T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1163 KARAR NO : 2026/820 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2022 NUMARASI : 2019/745 Esas 2022/237 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna baş…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1163 KARAR NO : 2026/820 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2022 NUMARASI : 2019/745 Esas 2022/237 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderdiği yazı ile müvekkili şirket ile akdettiği 30/03/2018 tarihli “Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi”"ni müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle feshettiğini bildirdiğini, müvekkili şirket tarafından keşide olunan İzmir 21. Noterliğinin 11/12/2018 tarih ve 45609 yevmiye nolu ihbarnamesi ile feshin haklı nedene dayanmadığı belirtilerek eksiksiz yerine getirilen edim karşılığı bedelin sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca ödenmesi talep edildiğini, davalı şirket tarafından keşide olunan Kuşadası 4.Noterliğinin 20/12/2018 tarih ve 14060 yevmiye nolu ihbarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve herhangi bir borçlarının buunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2019/53 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlanıldığını, davalı şirketin borca, faize, borcun tüm ferilerine ve yetkiye itirazları sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek davalı şirketin itirazının iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2019/53 e. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını takibe süresi içerisinde itiraz edilerek İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen 30/03/2018 tarihli SGK Teşvik Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin “sözleşme kapsamında verilecek hizmetler” başlıklı 3. Maddesi “4447 sayılı Kanunun geçici 10. Maddesi uyarınca işyeri çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirileblecek sigortalıların belirlenmesi, listelenmesi, teşvikten faydalanabilecek sigortalıların dönemlerinin ve kazançlarının belirlenmesi, teşvikten yararlanabilecek sigortalıların iptal aylık prim ve hizmet belgeleri ile asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi, kuruma başvuru dilekçesinin hazırlanması, verilecek hizmetler kapsamındadır şeklinde olduğunu, sözleşmenin 8. Maddesi ise, “Danışmanın geçmiş dönem için 6111 teşvikinden yararlanacak sigortalıları aylık prim ve hizmet belgesi formatında hazırlayarak elektronik ortamda müşteriye sunmasına rağmen müşteri tarafından ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna sunulmaması, SGK'dan alınacak yanıta rağmen süreci devam ettirmemesi, talebinden feragat etmesi halinde danışman 7.1 maddede belirtilen ücreti almaya hak kazanır.” Şeklinde olduğunu, bahsi geçen cezai şartı düzenleyen 8. Maddeden anlaşılacağı üzere mevcut sözleşmenin davacı şirkete yüklediği yükümlülük ve edimin davacı şirket tarafından yerine getirilmediği ve/veya eksik ifa edildiğini, davacı şirketin sözleşmede kararlaştırılan bir edimi yerine getirmek için ek ücret talep ettiği, davacı şirketin davalı şirkete sunacağı belgeleri excel formatında hazırlayarak elektronik ortamda gönderdiğini, davalının dosyaları XML formatında istenmesi üzerine ek ücret talep edildiği, sözleşmede böyle bir hüküm bulunmadığını, Sigortalıların iptal ve asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerini elektronik ortamda topluca gönderilmesine imkanı sağlayan XML formatına uygun bir gönderme yapılmadığından bahisle davalı şirket söz konusu sözleşmeyi taahhüt edilen hizmetin gerektiği gibi yerine getirilmemesi ve eksik olarak yerine getirilmesi, bu eylemin akdedilen protokole aykırı olması, davacı şirketin sözkonusu edimi yerine getirmesinin usule, yasalara aykırılık ve ayıplı ifaya sebebiyet vermesi nedeniyle 15/11/2018 tarihinde haklı sebeple davalı şirket tarafından feshedildiğini beyan ederek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. MAHKEMECE: "...Taraflar arasında imzalanan uyuşmazlığa konu "30/03/2018 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin" incelenmesinde; Madde-1 Sözleşmenin Tarafları: Danışman- ... A.Ş., Müşteri-... A.