TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1729 KARAR NO : 2025/1385 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/03/2025 NUMARASI : 2024/833 Esas - 2025/167 Karar DAVANIN KONUSU: Tramer Kaydının Düzeltilmesi KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1729 KARAR NO : 2025/1385 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/03/2025 NUMARASI : 2024/833 Esas - 2025/167 Karar DAVANIN KONUSU: Tramer Kaydının Düzeltilmesi KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sigortalı ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 28.920 TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 29.172,38 TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, Sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 30/09/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olduğunu belirterek tespit davasının kabulü ile; 30/09/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 28.920 TL olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebi zaman aşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, davaya ilişkin talep bakımından müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, davalı, müvekkile ait araçta oluşan 28.920 TL hasar bedelini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER'e) 29.172,38 TL olarak bildirmesiyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23. maddesi'ni ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olmak suretiyle müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin, hasar kaydının tespiti ve bu durumun tramer'e bildirilerek düzeltilmesinde hukuki yararı bulunuğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, tramer kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 30/09/2023 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.İlk Derce Mahkemesince her ne kadar davacının dava tarihinde aracın maliki olmadığı, bu nedenle aktif husumetinin olmadığı belirtilmiş ise de, tramer kaydına işlenen hasarın meydana geldiği kazanın 30/09/2023 tarihinde olduğu, davacının kaza tarihinde aracın maliki olduğu, dolayısıyla davacının dava açma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır."Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir.Davacının maliki olduğu aracın karıştığı kaza nedeniyle hasar kaydının fazla bildirildiği ve bu nedenle hasar kaydının tespiti ve kaydın düzeltilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Aracının hasar tutarının fazla bildirilmesi halinde, aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Bu haliyle de davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın esasına ilişkin inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a, 362/1/g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2025