T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1342 - 2025/2275 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1342 KARAR NO : 2025/2275 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2020/24 Esas - 2024/90 Karar DAVACI : İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1342 - 2025/2275 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1342 KARAR NO : 2025/2275 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2020/24 Esas - 2024/90 Karar DAVACI : İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE HİTİT SANAYİ İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 21. İcra Müdürlüğü (2020/29 İflas) Çankaya/ANKARA DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/01/2020 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idare genel müdürlüğünce ihale edilen 22.055.884,57-TL sözleşme bedellinin “Kandıra Namazgah Barajı İkmal İnşaatı” işinin Hitit San. İnş. Ltd. Şti. firmasının taahhüdü altında yapımı tamamlanarak 31.01.2014 tarihinde devreye alındığını, davalı şirket işçisi olarak çalışan dava dışı ... tarafından ücretlerin ödenmesi talebiyle Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2017/765 Esas sayılı dosyasıyla, davalı ile davacı idareye karşı dava açılmış olduğunu, adı geçen Mahkemenin 20.06.2018 tarih 2017/765 esas 2018/395 Karar Sayılı kararı ile açılan davayı kabul ettiğini ve mahkemece hüküm altına alınan meblağının Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7660 Esas sayılı dosyasına 29.06.2018 tarihinde toplam 82.744,25-TL olarak ödeme yapılmış olduğunu, bu kararın Yargıtay tarafından onandığını, bu nedenle bu davayı açma gereği doğduğunu, 6098 sayılı BK m 62'de müteselsil sorumluların iç ilişkisinde rücu hakkını düzenleyen madde uyarınca ve aynı kanunun 168. Maddesi uyarınca alacaklının haklarına halef olduğunu, dava dışı ... tarafından Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2017/765 esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında müteselsil tahsiline hükmedildiğini, bu nedenle idare tarafından dava dışı ...'a ödenen 82,744,25-TL alacağın davacı şirketten tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığını beyanla 82.744,25-TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 15.743,50-TL rücuen tazminat alacağı ve 5.889,90-TL iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faiz olmak üzere toplam 21.633,40-TL alacağın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla müflis Hitit Sanayi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketinin iflasını takip eden Ankara İflas Dairesinin 2020/29 İflas sayılı dosyasında kayıtlı iflas masasına KAYIT ve KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurumun cebri icra nedeniyle yüklenici davalı firma adına onun yerine ödeme yaptığını, davalı şirketin davacı idarenin dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avansın faizi ile birlikte taleplerinin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih, 2020/24 Esas - 2024/90 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava alacak davasından dönüşen kayıt kabul istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesi içeriğine göre; davacı ile davalı arasında Kandıra Namazgah Barajı İkmal İnşaatı işine ait 19.03.2013 tarihli sözleşme imzalandığı, bu kapsamda davalının anılan işi yerine getirdiği, davalının işçilerinden olan dava dışı ...’ın davacı ve davalı hakkında Ankara 44. İş Mahkemesinin 2017/765 esas 2018/395 karar sayılı kararı ile işçinin ödenmeyen ücret alacakları yönünden davanın kabulüne karar verildiği, dava dışı işçi tarafından başlatılan takip nedeniyle davacının Ankara 28. İcra Dairesinin 2018/7660 esas sayılı takip dosyasına 02.07.2018 tarihinde 82.744,25-TL ödediği, anılan bedelin davalıdan rücusu için eldeki davanın açıldığı, davalının davaya cevap vermediği, yargılama devam ederken davalının 09.09.2020 tarihinde iflasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2434 esas 2022/3179 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; dava dışı işçinin açtığı davanın ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bozulduğu ve ilk derece mahkemesince davacının sorumlu olduğu 8.014,62-TL ücret alacağının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte İSU ve Hitit San. İnşaat ve Tic Ltd Şti'den müteselsilen alınarak dava dışı işçiye ödenmesine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/12929 esas 2022/106 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onandığı, anılan onama kararından sonra davacının sorumlu olduğu miktar ve ferileri hesaplanarak davacıya 13.02.2023 tarihinde icra müdürlüğü tarafından 58.972,81 TL’nin iade edildiği, mahkemece anılan hususlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararları). Bununla birlikte sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, son alt işverenin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının doğmasına sebebiyet verdiği için bunların tamamından sorumlu olacağından bu ücretlerin alt işverenden tahsiline hükmedilmelidir. Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir.(Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873-2018/6205 ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779- 2018/6452 sy.k) Somut olayda; eldeki davanın alacak davası olarak açıldığı, yargılama devam ederken Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/943 esas 2016/4 karar sayılı dosyasından 09.09.2020 tarihinde ek karar ile davalının 09.09.2020 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2434 esas 2022/3179 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; bu nedenle eldeki davanın 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi uyarınca kayıt kabul istemine dönüştüğü (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/210 esas 2024/577 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3240 esas 2013/4731 karar sayılı ilamı) Bu kapsamda davalının işçilerinden olan dava dışı ...’ın davacı ve davalı hakkında Ankara 44. İş Mahkemesinin 2017/765 esas 2018/395 karar sayılı kararı ile işçinin ödenmeyen ücret alacakları yönünden davanın kabulüne karar verildiği, dava dışı işçi tarafından başlatılan takip nedeniyle davacının Ankara 28. İcra Dairesinin 2018/7660 esas sayılı takip dosyasına 02.07.2018 tarihinde 82.744,25-TL ödediği, anılan kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bozulduğu ve ilk derece mahkemesince davacının sorumlu olduğu 8.014,62-TL ücret alacağının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacı ve Hitit San. İnşaat ve Tic Ltd Şti'den müteselsilen alınarak dava dışı işçiye ödenmesine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/12929 esas 2022/106 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onandığı, anılan onama kararından sonra davacının sorumlu olduğu miktar ve ferilerin mahkemece iflas tarihi itibariyle hesaplanarak ve takip dosyasından davacıya 13.02.2023 tarihinde icra müdürlüğü tarafından 58.972,81 TL’nin iade edildiği hususu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*