Ş. Madde-2 Sözleşmenin Konusu: İşbu sözleşme “Danışman” ile “Müşteri” arasında 4447 sayılı kanunun geçici 10. Maddesi (6111 sayılı istihdaınm teşviki konulu yasa) uyarınca işyeri çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilebilecek sigortalıların belirlenmesi, teşvikten yararlanılması mümkün ise toplam iade tutarına ilişkin verilecek hizmetler ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini konu alır. Madde-3 Sözleşme dahilinde verilecek hizmetler; 4447 sayılı kanunun geçici 10. Maddesi uyarınca işyeri çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilebilecek sigortalıların belirlenmesi, listelenmesi, teşvikten faydalanabilecek sigortalıların dönemlerinin ve kazançlarının belirlenmesi, teşvikten yararlanabilecek sigortalıların iptal aylık prim ve hizmet belgeleri ile asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi, Kuruma başvuru dilekçesinin hazırlanması verilecek hizmetler kapsamındadır. Kuruma başvuru süreci Müşteri tarafından başlatılacak ve takip edilecektir. Kurum tarafından meydana gelecek gecikmelerden yada yasa veya Kurum işleyişi hususirında meydana gelecek değişikliklerden Danışman sorumlu değildir. Madde-7 Ücretin Tutarı ve Ödeme şekli; 7.1.Danışmanın işbu sözleşmenin 3. Maddesinde sayılan hizmetler mukabilinde alacağı ücret 4447 sayılı kanunun geçici 10. Maddesindeki Teşvik kapsamında Müşterinin iade alacağı faizli prim tutarının % 10'dur. Bü ücrete KDV dahil değildir. Sözkonusu ücret Müşteri tarafından Müşterinin hesabına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından prim iadesinin kesinleşerek ilk taksitinin yatırıldığı tarihten yada müşteri ile kurum arasında alacağın kesinleşip nahsuplaşılması halinde ise ilk mahsup tarihinden itibaren 5 gün içinde Danışmanın ... Alsancak Şubesi....... hesabına ödenecektir. 7.2 Bu sözleşmeden doğacak damga vergisi Müşteri tarafından karşılanacaktır. 7.3. Sözleşmede yazılı ücret yalnızca işbu sözleşmenin 3. Maddesinde bahsedilen hizmetleri içermektedir. Sözleşmede yer almayan hizmetlerin Danışmandan talep edilmesi halinde ayrıca ek ücret talep edilebilir. Madde-8 Cezai Şart; Danışmanın geçmiş dönem için 6111 teşvikinden yararlanacak sigortalıları aylık prim ve hizmet belgeleri formatında hazırlayarak elektronik ortamda Müşteriye sunmasına rağmen Müşteri tarafından ilgili prim ve hizmet belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna sunulmaması, SGK'dan alınacak yanıta raâağmen süreci devam ettirmemesi, talebinden feragat etmesi halinde Danışman 7.1 maddede belirtilen ücreti almaya hak kazanır. Sözleşmenin taraflarca 30/03/2018 tarihinde karşılıklı olarak imza altına aldıkları anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya taahhütlü olarak gönderilen 05.11.2018 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesinin Fesih Bildirimi” başlıklı yazı ile özetle; yükümlülüğünde olduğu, ancak .... A.Ş'nin aylık prim ve hizmet belgesini e-bildirge uygulaması üzerinden topluca transferi sağlayacak “xml” dosyası olarak göndermesi gerekirken sadece kağıt çıktısının alınabildiği Excel dosyası formatında göndermiş olduğu, bu formatta gönderebilmek için ek sözleşme ve ek ücret talep etmiş olduğu, ilk sözleşmedeki yükümlülük kapsamı ve içeriğine aykırı davrandığı belirtilerek danışmanlık sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen İzmir 21. Noterliğinin 45609 nolu cevabı ihtarnamesinde özetle; sözleşme dahilinde verilecek hizmetlerin, teşvikten yararlanabilecek sigortalıların iptal ve asıl/ek prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi, Kuruma verilecek başvuru dilekçesinin hazırlanması olarak sayıldığı, Kuruma başvuru sürecinin davalı şirketçe başlatılacağı ve takip edileceği, sözleşmede belirtilen ücretin yalnızca 3. maddede belirtilen hizmetler kapsadığı, sözleşmede belirtilmeyen hizmetler için ayrıca ücret talep edilebileceğinin sözleşmede belirtildiği, Davacının eposta ekinde göndermiş olduğu bildirgeleri “xml” formatında gönderme yükümlülüğünün olmadığı belirtilerek sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiklerinden dolayı sözleşme bedelinin hesap numaralarına yatırılmasının talep edildiği belirtilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen Kuşadası Noterliğinin 20.12.2018 tarih 14060 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede özetle; Sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 8. maddesinde yer aldığı üzere; danışmanın geçmiş dönem için 6111 teşvikinden yazalanacak. sigortalıları aylık prim ve hizmet belgesi formatında