T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/888 Esas KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2023 NUMARASI : 2017/443 Esas, 2023/281 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/888 Esas KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2023 NUMARASI : 2017/443 Esas, 2023/281 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında reklam hizmetine ilişkin sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini, düzenlenen sözleşme gereğince davalı borçlu şirketin reklam hizmetlerinin yerine getirdiğini ancak davalı borçlu şirket tarafından müvekkilinin yaptığı reklam hizmetine karşılık kalan 49.801,66-TL borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu şirket aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine borca itiraz ettiğini, böylelikle icra takibinin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, kötü niyetli davalı borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Eskişehir icra Müdürlüğünde başlattığı takibe taraflarınca itiraz edilmesi üzerine süresinde itirazın iptali davası açmaması üzerine takibin düştüğünü, davacının Beykoz İcra Müdürlüğünde başlattığı takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davayı açtığını, davacının aynı konuda 2. bir takip yapmasının hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı ile imzaladığı sözleşme gereğince hizmet bedelinin % 50 sini peşin olarak davacıya ödediğini, müvekkilinin davacı ile imzaladığı sözleşmenin akabinde müvekkiline iletilen Mayıs ayı yayın akış raporundan bazı noktalarda hiç yayın yapılmadığı, bazı noktalarda da eksik yayın yapıldığının anlaşıldığını, ayrıca Mayıs ayından sonra davacı tarafından müvekkiline nokta ve ekran bilgilerini içeren raporlamanın iletilmediğini, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin iadeli taahhütlü mektup ve noter kanalı ile iletildiğini, davacı tarafından bu yazışmalara cevap verilmediği gibi yükümlülüklerin ifasında da bir düzelmenin söz konusu olmadığını, davacının sözleşmenin esaslı noktalarını yerine getirmediğinden 23.09.2023 tarihinde sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, davacının fesihten sonra fatura düzenleyerek sözleşmenin kalan bedelini talep ettiğini, ancak davacının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve sözleşmenin haklı olarak müvekkili tarafından feshedildiğini, bu nedenle davacının davaya konu fatura nedeniyle talepte bulunmasının haksız olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tarafların ... ekranlarından davalının reklamlarının gösterimi hususunda anlaştıklarını, reklam hizmetinin niteliği gereği esas amacın tanıtılan tarafın hedef tüketiciye hatırlatılması olduğu, davalının, bu hizmetten yararlanmak için davacı ile olan sözleşmeyi imzaladığı ve her gün belli sayıda spot yayınlanarak nihai tüketiciye kendisini hatırlatmak, ürünlerini tanıtmak istediği, sözleşme süresinin 176 gün ve günlük spot adeti 109 olarak sözleşme ile belirlenmiş olmasına rağmen davacı üzerine düşen edimi bir an önce bitirmek ve ücretine hak kazanmak için günlük ve nihai olarak sözleşme adetini aşan sayıda 80 gün boyunca görsel yayını yaptığı ve bir kısım şubelerde tam, bir kısmında eksik yayın yaparken bir kısmında ise hiç yapmadığı, bu durumun taraflar arasındaki mail kayıtları ile de sabit olduğu, davalının sözleşmeden beklentisinin tüm ... şubelerinde belirli aralıklarla kendisini hedef tüketicisine ulaştırmak iken bu beklentinin daha az sayıda şubede ve daha az sürede gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamdaki davalının beklentisinin sözleşmenin esaslı unsurunu teşkil ettiği, nitekim daha az sürede daha az insana tanıtıldığı ve sözleşmedeki menfaatin yerine gelmediği, davacının fazladan dahi olsa üzerine düşen edimi kısa zamanda tüketmesinin davalının sözleşme ile ulaşmak istediği amaç ve beklentisine uygun olmadığı, davacıya ihtarat ile hatırlatılmasına rağmen aylık raporların da sunulmadığı gözetildiğinde davalının esaslı unsur kapsamında sözleşmesinin feshinde haklı nedene dayandığı, sözleşmenin ifa süresi, spot yayın tekrarı ve yayın birim ücreti kapsamında bakiye süre yönünden davacının ücrete hak kazanmadığı, ifa ettiği edimin karşılığını başlangıçta avans olarak aldığı, eksik ifaya dayalı olarak davalının ödemezlik definin taraflara arasındaki sözleşmeye, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ortada eksik ifanın söz konu olmadığını, Mahkemenin bu kanaatini eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına dayandırdığını, ... Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmadan rapor düzenlenmesinin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkiline ... tarafından verilen yazı cevabından müvekkilinin reklam hizmetinin eksiksiz olarak yerine getirdiğinin anlaşıldığını, ancak LOG oynatma sisteminde oluşan hata nedeniyle süre ve yayın adetlerinin yanlış olarak bildirildiğini, buna rağmen reklam hizmetinde herhangi bir şekilde eksiklik bulunmadığının belirtildiğini, raporu düzenleyen sektör bilirkişinin ... cevaplarının eksik olduğunu belirtmesine rağmen Mahkemece ...'ye müzekkere yazılmadığı gibi taraflarınca temin edilen belgeler dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle düzenlenen raporun hükme esas alındığını, Mahkemece kötüniyet iddiaları incelenmeksizin eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, davalının ihtarları üzerine müvekkili tarafından ...'ye yayın akışının sorulduğunu, ... tarafından verilen cevabi yazılardan davalının haberi olduğunu, davalının reklamın yazıda belirtilen şekilde yayınlanmasına muvafakat ederek hizmetin bu şekilde gerçekleşmesini kabul ettiğini, davalının sözleşme süresi sona erdikten 13 gün sonra sözleşmeyi feshettiği yönündeki irade bildiriminin geçersiz olduğunu, aynı zamanda MK 2 ye aykırı olarak davalının kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin reklam hizmetini eksik yerine getirdiği şeklindeki görüşünün kendi içinde çelişkili olduğunu, raporda tarafların reklamın toplam 19.184 adet spot olarak yayınlanması konusunda anlaştığı, akabinde müvekkili tarafından da bu konuda ... ile anlaşıldığı, ... tarafından verilen cevapta söz konusu reklamın 42.656 kez yayınlandığının tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmeyle öngörülen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hizmetin bu şekilde yapılmasına davalının muvafakat ederek kabul ettiğini, raporda reklamın 9 ay sürede değil 80 günde yayınlandığı değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, zira rapordaki bu değerlendirmeye esas alının ... cevabi yazısının sadece 80 günlük döneme ilişkin olduğunu, ...'ye yeniden müzekkere yazılması halinde reklamın 9 ay boyunca yayınlandığının görüleceğini, bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulduğunu, yine ... yazı cevaplarında, müvekkilinin reklam hizmetini sözleşmede belirtilen sayıdan fazla yayınlandığı belirtilmesine rağmen raporda reklam hizmetinin eksik olarak yerine getirildiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, zaten 80 iş günü içinde 42.656 kez yayın yapılmasının mümkün olmadığının belirtilen yayın akışı için en az 9 aylık süreye ihtiyaç bulunduğunu, bu hususun ... cevaplarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle Mahkemenin davalının sözleşmedeki esaslı beklentisinin gerçekleşmemesi nedeniyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği ve dolayısıyla feshin haklı olduğu şeklindeki değerlendirmesinin maddi dayanaktan yoksun olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki reklam sözleşmesi kapsamında bakiye hizmet bedeline istinaden düzenlenen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın ilk olarak Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açıldığı, Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/638 E., 2016/268 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve dosya İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/807 Esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkemenin 02/03/2017 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2017/443 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık, davacının icra takip tarihi itibariyle bakiye hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarına ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında sözleşmeden kaynaklanan 49.801,66-TL asıl alacak 4.745,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.547,14-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 14.