TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2023 NUMARASI : 2021/39 Esas, 2023/724 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/315 KARAR NO: 2025/1426 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2023 NUMARASI : 2021/39 Esas, 2023/724 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki arsa payı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan bakiye faiz alacağının tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında 17/01/2013 tarihinde imzalanan "Cari Hesap Mutabakatı" gereğince; davalı tarafça yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takip tarihinden önce işlemiş faiz dışındaki kısmın kabul edilerek hatalı hesap çıkartılıp İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'ne ödeme yapıldığını, borçlunun 1 yıllık faize yönelik itirazından ari olarak, bakiye 4.547,39 USD borç kaldığı belirtilerek, borç muhtırası yollanması talep edildiğini, talebin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine, İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1506 Esas, 2015/270 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan şikayet üzerine, Müdürlük işleminin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/21047 Esas, 2015/ 31776 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, ilk derece mahkemesince bozmaya uyulduğunu, şikayet yoluna götürdükleri, borçlunun itirazı dışında kalan ve kabul ettiği alacağa yönelik ferilerin hesaplamasında yapılan hatalar olduğunu, Yargıtay'ca verilen karar sonucunda, itirazın iptali davası için öngörülen sürenin geçmiş olmasına istinaden, açık durumda olan İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipten fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak vazgeçildiğini ve bakiye alacak için davaya konu, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine geçildiğini davalı/borçlunun yetkiye ve borca yönelik itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazlarının iptaline ve icra takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı şirket tarafından, davalı aleyhine başlatılan, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine karşı hem yetkiye hem de borca karşı itiraz edildiğini, dosyanın aşamalardan geçerek yetkili icra müdürlüğü olan İstanbul İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kaydı yapılarak, tekrar ödeme emri gönderildiğini, nihayetinde davacı şirket vekilleri tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 14.04.2017 tarihinde “takipten vazgeçtiğine” ilişkin beyanda bulunularak; 02.05.2017 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile “İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yanlış hesaplama neticesinde bakiye kalan alacak” sebepli yeni bir icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı 10.05.2017 tarihinde borca ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bakü şehri mahkemeleri tarafından çözüleceğinden yetki itirazında bulunduklarını, davacının icraya konu alacaktan vazgeçtiğini ve derdestlik itirazlarının da olduğunu belirterek, davanın reddine ve asıl alacağın % 20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 22/11/2019 tarih, 2017/464 esas, 2019/911 karar sayılı karar ile; taraflar arasında 30/01/2012 tarihli malzemeli işçilik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin anlaşmazlıkların çözümü başlıklı 13/2 maddesinde ihtilafların çözümü için Azerbaycan Cumhuriyetinin yürürlükteki kanunlarına göre Azerbaycan Bakü Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiği, dolayısıyla Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile, davanın HMK'nın 114/1-a ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemiz 2020/799 E. 2020/1453 sayılı 04.12.2020 tarihli kararı ile; İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile; alacaklı davacı şirket tarafından, davalı borçlu şirket aleyhine 4.672,75-USD asıl alacak, 419,30-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.092,05-USD alacağın tahsili için 02/05/2017 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla (İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında yanlış hesaplama neticesinde bakiye kalan alacak sebebiyle) takibe girişildiği, borçlu tarafından süresinde borca, ferilerine ve yetkili mahkemenin Azerbaycan Bakü mahkemeleri olduğu belirtilerek İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkisine, İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından feragat edildiğinden yeniden takip yapılamıyacağından derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davanın; taraflar arasında düzenlenen malzemeli işçilik sözleşmesine dayalı cari hesaptan kaynaklandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar ve 22.05.2000 tarihli kararında da belirtildiği üzere, münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde; yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kurallarının yetki konusunda da uygulama yerini bulacağının belirtildiği, somut olayda, yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren sözleşme maddesine rağmen, dosya taraflarının Türk Kanunlarına göre kurulan şirketler olduğu ve ikameti Türkiye'de olan davalı aleyhine kendi ikametgah mahkemesinde takip yapılıp dava açıldığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının; davaya bakmaya Azerbaycan Bakü mahkemelerinin yetkili bulunduğu yolundaki yetki itirazının TMK’nın 2.maddesi hükmü ile bağdaşmadığı, davalının yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gerektiği, gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece 27/10/2023 tarihli karar ile; İstanbul 11.