hazırlayarak elektronik ortamda "müşteri”ye sunmak yükümlülüğü mevcut iken, sigortalıların iptal ve asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerinin elektronik ortamda topluca gönderebilme imkanı sağlayan XML formatına uygun bir gönderme yapılmadığından sözleşmedeki bilgi ve belgelerin elektronik ortamda sunulmasına ilişkin hizmetin ifa edilmemiş olması nedeniyle yapılan başvuruda ek ücret istenmesinin sözleşmeye aykırı olması, hizmetin eksik yerine getirilmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı ile davalı arasında uyuşmazlığa konu olan davacının davalının teşviklerden geriye dönük yararlanmasını temin edecek iptal/ek/asıl aylık prim ve hizmet belgelerinin davalının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu bildirimlerin elektronik ortamda yapılmasının istendiği gerekçesiyle davacıdan “xml” formatı olarak istenilmesi üzerine davacı tarafından bunun sözleşme kapsamında olmayan ek hizmet olduğunun belirtilerek ek sözleşme ve&ek ücret istenilmesi üzerine taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı ve karşılıklı ihtarlar sonucu davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirildiği gerekçesiyle sözleşmede belirlenen ücretin talep edilerek ilamsız icra takibine girişildiği, davalı tarafın borca itiraz ve icra takibinin durdurulmasını talep ettiği, icra takibinin durması üzerine davacının itirazın iptali ve inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı tarafın da davacı taraftan kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememizce Başmüfettiş A Sınıfi İş Güvenliği Uzmanı Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Uzmanı İş Hukukundan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanından alınan ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Kanun, yönetmelik, tebliğ ve Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgeleri, E-Bildirge giriş ekranı ve kılavuzu incelendiğinde aylık prim ve hizmet belgesinin kağıt ve elektronik ortamda Kuruma verilmesinin mümkün olduğu, ancak kağıt ortamında verilmesinin geçiş dönemine ilişkin istisnai uygulama niteliğinde olup esas olarak bu yükümlülüğün elektronik “oftamda yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, elektronik ortamda yerine getirilmesinin ise ya e-bildirge sistemi üzerinden şifreyle tek tek bilgilerin elle girilerek, ya da “xml” dosyası formatında hazırlanmış bilgilerin e-bildirge sistemine yüklenmesi suretiyle mümkün olduğu, bu bilgiler ışığında davacı tarafın aylık prim ve hizmet belgesini hazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmek üzere davalıya vermesi yükümlülüğünden dosyaların ”xml” formatında davalıya vermesinin de anlaşılması gerektiği, bunun sözleşmenin dışında ek bir hizmet olmayıp sözleşmeye dahil bir hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği, esasen sözleşmenin 4, 3 ve 8.maddeleri de birlikte değerlendirildiğinde davacını yükümlüğünün aylık prim ve hizmet belgelerini salt kağıt ortamında hazırlayıp vermekten ibaret olmadığı, Yükümlülüğün belgenin elektronik şeklini de içerdiği, sözleşmeni imzalanma amacı olan Kanuni düzenleme ve bunun uygulama genelgesindeki prosedürün de bunu gerektirdiği, bu nedenle davacının aylık prim ve hizmet belgesini hazırlayıp Kurumca kabul edilecek şekilde davalıya sunma yükümlüğünü sözleşmeye tam olarak uygun şekilde yerine getirmemiş olduğu, davalının davacı ile arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi gereği yapılacak hizmet sonrası toplam 172.859,09 TL teşvik kavuşması hedeflenmiş olup bu rakamın %10'u olan bu tutarın düşülmesi sonucu toplam 155.573,18 TL teşvik geliri elde etmesinin beklendiği, Belgelerinin elektronik ortamda oluşturulmasını sağlayan "xml" dosyalarını davalıdan temin almak suretiyle bu prosedürleri tamamlayarak teşvikten yararlanma yoluna gidip gitmediği, yani 2.55 10.01.01.0004705.009.07-54 sicil numaralı .... Otel işyeri için davacının veri hazırladığı 201 1/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2012/04, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2013/04, 05, 06, 07, 08. ayları, 2014/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2016/06, 07, 08, 09. ayları için 611 sayılı teşvik indiriminden geriye doğru yararlanmaya yönelik iptal/asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerini, 2.55 10.01.01.1032910.009.07-59 sicil