T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1415 - 2026/32 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1415 KARAR NO : 2026/32 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2024 NUMARASI : 2023/211 Esas - 2024/177 Karar DAVACI : ECEM YAPI ÜRÜNLERİ İNŞAAT MALZEMLERİ MAKİN…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1415 - 2026/32 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1415 KARAR NO : 2026/32 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2024 NUMARASI : 2023/211 Esas - 2024/177 Karar DAVACI : ECEM YAPI ÜRÜNLERİ İNŞAAT MALZEMLERİ MAKİNA MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AKGÜNLER LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı firma arasındaki ticari ilişkinin 10.04.2015 tarihinden bu yana sürdüğünü, taraflar arasında bulunan anlaşmaya göre davacı şirket ödemelerini çek ile yaptığını, çek bedeli kadar ürün sevkiyatının davalı firma tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini, 2020 ve 2021 yılı bağlantılarına göre davacı tarafından ödenen ve sevkiyatı yapılması kararlaştırılan ürünleri davalı firma tarafından eksik teslim edildiğini, davacının üzerine düşen edimleri eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, davalının eksik teslim ettiği ürünler nedeniyle temerrüde düştüğünü, davacı, davalı firma ile geçmişe dayalı ticari ilişkisi olduğundan bu eksikliklerin giderilmesi için zaman tanıdığını, ancak bu geçen zamanda da edimin yerine getirilmediğini, bu sebeplerle davacı ile davalı arasında bulunan sözleşmeden döndüklerinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davalı firmanın sebep olduğu zararın tazmini için şimdilik 50.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu ürünlerin ne zaman ne şekilde sipariş edildiğini, edildiyse davalının bu siparişleri kabul edip etmediğini, bedellerinin ne olduğunu, verilen çeklerin hangi ürüne ilişkin olduğunu, sevkiyatın ne zaman yapılması gerektiğini, kendilerinin bu ürünleri hangi firmadan ne zaman hangi bedelle satın aldıklarını gibi temel konularda bilgi, belge ve açıklama sunmadığını, taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilmiş olan ürünlere özgü alım satım konusunda yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme olmadığını, davalı şirketin, lavabo, klozet, küvet gibi ürünleri çeşitli ebat ve niteliklerde sipariş üzerine ürettiğini, müşterilerin davalının üretebileceği farklı ebat, nitelik ve fiyatlardaki ürünlerden seçim yaparak siparişlerini oluşturduğunu, sipariş davalı tarafından onaylandığı takdirde üretime geçildiğini, kararlaştırılan tarihte teslim edildiğini, işleyişin bu şekilde olduğunu, dava dilekçesinde açıklanan şekilde zaman zaman sipariş olmaksızın ileri tarihli çekler alındığını, bu çekler cari hesaba emanet olarak işlendiğini, bilahare siparişler gelip onaylanıp üretim yapılıp alım satım gerçekleşince çek bedelleri fatura borçlarından düşülmek suretiyle hesaplaşıldığını, sipariş yoksa çekler iade edildiğini, davacı 2022 yılının bahar aylarında fiyatlardaki artış nedeniyle yeni siparişler vermeyeceğini söylediğini, buna istinaden davalı da dürüst bir tacir olarak daha önce sipariş olmaksızın emanet hesabına kaydettiği toplam 700.000,00.-TL’lik 5 adet çeki Kadıköy 21. Noterliğinin 13.06.2022 tarih, 11476 sayılı ‘Emanet Tutanağı’ ile notere tevdi ettiğini, tevdi tutanağını da davacı şirkete tebliğ ettirdiğini, iade edilen söz konusu çeklerin farklı tarihlerde farklı tahsilat makbuzlarıyla alınmış çekler olduğunu, açıklanan sebeplerle, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Açılan davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin üzerine düşen edimleri eksiksiz bir biçimde yerine getirmiş olmasına rağmen, 2020 ve 2021 yıllarında yapmayı taahhüt ettiği ürün sevkiyatlarını eksik yapması sebebi ile davalının temerrüde düştüğünün açık olduğunu, gerek yazılı gerek ise sözlü beyanlarda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi talep edilmişse de, ilk derece mahkemesi gerekçesiz bir şekilde bu taleplerini reddetmiş olup bilirkişi incelemesine başvurmaksızın hüküm kurduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 Tarih - 2023/211 Esas - 2024/177 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirket tarafından açılan eldeki davada; taraflar arasında 10/04/2025 tarihinden bu yana ticari ilişki bulunduğu, yapılan anlaşmaya göre ödemelerin çek ile gerçekleştirildiği, çek bedeli kadar ürün sevkıyatının davalı firma tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin siparişlerde davalı tarafından eksik