İcra Müdürlüğü ... E.sayılı 11.09.2014 tarihli İlamsız İcra takibi incelendiğinde; alacaklı/davacı tarafından Ankara 10.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından 31.05.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde, borçlunun yetkiye, borca ve faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2014 tarihinde kesinleşen 2013/426E-2014/103K.sayı ve 24.02.2014 tarihli kararı ile yetkisiz icra dairesinde yapılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının usulden reddine karar verildği (ayrıca İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında ödeme emri davalı/borçluya 29.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, aynı gün borçlu vekili tarafından 62.969,34 TL(asıl alacak 27.864,99 USD karşılığı) olmak üzere toplam 74.215,91 TL ödemenin yapıldığı) somut olayda borçlu/davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, alacaklı vekilinin, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü...E.sayılı takibinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak vazgeçme beyanında bulunduğundan; ,vazgeçme beyanının ihtirazı kayıtla yapıldığı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca (halin icabından anlaşılan durum gereği), faiz alacağından açıkça feragat edilmediğinden, hukuki varlığını koruyan ve zamanaşımı süresi sonuna kadar İstenebilecek 2.389,86-USD takip öncesi faiz alacağının İstanbul 25.İcra Müdürlüğü ...E.sayılı takibinde talep edilebileceği, TBK.121/3 maddesinde düzenlenen, kamu düzenine ilişkin olan ve uygulamada faize.faiz yürütme yasağı 'olarak ta bilindiği üzere davacının takipte faize faiz işletmesi ve takip sonrası içinde faiz talebinde bulunmasının yasal olmadığı, İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2017/13826E.sayılı takip miktarının 2.389,86-USD.olması gerektiği, alacaklının 2.702,19-USD. Fazlası ile 5.092,05-USD. talep ettiği, döviz (USD) cinsi alacağa dayalı icra takibinde tahsil harcının infazda icra müdürlüğünce karşılığını talep ettiğinden icra vekalet ücreti ve tahsil harcının infazda icra müdürlüğünce hesaplanması gerekeceği hususunun tespit ve rapor edildiği, raporun denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli olduğu, gerekçesi ile bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile Davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 2.389,86 -USD asıl alacak üzerinden iptaline, takibin 2.389,86-USD asıl alacak üzerinden devamına, (TBK 121/3 maddesi gereğince davacının takipte faize faiz işletmesi ve takip sonrası içinde faiz talebinde bulunmasının yasal olanağının bulunmaması sebebiyle fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 1.702,60-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki asıl alacak miktarını kabul ettiğini ve ancak ödeme emrindeki faizi kabul etmediğini, kabul ettiği faize ilişkin ödemeyle birlikte dosya borcunu da dosyaya yaptığını, bakiye tüm alacak ve ferileri için de itirazda bulunduklarını, davacının bu itirazlarını kabul etmeyerek; dosya hesabının yanlış yapıldığından bahisle; İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014-1506 E. sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurduğunu, bu davada, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015-21047 E. sayılı ve 2105-31776 K. sayılı kararı ile “alacaklının itirazla duran kısım için takibe devam edebilmesi için icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep etmesi veya genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekmektedir” şeklindeki gerekçesi ile kararın bozulduğunu, icra mahkemesinin de Yargıtay’ın bozma kararına uyarak; “takibin itirazla duran kısmı yönünde muhtıra çıkarılması talebine yönelik şikayetin reddine” karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, davacı vekili tarafından İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015-794 Esas sayılı dosyası ile bu kez de başka bir dava açılarak; dosya kapak hesabının yanlış yapıldığına ilişkin dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiğini, bu aşamada, yukarıda belirttikleri dosya Yargıtay’dan bozulup döndüğünden, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015-794 Esas ve 2016-207 Karar sayılı kararı ile de davacının davasının reddine karar verildiğini, bu aşamalardan sonra; davacı tarafından itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davaları açılmadan; İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında, 14.04.2017 tarihinde “takipten vazgeçtiğine” ilişkin beyanda bulunulduğunu, daha sonra; 02.05.2017 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün 2017-13826 Esas sayılı dosyası ile “İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında yanlış hesaplama neticesinde bakiye kalan alacak” sebepli yeni bir icra takibi başlatıldığını, bu takibe de davalı tarafından itiraz edilince, davacının açtığı itirazın iptali dosyasında mahkemece hatalı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının vazgeçmiş olduğu icraya konu alacak için tekrar takibi yapamayacağını, icra takibinden vazgeçilmesi, alacağın özünden vazgeçmek olmadığını, ancak o icra takibinden doğan haklardan vazgeçilmesi olduğunu, davacının, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün dosyasına sebep olan cari hesap mutabakatına değil, icra dosyasının kendisine dayandığını, her ne kadar, davacı icra takibinden vazgeçtiğinde, icraya dayanak yapılan alacağın özünden vazgeçmemişse de; o icra takibinden doğan "faiz, yargılama gideri, harç" vs.den vazgeçmiş sayılacağını, davacının vazgeçtiği tüm bu feri haklardan, sanki vazgeçmemişcesine yeni bir takip yapmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme kararının dayanağı yapılan 30.