numaralı ... işyeri için “Davacının veri hazırladığı 2011/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2012/04, 06, 07, 08, 09, 10.ayları, 2013/04, 05, 06, 07, 08. ayları, 2014/03, 04, 05, 06, 07, 08, 10. ayları, 2016/05, 06, 07, 08, 09 ayları, 2017/04, 05, 06, 07, 08. ayları için 6111 ve 6645 sayılı teşvik indirimlerinden geriye doğru yararlanmaya yönelik iptal/asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerini Sosyal Güvenlik Kurumuna verip süreci tamamlamak suretiyle teşvik indirimlerinden faydalanma sağlayıp sağlamadığı konusunda bir bilgi yer almadığından bu tür bir zararın doğup doğmadığı bilinmediğinden davalının toplam 155.573,18 TL teşvik gelirinden mahrum kalmak suretiyle zararının oluşup oluşmadığı hususunda takdiri mahkememize bıraktığı ve yine tarafların SMMM bilirkişi marifetiyle ticari defter ve belgelerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan ayrı ayrı bilirkişi raporlarında; taraflar arasındaki borç ilişkisine yönelik muhasebe kayıtları yönünden ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında borç ilişkisini ortaya koyacak fatura ve kaydına rastlanmadığı, borç-alacak ilişkisine ilişkin olarak kayıtlarda herhangi bir cari hesap takibi yapılmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın haksız olduğu kanaati hasıl olup dava şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının icra takibi yapmakta haklılığını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine, davacı tarafından yapılan takibin haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden ihtilafa ve takibe konu olan 17.457,93 TL alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan takibin haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden ihtilafa ve takibe konu olan 17.457,93 TL alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkil şirket bakımından icra takibinin haksız olmayıp davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davanın kısmen veya tamamen reddedilmiş olması, alacaklının icra takibine geçme ve itirazın iptali davasını açmasında kötü niyetli ve haksız olduğunun ispatının gerektiğini, davacının icra takibinde haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapıldığının ispatının da şart olduğunu, anılan yargılama bakımından icra takibinin kötüniyetle yapıldığının davalı tarafça ispat edilmesinin söz konusu olmadığını, dava dosyasında kötüniyete ilişkin tek bir delilin dahi bulunmadığını, sadece takibin haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden kötü niyet tazminatına hükmedildiğinin belirtilmekle yetinildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca fatura kesilip kesilmemesi, kesildi ise bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmamasının bir öneminin bulunmadığını, araştırılması ve tespiti gereken asıl hususun, müvekkil şirketin sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirip getirmediği, edimler yerine getirildi ise verilen hizmetin ücretinin ödenip ödenmediği yönünde olduğunu, taraflar arasında borç ilişkisini ortaya koyacak fatura ve kaydına rastlanılmadığını, borç-alacak ilişkisine ilişkin olarak kayıtlarda herhangi bir cari takip yapılmadığının gerekçe gösterilerek davanın haksız olduğu kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, ayrıca tarafların ticari defter veya fatura deliline dayanmadığını, SGK Başkanlığı Aydın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kuşadası Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 18.4.2019 tarih ve 20.05.2019 tarihli cevabi yazılarının mahkeme dosyasında ve uyap sisteminde mübrez olup, anılı yazıların davalı şirketin geçmiş dönem yararlanılamayan teşvik bedellerini aldığını dolayısıyla müvekkil şirketin sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirdiğini açıkça ispat ettiğini, cevabi yazılar uyarınca davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yüklendiği tüm edimleri eksiksiz ifa ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hukukçu olmayan bilirkişinin sözleşme maddelerini görmezden gelerek sözleşmede mevcut olmayan yükümlülükleri müvekkil şirkete yüklemeye çalıştığının ortada olduğunu, davalı tarafın bir anonim şirket olduğunu, TTK.nun 20/II nci maddesine göre tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranmasının esas olduğunu, bu ilkenin sözleşmenin imzası ve feshi aşamalarınında gözetilmesi gereken bir ilke olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket ile yükümlü olan davalı şirkete adeta bir tüketici koruması sağlamaya çalışılıp, müvekkil için sözleşmede yer almayan yükümlülükleri zorlama, hatalı, hukuki dayanaktan yoksun sadece hayal gücüne dayalı yorumla ihdas etmeye çalışan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dava itirazın iptali davası olup, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğine ilişkin belgenin icra dosyası arasında bulunmaması nedeniyle Dairemizce ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmış, tebligatın bulunmadığı bildirmekle bu kez....Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış ....Müdürlüğünce de tebligat üzerinden 5 yıl geçtiği için belgeye ulaşılamadığı bildirildiğinden davalı borçlunun itiraz tarihinde ödeme emrini tebliğ aldığı değerlendirilmiştir. Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmış. Davacı defterlerini inceleyen bilirkişi 31/08/2020 tarihli raporunda özetle; - Davacı şirket ticari defterlerin, 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182, 220, 221 Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, 2019 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmediği, -Davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin herhangi bir cari hesapta izlenmediği, Davacı şirket ticari defterlerinde yapılan incelemede sözleşmede belirtilen hizmetlerin yerine getirildiğine dair davacı şirketçe düzenlenmiş herhangi bir fatura olmadığı ve kayıtlara alınmadığı, davacı tarafın takip talebinde bulunduğu 17.285,90 TL asıl alacağa ait de düzenlenmiş bir fatura ve muhasebe kaydının bulunmadığı, - Davacı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin herhangi bir borç ve alacağının bulunmadığı, belirtilmiştir. Davalı defterlerini inceleyen bilirkişi 25/06/2020 tarihli raporunda özetle; davalıya ait 2018 yılı ticari defterlerinin elektronik dosya biçiminde hazırlanıp, fiziki ortamda bir kâğıda bastırılmaksızın kaydedildiği, e-defter beratların yasal süresi içinde oluşturulduğu, 2018 yıllına ait ticari defterlerin usulüne uygun olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30/03/2018 tarihinde akdedilen sözleşme ile başladığı, dava ve takip konusu yapılan alacak ile ilgili davacı tarafça davalı adına düzenlenen bir fatura kaydı ile davalı tarafından davacıya yapılmış bir ödemeye ait yevmiye kaydının davalıya ait ticari defterlerde yer almadığı, BA formlarında davacı şirket tarafından düzenlenmiş bir faturaya, BS formlarında davalı şirket tarafından düzenlemiş iade faturasına rastlanılmadığı, davacı şirket tarafından hazırlanan ve elektronik ortamda davalı şirkete gönderilen aylık prim ve hizmet bildirgeleri ile davalının teşvikten faydalanamadığı, bildirgelerin XML formatında olması gerektiği, davacı şirketin bildirgelerin XML formatında verilmesi konusunda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını belirttiği, XML formatında hazırlamak için ek ücret talebinde bulunduğu, davalıya ait ticari defterlerde takip tarihi itibariyle, dava ve takip konusu yapılan alacak ile ilgili davacı alacaklının davalı borçludan alacağının bulunmadığı, davalı ticari defterlerinde davacıya ait cari hesap kaydına rastlanılmadığı, belirtilmiştir. İş güvenliği uzmanından alınan 21/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Kanun, yönetmelik, Tebliğ ve Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgeleri, E-Bildirge giriş ekranı ve kılavuzu incelendiğinde aylık prim ve hizmet belgesinin kağıt ve elektronik ortamda Kuruma verilmesinin mümkün olduğu, ancak kağıt ortamında verilmesinin geçiş dönemine ilişkin istisnai uygulama niteliğinde olup esas olarak bu yükümlülüğün elektronik “ortamda yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, elektronik ortamda yerine getirilmesinin ise ya e-bildirge sistemi üzerinden şifreyle tek tek bilgilerin elle girilerek, ya da “xml” dosyası formatında hazırlanmış bilgilerin e-bildirge sistemine yüklenmesi suretiyle mümkün olduğu, bu bilgiler ışığında davacı tarafın aylık prim ve hizmet belgesini hazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmek üzere davalıya vermesi yükümlülüğünden dosyaların ”xml” formatında davalıya vermesinin de anlaşılması gerektiği, bunun sözleşmenin dışında ek bir hizmet olmayıp sözleşmeye dahil bir hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği, esasen sözleşmenin 4, 3 ve 8.maddeleri de birlikte değerlendirildiğinde davacını yükümlüğünün aylık prim ve hizmet belgelerini salt kağıt ortamında hazırlayıp vermekten ibaret olmadığı, yükümlülüğün belgenin elektronik şeklini de içerdiği, sözleşmenin imzalanma amacı olan Kanuni düzenleme ve bunun uygulama genelgesindeki prosedürün de bunu gerektirdiği, bu nedenle davacının aylık prim ve hizmet belgesini hazırlayıp Kurumca kabul edilecek şekilde davalıya sunma yükümlüğünü sözleşmeye tam olarak uygun şekilde yerine getirmemiş olduğu, davalının davacı ile arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi gereği yapılacak hizmet sonrası toplam 172.859,09 TL teşvik kavuşması hedeflenmiş olup bu rakamın %10'u olan bu tutarın düşülmesi sonucu toplam 155.573,18 TL teşvik geliri elde etmesinin beklendiği, belgelerinin elektronik ortamda oluşturulmasını sağlayan "xml" dosyalarını davalıdan temin almak suretiyle bu prosedürleri tamamlayarak teşvikten yararlanma yoluna gidip gitmediği, yani 2.55 10.01.01.0004705.009.07-54 sicil numaralı... işyeri için davacının veri hazırladığı 201 1/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2012/04, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2013/04, 05, 06, 07, 08. ayları, 2014/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2016/06, 07, 08, 09. ayları için 611 sayılı teşvik indiriminden geriye doğru yararlanmaya yönelik iptal/asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerini, 2.55 10.01.01.1032910.009.07-59 sicil numaralı Grand Bluesky işyeri için “Davacının veri hazırladığı 2011/04, 05, 06, 07, 08, 09, 10. ayları, 2012/04, 06, 07, 08, 09, 10.ayları, 2013/04, 05, 06, 07, 08. ayları, 2014/03, 04, 05, 06, 07, 08, 10. ayları, 2016/05, 06, 07, 08, 09 ayları, 2017/04, 05, 06, 07, 08. ayları için 6111 ve 6645 sayılı teşvik indirimlerinden geriye doğru yararlanmaya yönelik iptal/asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerini Sosyal Güvenlik Kurumuna verip süreci tamamlamak suretiyle teşvik indirimlerinden faydalanma sağlayıp sağlamadığı konusunda bir bilgi yer almadığından bu tür bir zararın doğup doğmadığı bilinmediğinden davalının toplam 155.573,18 TL teşvik gelirinden mahrum kalmak suretiyle zararının oluşup oluşmadığı takdirinin mahkemeye ait olduğu, yapılan değerlendirmeler ışığında davalı tarafından yapılan sözleşme feshinin haksız olup olmadan göre davacı açısından itirazın iptali ile inkar tazminatı talebi, davalı açısından kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin konuların değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir. Davalı tarafından davacıya taahhütlü olarak gönderilen 05.11.2018 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesinin Fesih Bildirimi” başlıklı yazı ile özetle; yükümlülüğünde olduğu, ancak ... A.Ş'nin aylık prim ve hizmet belgesini e-bildirge uygulaması üzerinden topluca transferi sağlayacak “xml” dosyası olarak göndermesi gerekirken sadece kağıt çıktısının alınabildiği Excel dosyası formatında göndermiş olduğu, bu formatta gönderebilmek için ek sözleşme ve ek ücret talep etmiş olduğu, ilk sözleşmedeki yükümlülük kapsamı ve içeriğine aykırı davrandığı belirtilerek danışmanlık sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen İzmir 21. Noterliğinin 45609 nolu cevabı ihtarnamesinde özetle; sözleşme dahilinde verilecek hizmetlerin, teşvikten yararlanabilecek sigortalıların iptal ve asıl/ek prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi, Kuruma verilecek başvuru dilekçesinin hazırlanması olarak sayıldığı, Kuruma başvuru sürecinin davalı şirketçe başlatılacağı ve takip edileceği, sözleşmede belirtilen ücretin yalnızca 3. maddede belirtilen hizmetleri kapsadığı, sözleşmede belirtilmeyen hizmetler için ayrıca ücret talep edilebileceğinin sözleşmede belirtildiği, Davacının eposta ekinde göndermiş olduğu bildirgeleri “xml” formatında gönderme yükümlülüğünün olmadığı belirtilerek sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiklerinden dolayı sözleşme bedelinin hesap numaralarına yatırılmasının talep edildiği belirtilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen Kuşadası Noterliğinin 20.12.2018 tarih 14060 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede özetle; Sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 8. maddesinde yer aldığı