teslimat yapıldığı, davacının edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının temerrüte düştüğü, bu nedenle sözleşmeden dönüldüğü ileri sürülerek, şimdilik 50.000,00 TL zararın tazminini talep ettiği, davalı tarafından ise; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinde hangi ürünlerin, ne zaman, hangi şartlarla sipariş edildiğinin, siparişlerin davalı tarafından kabil edilip edilmediğinin, sevk tarihleri ve bedellerinin somut şekilde ortaya konulmadığını, taraflar arasında dava konusu ürünlere özgü yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, davala şirketin sipariş üzerine farklı ebat ve niteliklerde üretim yaptığını, ancak davacı tarafından iddia edilen eksik teslimata ilişkin herhangi bir somut belge sunulmadığını belerterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmaktadır Uyuşmazlık; taraflar arasında dava konusu edilen ürünlere ilişkin bağlayıcı bir alım - satım sizleşmesinin bulunup bulunmadığı, eksik teslimat yapılıp yapılmadığı, davacının başka bir yerden davalıdan alması kararlaştırılan ürünleri alıp almadığı ve davacının bu iddialarını ispatlayıp ispatlayamadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca, iddia edilen vakıayı ispat yükü iddia edene aittir. Davacı tarafından, dava konusu edilen ürünlerin hangi tarihte, hangi miktar ve nitelikte sipariş edildiği, bu siparişlerin davalı tarafından kabul edildiği, sevkıyatın hangi tarihte ve ne şekilde yapılmasının kararlaştırıldığı ve hangi ürünlerin eksik teslim edildiği hususlarında somut, denetlenebilir bilgi ve belgenin dosya arasına sunulmadığı anlaşılmaktadır Dosya kapsamında; davacının iddialarını destekler nitelikte yazılı sipariş formu, sözleşme, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya karşılaştırmaya elverişli bir hesap dökümü bulunmadığı görülmüş, ancak dosya kapsamına sunulan "bağlantı listelerinin" ise tek taraflı olarak hazırlanabilecek nitelikte olması, bu listelerin üzerinde imza, kaşe vs. gibi şeylerin olmaması ve davalı tarafça bu listelerin yargılamada kabul edilmemesi nedenleriyle bağlantı listelerinin geçerliliği konusunda ispata yarar delil ibraz edilmediği, yine, çek ödemelerinin doğrudan dava konusu edildiği iddia olunan ürünlerle bire bir ilişkilendirildiğinin de ispat edilemediği, çek ödemelerinin taraflar arasındaki genel ticari ilişki kapsamında yapıldığı, kaldı ki tek başına çek düzenlenmiş olmasının, belirli bir ürünün eksik teslim edildiğini kanıtlar nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, davacının sözlemeden döndüğünü ileri sürdüğü hususunda da, 6098 sayılı TBK 212, 117, 123 ve 124. maddeleri uyarınca temerrüt şartlarının oluştuğu, davalıya usulüne uygun ihtar yapıldığı ve sözleşmeden dönmenin şartlarının gerçekleştiğinin de somut delillerle ortaya konulamadığı görülmüştür. Yine, davacı tarafından eldeki davanın konusu edilen başka bir firmadan tedarik edilmek zorunda kalınan ürünler nedeniyle "uğranılan zarar " konusunda da, davacı tarafından, dava dışı Elone Şirketi ile aralarındaki faturanın sunulmuş olduğu görülse de dava dışı bu şirketle davacının nasıl bir sözleşmesel ilişkiye girdiklerine dair delilin de dosya arasına ibraz edilemediği görülmüştür. En nihayetinde; davalı taraf, kendisine verilen çekleri kabul ettiğini, ancak dava konusu siparişlerin kesinleşmemesi ve ürün teslimine ilişkin bağlayıcı bir sözleşme bulunmaması nedeniyle, çekleri noter aracılığıyla iade ettiğini savunmuş; bu hususa ilişkin noter ihtarnamesi ve iade belgelerini dosyaya sunmuş, davacı tarafından, bu çeklerin iade edilmediği ya da davalı uhdesinde kaldığı yönünde herhangi bir delil de ortaya konulamamış olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle; davacının çek verdiği iddiası tek başına, davalının ürün teslim borcu bulunduğunu ve borcu ihlal ettiğini ispata yeterli olmadığı gibi, üçüncü kişilerden mal alındığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiasının da soyut ve ispatlanamamış olduğu sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının iddialarını 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispatlayamadığı, davalının ise çekleri noter vasıtasıyla iade ettiğini belgelediği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın şu haliyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Gerekçeli karar başlığında; tarafların ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması ile dava türünün "Tazminat" olmasına rağmen, "Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu husus, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*