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu , 11. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasındaki itiraz dilekçelerinde, ödeme emrindeki işlemiş faize itiraz ettiklerini,itirazlarında; faizin 17.01.2012 -31.05.2013 tarihleri arası işletildiği ancak dayanak cari hesap mutabakatının tarihinin 17.01.2013 olması gerekirken sehven 17.01.2012 olarak yazıldığı bu nedenle fazladan talep edilen 1 yıllık faiz bedeline itiraz ettiklerini belirttiklerini, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ödeme emrinde; asıl alacağın 27.864,99-USD kabul edildiğini ancak davacının: 4.003,09-USD takibe kadar işlemiş faizde talep ettiğini, davalının ise, bunun sadece 1019-USD'sini kabul ettiğini ve toplamda 28.883,99-USD olarak dosya borcunu tüm ferileri ile ödediğini, davacının faize itirazı kabul etmiyorsa, faizin doğru olduğunu ispatlamak için itirazın iptali davası açması gerektiği halde böyle bir dava açmadığını, bu faizin takipten önceki dönemde hangi tarihlerde istenip istenemeyeceği hususunun tamamen ayrı bir yargılama konusu olduğunu ancak böyle bir yargılama yapılmadığını, her ne kadar icra takibine dayanak yapılan yani likit bir dosya olsa yargılamaya muhtaç bir dosya olduğunu, dosya içerisinde defalarca alınan bilirkişi raporlarında dahi birbirinden farklı rakamlar olduğunu, icra inkar tazminatının reddine dair karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine kötüniyetle işbu takibin yapıldığını, davalı lehine kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü...E. sayılı icra dosyasının, alacağın temel dayanağı olduğunu, davalı tarafın itirazının yalnızca alacak kalemlerine ilişkin olduğunu, faiz oranlarına ilişkin bir itirazlarının söz konusu olmadığını, dolayısıyla söz konusu faiz oranının, davalı yönünden kesinleştiğini, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü...E. sayılı icra dosyası kapsamında, takip sonrası döneme ilişkin faiz hesaplamasında, ödeme emrinde yer alan yıllık %9,75 oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yabancı para alacaklarına 3095 Sayılı Kanun kapsamında faiz uygulanacağı belirtilerek, hesaplama yapıldığını ve mahkemece bu yönde hüküm tesis edildiğini, dava dilekçesi kapsamındaki hesaplamalarda, ek raporun 4.2 maddesinde belirtildiği gibi, takip vekalet ücreti, masraf ve diğer ferilerinin USD cinsinden alacağa eklenmesinin söz konusu olmadığını, yine raporun 4. paragrafında, sanki 4.905,28 USD asıl alacak ve 357,72 USD faiz olmak üzere, 5.263 USD toplam şeklinde bir talepleri varmış gibi değerlendirme yapıldığını, işbu davaya konu icra dosyasındaki takip talebinde de böyle bir talepleri olmadığını, silsile halinde hatalı hesaplamalara dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda, ilk derece mahkemesi hükmünün de hatalı olduğunu, bakiye harç tutarına ilişkin olarak, bilirkişi tarafından bir kısım tespitler yapılmışsa da, işbu dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, söz konusu icra dosyası kapsamında, icra müdürlüğünce tahsil harcı, davalı tarafın o dosyaya yapmış olduğu kısmi ödeme ile TBK m.100 kapsamında tam olarak tahsil edildiğini, bakiye bir harç söz konusu ise, söz konusu dosyanın borçlusu davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından TBK m.100 dikkate alınmadığını, asıl alacak ve işlemiş faiz hesaplamaları hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 30/01/2012 tarihli malzemeli işçilik sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 17/01/2013 tarihinde imzalanan "Cari Hesap Mutabakatı" gereğince; davalı tarafça yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takip tarihinden önce işlemiş faiz dışındaki kısmın kabul edilerek, hatalı hesap çıkarıp, İstanbul 11.İcra Müdürlüğüne ödeme yaptığını, borçlunun 1 yıllık faize yönelik itirazından ari olarak, bakiye 4.547,39 USD borcu kaldığı belirtilerek, borç muhtırası yollanması talep edildiğini, talebin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine, İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1506 Esas, 2015/270 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan şikayet üzerine, sonuçta Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından dava konusu hakkında itirazın iptali davası açılması gerektiğini belirttiğinden davanın mahkemece reddedildiğini, ancak bu arada itirazın iptali davası açma süresinin geçtiği için açık durumda olan İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipten fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak vazgeçildiğini ve bakiye alacak için davaya konu, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine