T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/112 Esas KARAR NO: 2026/176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2025 NUMARASI: 2025/931 Esas TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... adı altında internet üz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/112 Esas KARAR NO: 2026/176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2025 NUMARASI: 2025/931 Esas TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... adı altında internet üzerinden satış yapan firmalara sosyal medya ve reklam danışmanlığı hizmeti sunan bir şahıs şirketi sahibi olduğunu, tarafların 27.06.2024 ve 23.05.2025 tarihlerinde sosyal medya danışmalığı konulu iki adet sözleşme imzaladığını, sözleşmelere göre müvekkili kapsamı sözleşmelerde belirlenen hizmetleri yerine getirecek, karşılığında ise davalı taraf aylık KDV dahil 48.000 TL ödeme yapacağını, müvekkilinin sözleşme harici olarak davalı şirket için ürün görsel tasarımları ve reklam filmi hizmeti de verdiğini, işbu hizmetlere ilişkin olarak faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin faturalara konu mal ve hizmetleri yerine getirmiş olmasına karşılık davalı yan fatura ödemelerini yapmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E sayılı icra takibi başlatılmış ancak davalı yanca takibe haksız şekilde itiraz edildiğini belirterek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, alacağa yeter miktarda borçlunun hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. Aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecbur olduğu, anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; davanın itirazın iptali davası olduğu, davalının takibe itiraz ettiği görülmüş olup, dosyada bu aşamada sunulan deliller de dikkate alınarak bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve davalının mallarını kaçırdığı iddiasının delillendirilmemesi nedeni ile ihtiyati haciz talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile talebin bu aşamada reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme tarafından mevcut delillere göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı kabul edilmişse de, Mahkemece taraflarınca sunulan deliller incelenmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, zira müvekkilinin alacağının dosya kapsamında sunulan faturalar, taraflar arasındaki yazışmalar ve sözleşme ile sabit olduğunu, dolasıyla alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, yine diğer taraftan mahkeme ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçesinde davalının mallarını kaçırdığı iddiasının delillendirilmemesine dayanmışsa da bu karar bu açıdan usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamına sunulan faturalara ve sözleşmeye bakıldığında alacağın vadesinin geldiğini, bu sebeple ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirerek alacağa hak kazandığı hususu sabit iken, mahkeme tarafından dosya kapsamına sunulan deliller değerlendirilmeden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ve borcun vadesi gelmediği hususu incelemeden borçlunun mal kaçırdığı iddiasının ispatlanamadığından bahisle borcun vadesi gelmesine rağmen hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini belirterek 13.02.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile alacağa yeter miktarda davalının taşınır, taşınmaz, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacı tarafından davalı şirkete yurt içi reklam, tanıtım ve satış ve pazarlama hizmeti verildiği iddiasıyla düzenlenen cari hesaba dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 246.000,00TL fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür. Derdest dava kapsamında ihtayati haciz talep edilmiş olup Mahkemece şartları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Davacı ise kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf etmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati haciz talep eden davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediğini iddia etmiştir.Takip talebinde, borcun sebebi sözleşme ve faturalardan kaynaklanan alacak olarak belirtilmiştir. Dava, takipte talep edilen 246.000,00 TL üzerinden açılmıştır. İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde, sözleşme, fatura ve müvekkili tarafından hazırlanan reklam çalışması görselleri sunulmuştur. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen delillerin, bu aşamada alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 24/11/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/02/2026