üzere; danışmanın geçmiş dönem için 6111 teşvikinden yararlanacak sigortalıları aylık prim ve hizmet belgesi formatında hazırlayarak elektronik ortamda "müşteri”ye sunmak yükümlülüğü mevcut iken, sigortalıların iptal ve asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerinin elektronik ortamda topluca gönderebilme imkanı sağlayan XML formatına uygun bir gönderme yapılmadığından sözleşmedeki bilgi ve belgelerin elektronik ortamda sunulmasına ilişkin hizmetin ifa edilmemiş olması nedeniyle yapılan başvuruda ek ücret istenmesinin sözleşmeye aykırı olması, hizmetin eksik yerine getirilmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği belirtilmiştir. Burada taraflar arasındaki uyuşmazlık olan husus belgelerin SGK ya elektronik ortamda gönderilebilecek şekilde davacının edimini yerine getirip getirmediği, sözleşmede bu yükümlülüğün davacıya yüklenip yüklenmediği noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki 30.03.2018 tarihli Danışmanlık Sözleşmesinin “Sözleşmenin konusu” başlıklı 2.1. maddesinde;“ İşbu sözleşme, "DANIŞMAN” ile "MÜŞTERİ" arasında. 4447 sayılı kanunun geçici 10. maddesi (6111 sayılı istihdamın teşviki konulu yasa) uyarınca işyeri çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilebilecek sigortalıların belirlenmesi, teşvikten yararlanılabilecek dönemler ve sigortalıların belirlenmesi, teşvikten yararlanılması mümkün ise toplam iade tutarına ilişkin verilecek hizmetler ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini konu alır. Sözleşmenin “Sözleşme Dahilinde Verilecek Hizmetler” başlıklı 3. Maddesinde; kapsamında değerlendirilebilecek sigortalıların belirlenmesi, listelenmesi, teşvikten faydalanılabilecek sigortalıların dönemlerinin ve kazançlarının belirlenmesi, teşvikten yararlanabilecek sigortalıların iptal aylık prim ve hizmet belgeleri ile asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi, Kuruma başvuru dilekçesinin hazırlanması verilecek hizmetler kapsamındadır. Kuruma başvuru süreci, "MÜŞTERİ” tarafından başlatılacak ve takip edilecektir. Kurum tarafından meydana gelecek gecikmelerden ya da yasal veya Kurum işleyişi hususlarında meydana gelecek değişikliklerden "DANIŞMAN” sorumlu değildir. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Son alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Kanun, yönetmelik, Tebliğ ve Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgeleri, E-Bildirge giriş ekranı ve kılavuzu incelendiğinde aylık prim ve hizmet belgesinin kağıt ve elektronik ortamda Kuruma verilmesinin mümkün olduğu, ancak kağıt ortamında verilmesinin geçiş dönemine ilişkin istisnai uygulama niteliğinde olup esas olarak bu yükümlülüğün elektronik “ortamda yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, elektronik ortamda yerine getirilmesinin ise ya e-bildirge sistemi üzerinden şifreyle tek tek bilgilerin elle girilerek, ya da “xml” dosyası formatında hazırlanmış bilgilerin e-bildirge sistemine yüklenmesi suretiyle mümkün olduğu, bu bilgiler ışığında davacı tarafın aylık prim ve hizmet belgesini hazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmek üzere davalıya vermesi yükümlülüğünden dosyaların ”xml” formatında davalıya vermesinin de anlaşılması gerektiği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği edimlerini gereği gibi yerine getirmediği anlaşılmakla mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararın doğru olduğu, davacının bu yöne ilişkin istinafının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının kötü niyet tazminatına ilişkin istinafına gelince; Davacının tüm dosya kapsamına göre; kötü niyetli takip yaptığı davalı tarafça ispatlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır . HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davacı vekilinin yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri 45,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/745 Esas ve 2022/237 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatının reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 210,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 521,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davası reddedildiğinden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 163,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.457,93 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/03/2026