemesi olduğu zararın müvekkilden tahsil edilmesinin haksız hukuka aykırı olması nedeniyle davaların kabulüne ve 75.420,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada yapılan tüm incelemelere göre; Alınan 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile bu raporda sigortalının davalı sigortacıdan ex gratia ödeme alıp almadığı, konusu da incelenerek yapılan değerlendirme de davalı sigortacının taşıma akdine dayanarak yaptığı icra takibine davacının usulüne uygun itiraz etmemesi nedeniyle takibin devam ettiği ve böylece davalının alacağı tahsil ettiği, ancak bilirkişi raporlarında taşıyanın sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde, davacının taşıyan sıfatına haiz olup, Mersinden SURABAYA’ya yapılan taşımada taşıyanın kusurlu olmadığı, CIF teslim şekliyle yapılan ödemeye göre konteynerler +6 derecede soğutularak taşımayı yaptığı ...905558 nolu konteyner Data Logger kayıtlarında ki incelemeye göre taşıyanın sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir delil bulunmadığı, ekspertiz raporu ve bilirkişi incelemelerine göre zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığını, ayrıca yine bu bilirkişi raporunda değinilen sigortacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı da incelendiğinde sigortalının satmış olduğu mallar karşılığında bedelin tümünün tahsil ettiği ve Cari hesap kayıtlarında mahsup yapmadığı, bu nedenle sigorta şirketinin sigortalıya yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olduğu taşıyana karşı takip ve dava açma hakkının bulunmadığı ya da açılan davanın reddinin gerektiği, tespit edildiğinden davacının istirdat davasında konu yapılan ve davalıya icra takibi neticesinde ödediği 75.420,95 TL'nin davalıdan ödeme tarihi olan 24.01.2020 tarihinden itibaren tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile, "Davacının davasını kabulüne, Davacı taşıyan .... İzafeten ....AŞ’nin davalı .... AŞ’ye karşı açmış olduğu 75.420,95 TL ödemenin ödeme tarihi olan 24.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, defter incelemesinin detaylı şekilde yapılmamış olup dava dışı sigortalı ile alıcı arasındaki cari hesap ilişkisinin irdelenmediğini, hal böyle iken eksik inceleme sonucu dava dışı sigortalının mal bedelini tahsil ettiğine karar verilmesinin doğru olmadığını, ısı kayıtları ve dosyada mübrez deliller doğrultusunda taşıyanın, emtianın uygun ısıda taşınmamasından sorumlu olduğunun ispat olunduğunu, yerel mahkemenin, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirmeksizin davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını, yerel mahkemece, defter incelemesi detaylı şekilde yapılmamış olup dava dışı sigortalı ile alıcı arasındaki cari hesap ilişkisinin irdelenmediğini, hal böyle iken eksik inceleme sonucu dava dışı sigortalının mal bedelini tahsil ettiğine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira, yerel mahkemede konunun aydınlatılmak üzere ek bilirkişi raporu alınmasına ilişkin beyanları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mal bedelinin sigortalıya ödenmemiş olması durumunda teslim şekli CIF olsa dahi riskin alıcıya geçmediği dolayısıyla menfaatin halen satıcıda olduğunun kabul edildiğini, bu hususun Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, somut olayda emtianın alıcısı tarafından delil listesinde yer alan hasarın satıcı firmaya yansıtıldığını gösteren yansıtma makbuzları düzenlendiğini, yani alıcı tarafından hasarlı kısım ile ilgili olarak sigortalı satıcıya ödeme yapılmadığını, işbu yansıtılma makbuzlarının da dosyada mübrez olduğunu, yerel mahkeme kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, dosyada mübrez ısı kayıtlarının yeterli olmadığı yönünde tespitte bulunduklarını, her ne kadar, yeterli bilgi bulunmadığından bir kanı oluşmadığı yönünde tespitte bulunulsa da dosyada mübrez delillerle emtianın davacının sorumluluğunda hasarlandığının tespit edildiğini, danıştay kararı uyarınca hukuken geçerli belge niteliğinde olup davalının hasar tespiti yapılmadığı yönündeki gerçek dışı iddialarının reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde kabul etmemek kaydıyla, hasar bildirimi olmasa dahi, hasara taşıyanın sebep olduğu ve bundan dolayı sorumlu olduğu her türlü delil ile ispat edildiğinden, TTK'nun 1185. maddesinde yer alan karinelerin de aksi ispat edilmiş olacak olup, davacının haksız itirazlarının reddinin gerektiğini, bilirkişilerin ise söz konusu karine gereği taşıma esnasında meydana gelmediğini kabul ettiklerini, ön taşıma vb taşıma süreçleri de taşıyan tarafından gerçekleştirilmiş olup hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana gelmemesinin söz konusu olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; sigorta sözleşmesine dayalı olarak taşıyana karşı açılan takibe istinaden yapılan ödeme nedeniyle davacı taşıyanın borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin İİK m. 72/7'e göre istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekilince, davacı taşıyan armatör ...'nin iddia olunan zarar ve hasarda kusur sorumluluğu bulunmadığı beyanı ile ödenen paranın istirdatı talep edilmiştir. Davalı vekilince, davacı tarafından yapılmış usülüne uygun arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, davacı tarafında ödemenin herhangi bir icra tehdidi olmadan ihtirazı kayıt konulmadan yapıldığı, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin ettiğini bu nedenle hukuken sigortalısının haklarına halef olduğu, dava konusu taşımada CIF teslim şeklinin söz konusu olması sebebiyle malda meydana gelen hasardan sigortalı satıcının değil dava dışı alıcının sorumlu olduğu iddiası ile müvekkilinin halefiyet kazanamadığı iddiasında bulunmuş ise de dava dışı alıcı firmanın zarar bedelini düzenlemiş olduğu borç, borç makbuzu ile müvekkiline yansıttığı sigortalının mal bedelini tahsil edemediğinden risk/menfaatın halen sigortalı satıcıda olduğu, taşıyanın emtiayı konişmentoda belirtilen +6 derecede taşımaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu beyanıyla davanın reddi talep edilmiştir. İzmir 12. İcra Dairesinin 2017/16396 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı ve acentesi aleyhine iki adet konişmento tahtında Antakya Hatay'dan yüklenerek Endonezya'ya gönderilen limon emtiasının istenen ısı derecesinde taşınmaması sonucunda oluşan hasarın 6102 sayılı TTK nun 1472 maddesi gereğince rücuen tazmini talebi ile 48.179,88 TL alacak için ilamsız icra takibi yapılmıştır. Davacı tarafından davalının alacaklı olduğu icra dosyasına 24/01/2020 tarihinde 75.420,95 TL ödeme yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, ekspertiz raporu ve bilirkişi incelemelerine göre zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığının, sigortalının satmış olduğu mallar karşılığında bedelin tümünü tahsil ettiğinin ve cari hesap kayıtlarında mahsup yapmadığının, bu nedenle sigorta şirketinin sigortalıya yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olduğunun, davalının ödediği bedeli talep etme hakkının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022 tarih, 2020/277 Esas ve 2022/658 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.152,00 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.300,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.852,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/03/2026