Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2801 E. , 2024/5669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2801 Karar No : 2024/5669 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … Sokak No:…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2801 E. , 2024/5669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2801 Karar No : 2024/5669 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … Sokak No:…, İç Kapı No:… adresinde bar olarak faaliyet gösteren işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin Lüleburgaz Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı oluru ile bu olura dayanılarak işyerinin mühürlenerek faaliyetten men edileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve 14/06/2022 tarihinde saat 17:00'da mühürleneceğine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına ruhsatlı içkili ve müzikli bar olarak işletilen işyeri ile ilgili olarak Lüleburgaz Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından Lüleburgaz Belediye Başkanlığına yazılan 12/04/2022 tarihli yazıda belirtilen 2009-2021 yılları arasında gerçekleşen adli, idari vakalar ve işletmecisi hakkındaki adli işlemler dikkate alınarak, dava konusu işyerinin kamu düzeni ve kamu güvenliğinin, toplumun huzuru ve sağlığı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanabilmesi maksadıyla kapatılması ve işyeri ruhsatının iptal edilmesi yönünde yetkili kolluk kuvvetince görüş beyan edildiğinin görülmekle, işyerlerinde aranacak genel şartları kaybettiği anlaşılan işyerinin ruhsatının iptaline ilişkin işlemin kamu düzeni ve güvenliğinin, toplumun huzur ve sağlığının ve kişilerin can güvenliğinin sağlanması amacıyla kamu yararı doğrultusunda tesis edildiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine yönelik dava konusu işlem ile bu işlem dayanak alınarak işletmenin mühürlenerek faaliyetten men edileceğine ilişkin işlemin ve mühürleme yapılacağına ilişkin işlemde usule ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, davacının istinaf isteminin reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/10/2023 tarih ve E:2023/12441, K:2023/5666 sayılı kararıyla " işyerinin, ruhsatlandırma aşamasında sağladığı ve sonrasında kaybettiği belirtilen trafik, genel güvenlik ve asayişe ilişkin belirtilen olaylar hakkında kolluk ya da davalı idare tarafından somut olarak yapılan denetim ve kontroller sonucunda düzenlenen tutanak, tespit, yazı ve yazışma, ihtar, idari para cezası, trafik kaza tespit tutanağı, trafik park ceza tutanağı, işyerinin faaliyetten men edilmesi gibi hangi iş ve işlemlerin yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili idarelerden getirtildikten sonra, işyerinin, işyeri sahibi ve işletmecisi tarafından mevzuata uygun şekilde işletilip işletilmediği hususu, işyerinin konumu genel ahlak, genel asayiş ve genel güvenlik yönünden birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle bozulması üzerine, İdare Dava Dairesince bozmaya uyularak, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Danıştayın bozma gereklerine uyulmadan karar verildiği, işyerinin faaliyetten men edilmesi kararı verilmeden ruhsatın iptal edilemeyeceği, bozma kararında aranan hususların gerçekleşmediği, çalışma hakkının engellendiği, dava konusu işlem nedeniyle zarar görüldüğü ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul yönünden hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince bozma kararına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de, Dairelerinin ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler haricinde ilave yeni bir bilgi veya belgenin olmadığı anlaşılmakla, mevcut bilgi ve belgelerin bozma kararında belirtildiği haliyle değerlendirilmesi neticesinde tesis edilen dava konusu işlemlerde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, verilen kararda esas yönünden de hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul yönünden 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının usul yönünden onanması gerektiği oyu ile Daire kararının usule ilişkin kısmına katılmıyorum.