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 15/09/2015 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, itirazın alacaklıya tebliğine dair evraka rastlanmadığı, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Talimat mahkemesince aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 25/10/2018 tarihli raporunda özetle; Davacı vekilinin 14/12/2017 tarihli beyan dilekçesinde yer alan adreste, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmemesinden dolayı, davacı ticari defter belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı bildirilmiştir. 15/11/2019 tarihli tarihli raporunda özetle; sözleşmeye göre 8 ay boyunca günlük 109 spot olmak üzere toplam 19.184 adet yayın yayınlanması gerekirken, yayın raporuna göre 80 gün içinde 42.656 adet yayın yapıldığı, dava konusu yayınlarda reklam veren tarafından talep edilmiş olan yayın adedinin iki katından fazla yayın yapılmış olmasına rağmen yayınların 8 ay yerine 80 güne sıkıştırılmış olmasının hedeflenen faydanın elde edilmemesine yol açtığını, bu nedenle yayınların adet olarak yapılmış olsa bile süre açısından gerçekleştirilmemiş sayılacağını, Sözleşmenin başlangıç tarihi olan 02.05.2013 tarihi ile feshedildiği 23.09.2013 tarihi arasındaki dönmede, davacının bu dönem içinde yaptığı yayınlar nedeniyle toplam yayın bedeli olan KDV dahil 99.603,33 TL'lik tutarın ne kadarlık bir kısmına hak kazanmış olduğu hususunun hesaplanması kurulumuzun uzmanlığını girmediğinden, bu hususa ilişkin bir hesaplama yapılamamış ve dolayısıyla da davacının davalıdan, peşin olarak tahsil etmiş olduğu 49.801,66 TL'lik tutardan, daha fazla bir tutarı talebe hak kazanıp kazanamadığı hususunda bir kanaate ulaşılamadığı; bu husustaki hesaplamanın yapılması için kurula bir Mali Müşavir bilirkişinin de atanmasının uygun olacağı yönündeki kanaatleri bildirilmiştir. 17/09/2020 tarihli tarihli ek raporunda özetle; Davalı ... A.Ş'nin sözleşme hükümlerini eksik olarak yerine getiren davacı ... Ltd. Şti.'den 4.527,42 TL alacaklı olduğu, Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeti taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Bilirkişi heyetine bir mali müşavir bilirkişi eklenmesi üzerine düzenlenen 03/12/2021 tarihli tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafından talep edilen belgelerde heyetin bir önceki raporundaki görüşünü etkileyecek bir sebep bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin sözleşme hükümlerini eksik olarak yerine getiren davacı ... Ltd. Şti'den 4.527,42 TL alacaklı olduğu görüşlerini tekrar ettiklerini bildirilmiştir. Davacı ile dava dışı ... Genel Müdürlüğü arasında 29.08.2012 tarihli ... İşyerinde Kurulu Bulunan Kapalı Devre Merkezi Yayın Sistemlerinin İşletimine ilişkin sözleşmenin imzalandığı ve bu sözleşme ile davacıya Teknik şartnamenin E 1 listesinde belirtilen ... işyerlerinde Kapalı Devre Merkezi Yayın Sistemi kapsamında kurulu bulunan 740 adet LCD ekranın işletimi ve bu kapsamda ...'nin uygun gördüğü yayınların, reklamların ve görsellerin 36 ay süre ile yayınlaması işinin verildiği anlaşılmıştır. Davacı ile davalı arasında 02.05.2013-31.12.2013 tarihleri arasında Türkiye genelindeki ... TV ekranlarında, hafta içi 8.30-17:30 saatleri arasında davalı ... 