TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1669 KARAR NO:2026/201 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:10/05/2022 NUMARASI:2021/325 Esas - 2022/320 Karar DAVANIN KONUSU:Maddi tazminat KARAR TARİHİ:03/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/02/2018 …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1669 KARAR NO:2026/201 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:10/05/2022 NUMARASI:2021/325 Esas - 2022/320 Karar DAVANIN KONUSU:Maddi tazminat KARAR TARİHİ:03/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/02/2018 günü meydana gelen çift taraflı kazada davacıların desteği ... vefat ettiğini, davacıların 6100 sayılı HMK'nin 107.maddesi gereğince toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirleneceğini, temerrüt tarihi olan 26/04/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davacı ... için 100 TL olan destek tazminatı talebini 293.064,84 TL'ye, davacı ... için 100 TL olan destek tazminatı talebini ise ise 66.935,16 TL'ye artırdığını beyan etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; açılan davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili; davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla hesaplandığını, yerel mahkemenin davayı reddetme gerekçesinin tamamen yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, karşı araç sürücüsü olan ...'ın bir kusuru olmadığını, davacıların, davalı ... karşısında zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğunu, desteğin kusurunun davacılara yansımasından söz edilmesinin de mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen tazminat hakkının poliçe teminatı dahilinde olacağını, dava dilekçesinde talep edilen tazminat hakkının poliçe teminatları dışında olduğuna yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Desteğin sürücüsü olduğu araç ile çift taraflı olarak kaza yaptığı, meydana gelen kazada desteğin %100 oranında asli kusurlu olduğunun Kaza Tespit Tutanağı ve Mahkemece aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu durumda destekten yoksun kalan davacının üçüncü kişi konumunda olup olmadığı ve desteğin kusurunun kendilerine yansıtılıp yansıtılamayacağı, sonucu itibariyle de davacıların desteğinin sürücüsü olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepler bakımından sigortacının sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe kapsamında ve sigorta limitleri dahilinde üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmekle sınırlıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 92. maddesinin (a) ve (c) bentleri, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.3 maddesi, A.5 maddesinin (ç) bendi ve yine A.6 maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde; bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm olayına bağlı olarak destekten yoksun kalma halinde, destekten yoksun kalınan zararın ... sorumluluk kapsamında olması için ölenin üçüncü kişi olması ve desteğin kusursuz bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davacının desteğinin idaresindeki araç ile 28/02/2018 tarihinde yapmış olduğu çift taraflı trafik kazasında öldüğü, trafik kazası tespit tutanağı ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlenen ve başlangıç tarihi 26/12/2017 olan poliçe şartlarına göre belirlenecektir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararları, destekten yoksun kalma teminatı kapsamındadır.Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir.Bundan ayrı yine genel şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat dışı tutulduğundan; kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında sayılmadığı ve Genel Şartlar davalının sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin ayrılmaz bir parçası olup genel işlem koşulu niteliği de taşımadığı göz önüne alındığında, davacıların destek tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereğince davanın tamamının reddiyle davalı lehine maktu vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1.Davanın reddine, 2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına , 3.Davacının ilk derece mahkemesince sarfettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereğince belirlenen 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine 5.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin ücretin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6.Dosyada artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1.Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2.İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 66,5 TL posta ve tebligat gideri ile 441,40 (220,70 x 2) TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/03/2026