geçildiğini, davalı/borçlunun yetkiye ve borca yönelik itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazlarının iptaline ve icra takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiş, Davalı iş sahibi vekili; davacı şirket tarafından, davalı aleyhine başlatılan, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine karşı hem yetkiye hem de borca karşı itiraz edildiğini, dosyanın aşamalardan geçerek yetkili icra müdürlüğü olan İstanbul İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kaydı yapılarak, tekrar ödeme emri gönderildiğini, nihayetinde davacı şirket vekilleri tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 14.04.2017 tarihinde “takipten vazgeçtiğine” ilişkin beyanda bulunularak; 02.05.2017 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile “İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yanlış hesaplama neticesinde bakiye kalan alacak” sebepli yeni bir icra takibi başlatıldığını belirterek; davanın reddini ve asıl alacağın % 20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece 27/10/2023 tarihli karar ile; alacaklı vekilinin, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü...E.sayılı takibinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak vazgeçme beyanında bulunduğundan; vazgeçme beyanının ihtirazı kayıtla yapıldığı, faiz alacağından açıkça feragat edilmediğinden, hukuki varlığını koruyan ve zamanaşımı süresi sonuna kadar istenebilecek 2.389,86-USD takip öncesi faiz alacağının İstanbul 25.İcra Müdürlüğü ...E.sayılı takibinde talep edilebileceği, TBK.121/3 maddesinde düzenlenen, kamu düzenine ilişkin olan ve uygulamada faize.faiz yürütme yasağı olarakta bilindiği üzere davacının takipte faize faiz işletmesi ve takip sonrası içinde faiz talebinde bulunmasının yasal olmadığı, raporun denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli olduğu, gerekçesi ile bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile Davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 2.389,86 -USD asıl alacak üzerinden iptaline, takibin 2.389,86-USD asıl alacak üzerinden devamına, (TBK 121/3 maddesi gereğince davacının takipte faize faiz işletmesi ve takip sonrası içinde faiz talebinde bulunmasının yasal olanağının bulunmaması sebebiyle fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 1.702,60-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Somut olayda; davacı yüklenicinin cari hesaba göre alacağını önce önce Ankara 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile talep ettiği, davalının icra takibinde, hem yetkiye hem de borca karşı itiraz ettiği, dosyanın aşamalardan geçerek yetkili icra müdürlüğü olan İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kaydı yapılarak, davalı yana tekrar ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafça bir hesap yapılarak asıl alacak ve bir kısım faiz toplamının icra takip dosyana ödendiği, davacı yanın, ödenen bu bedelin eksik olduğu ve kalan kısım için davalıya muhtıra gönderilmesi talebinin İcra Müdürlüğü tarafından kabul edilmeyince; davacı yan tarafından; İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1506 Esas, 2015/270 Karar sayılı dosyası ile şikayet dosyası açıldığı, dosya çeşitli aşamalardan geçtikten sonra sonuçta; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından dava konusu hakkında itirazın iptali davası açılması gerektiğini belirttiğinden; davanın İcra Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildiği, ancak bu arada itirazın iptali davası açma süresinin geçtiği için davacı yanın halen açık durumda olan İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipten; fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak 14.04.2017 tarihinde vazgeçtiği ve akabinde bakiye alacak için davaya konu, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibi başlattığı, bu takipte borcun sebebi olarak; “İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yanlış hesaplama neticesinde bakiye kalan alacak” olarak gösterildiği görülmüştür. Davacı yan İstanbul 11. İcra Müdürlüğündeki takipten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere vazgeçtiğinden ve takipten vazgeçme dosya alacağından feragat edildiği anlamına gelmediğinden; davacı yanın davaya konu takibi açmasında hukuki yararı vardır ve ilk takipten vazgeçildiği için o takip canlandırılmayacağından; yeni bir takip ile bakiye alacak istenebilir, bu nedenle davalı yanın derdestlik iddiası kabul görmemiştir.Davacı yan taraflar arasında imzası inkar edilmeyen ve aslen 17.01.2012 tarihli olduğu görülen cari hesap mutabakatı dayalı takip başlattığından; davada artık davacı yanın mutabakatta yazılı bedeli hak edip etmediği yani işi yapıp yapmadığının iş bu davada araştırılmasına gerek bulunmadığı, yapılacak işin bakiye alacağın hesaplanması olduğu, mahkemece bu konuda emekli icra müdürü bilirkişiden bir kök birde ek rapor alındığı, raporun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile ve faize faiz işletilen kısım dışlanarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/10/2023 tarih ve 2021/39 Esas, 2023/724 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 1.241,02 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 971,17 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.