'in reklamlarının davacı tarafından yayınlaması için 30.04.2013 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesine göre, 11 saniyelik ... reklam spotunun günde 109 tekrar olmak üzere 176 gün ( 8 ay) boyunca yayınlanacağı, toplamda 19.184 adet spotun yayınlanacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4. Maddesinde; 02.05.2013-31.12.2013 tarihleri arasında, birim/sn ücreti 0,472 TL(KDV dahil)x 11 sn(reklam spotu) x 109 spot yayın tekrarı(günlük)x176 gün( 8 ay) = 99.603,328 (KDV dahil) belirlenmiştir. Yine sözleşmenin 4. Maddesine göre davacı, sözleşmede taahhüt ettiği doğrultuda, tüm ekranlarda eksiksiz ve tam reklam yapmayı ve bu yayınları her ay raporlamayı taahhüt etmiştir. Sözleşmenin 5. Maddesinde; yayın bedelinin % 50 si olan 49.801,66 TL'nin reklam çalışmalarının başlamasını takiben 15 gün içinde, geriye kalan % 50 si olan 49.801,66 TL'nin ise tüm yayınların tamamlanması, raporlanması, kesin hesabın ortaya çıkması veya taraflarca mutabık kalınan tutara ilişkin faturanın ...'e ulaşmasını takiben 15 gün içinde davacıya ödeneceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 9. Maddesinde de, iş bu sözleşmenin taraflardan birisi tarafından "esasa ilişkin nedenler" ile ihlal edilmesi halinde diğer tarafın ihlal eden tarafa yazılı olarak bildirmek ve düzeltilmesi için 5 günlük süre tanımak zorunda olduğu, ihlalin 5 gün içinde düzeltilmemesi halinde, bildirimde bulunan tarafın, sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerden kurtulacağı ve her iki tarafın da yasal çözüm yollarına başvurma hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen sözleşme maddeleri ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Dava konusu icra takibinin dayanağı fatura, sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlenen sözleşme bedelinin % 50 si bakiye hizmet bedeli olan 49.801,66 TL'dir. Sözleşmeye göre davacı hizmet veren, davalı hizmeti alan taraftır. Davacı, bakiye hizmet bedelini hak ettiğini iddia ederek hizmet bedelini talep etmiş, davalı ise davacının sözleşme gereği bazı edimlerini yerine getirmediği, bazı edimlerini de eksik yerine getirdiğinden bahisle sözleşmenin taraflarınca feshedildiğini, davacının bakiye hizmet bedelini talep edemeyeceğini savunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nun 6. maddesinde, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, hizmetin sözleşme kapsamında yerine getirildiğinin ve icra takibine dayanak faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır. Dosya kapsamında yer alan ...'nin 13/01/2014 tarihli yazısında sistem üzerinde yapılan araştırmada ... reklamlarının 06.05.2013 tarihinde sisteme atıldığı ve aktif istemcilerde, Türkiye genelinde Ek 1 oyun listesine göre 912 saniyelik periyotlarda 5 tekrar olacak şekilde programlandığı gün içerisinde 9 saalik mesai süresinde 178 tekrar ile yayınlanması gerektiğinin hesaplandığı belirtilmiştir. Davalı tarafından davacıya keşide edilen 11.09.2013 tarihli Noter ihtarnamesi ile taraflarına iletilen Mayıs ayı yayın akışı raporunda; yapılacağı taahhüt edilen 253.814 adet reklam spotunun eksik yapıldığı, toplamda 666.270 adet reklam spotunun yayınlamadığının tespit edildiğini, iadeli taahhütlü gönderilen 08.07.2013 tarihli yazı ile de konunun ihtaren bildirildiği ancak herhangi bir gelişme olmadığını, şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığı, davacının bu tarihe kadar ki yayın yükümlülüğünü eksik ifa ettiğini bildirerek yayınlanmayan reklam spotlarının yayınlanmama gerekçelerinin rapor edilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından davacıya keşide edilen 23.09.2013 tarihli Noter ihtarnamesi ile 11 Eylül 2013 tarihli ihtarname içeriği yinelenerek 16.09.2013 tarihinde iletilen ... Genel Müdürlüğü Tanıtım ve Pazarlama Dairesi Başkanlığının yazısında, nokta ve ekran bilgilerini içeren raporlamanın yer almadığı, Mayıs ayına ilişkin eksik reklam spotları ile ilgili hiç bir açıklama yer almadığı belirtilerek davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında sözleşme kurulduktan sonra davacı tarafından davalının reklamlarının ...'ye ait LCD ekranlarda, 02.05.2013 tarihinden itibaren yayınlaması gerekirken, ... den gelen cevaba göre 06.05.2013 Mayıs ayının başında yayınlanmaya başladığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya iletilen Mayıs ayına ait raporda, davalının sözleşmeye göre yayınlanması gerekirken eksik yayınlanan veya yayınlanmayan reklam tespit etmesi üzerine, bu husus 08.07.2013 tarihi iadeli taahhütlü mektup ile davacıya bildirilmiştir. Davalı tarafından akabinde 11.09.2013 tarihli ihtarname gönderilerek yayınlanmayan ve eksik yayınlanan raporların yayınlanması talep edilmiş ve davacıdan sözleşme gereği yayınların raporlarını talep etmiş, akabinde de davacının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediğinden bahisle 23.09.2013 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4. Maddesinde, davacı, sözleşmede taahhüt ettiği doğrultuda, tüm ekranlarda eksiksiz ve tam reklam yapmayı ve bu yayınları her ay raporlamayı taahhüt etmiş ise de, dosya kapsamına göre Mayıs ayı dışında davalıya yayın raporunu sunmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte alınan bilirkişi raporlarına göre davacının sözleşmede taahhüt ettiği doğrultuda edimini ifa etmediği belirtilmiş olup, davacının sözleşmede taahhüt ettiği tüm ekranlarda eksiksiz ve tam reklam yaptığını ispat edememiştir. Kaldı ki, bazı ... noktalarında reklamların yayınlanamadığı taraflar arasındaki mail yazışmalarından da anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan sonra davacının taraflar arasındaki sözleşmenin reklam sözleşmesi olması ve reklamın yayınlanmasının sözleşmenin esaslı unsuru olması nedeniyle, davalının sözleşmeyi 9. Maddesi gereğince feshinde haklı olduğu ve fesih prosedürünün davalı tarafından sözleşme usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde, yayın bedelinin geriye kalan % 50 si olan 49.801,66 TL'nin tüm yayınların tamamlanması, raporlanması, kesin hesabın ortaya çıkması veya taraflarca mutabık kalınan tutara ilişkin faturanın ...'e ulaşmasını takiben 15 gün içinde davacıya ödeneceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, davacının sözleşmede kapsamındaki edimlerini gereği gibi ve tam olarak yerine getirdiğini ispat edemediği (tüm yayınların sözleşmede taahhüt edildiği şekilde tamamlanması, raporlanması vb), bu hali ile davacının bakiye hizmet bedeli talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle ilk derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekili her ne kadar ...'ye müzekkere yazılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini iddia etmiş ise de, Mahkemece ... Genel Müdürlüğü'ne davacının talebi doğrultusunda müzekkere yazılmış ve bilirkişi raporları ile ek raporlarında müzekkere cevapları değerlendirilmiştir. Bununla birlikte sözleşmeye göre, sözleşme süresi boyunca yayın raporlarını hazırlamak ve bu raporları davalıya her ay sunmayı davacı taahhüt etmesine rağmen davasını ispatla yükümlü olan davacı tarafından bu yayın raporlarını sunulabilmiş değildir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ... tarafından reklamların hangi periyotlarda kaç tekrar olacak şekilde programlandığı ve gün içerisinde kaç saalik mesai süresinde kaç tekrar ile yayınlanmasının programlandığı ile ilgili gelen cevapların davalıya iletildiğini davalının bu durumu kabul ettiğini ileri sürmüştür. Ancak dosya kapsamında ... tarafından gelen yazı cevaplarının davalıya iletilmesi üzerine davalının bu cevaplardaki hususları açıkça kabul ettiğine ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı tarafından sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülüklerini sözleşmede taahhüt ettiği şekliyle yerine getirmediği ve bu nedenle davalının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, sözleşmenin ayakta olduğu sürede davalı tarafından yapılan peşinat ödemesinin, sözleşmenin feshine kadar olan süreye kadar davacının verdiği hizmetini karşıladığı, hatta davalının davacıdan 4.527,42 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu nedenle davacının davalıdan sözleşmeye göre bakiye hizmet bedeli talebinin yerinde olmadığı, ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443 Esas, 2023/281 Karar sayılı ve 03/04/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/03/2026