T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2045 - 2026/562 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2045 KARAR NO : 2026/562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/09/2024 NUMARASI :2023/830 Esas - 2024/640 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ...- DAVALI :... VEKİLİ :Av. .…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2045 - 2026/562 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2045 KARAR NO : 2026/562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/09/2024 NUMARASI :2023/830 Esas - 2024/640 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ...- DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/10/2023 KARAR TARİHİ :17/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ :17/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait, davalı Fibabanka Merkez Şubesi nezdinde bulunan ... IBAN nolu hesabından 17.08.2023 tarihinde şirket müdürü ...’in telefonuna tanımlı internet bankacılığının ele geçirilmesi sonucunda davacı şirket müdürünün bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın Akbank T.A.Ş. nezdinde mevcut ... adına olan ... nolu iban hesabına; ... adına olan ... nolu iban hesabına, ... adına olan ... nolu iban hesabına, ... adına olan ... nolu iban hesabına ve Yapı-Kredi Bankası A.Ş. nezdinde mevcut Trend Ödeme Kuruluşu A.Ş. adına olan ... nolu iban hesabına 12:09-12:48 saatleri aralığında mesai dışı olan öğle tatili molasında arka arkaya yapılan toplam 5 adet işlem neticesinde 800.000,00-TL tutarındaki para çekildiğini, davacı şirket ile hiçbir ticari ilişkisi olmayan şahıslar ve bir firma hesabına aktarıldığını, davacının şirket hesabında bulunan 800.000,00-TL’nin herhangi bir rızası, talimatı veya onayı olmaksızın çekildiğini fark ettiğini, söz konusu para aktarımına ilişkin olarak davalı banka yetkilileri ile yaptığı mailleşmeler, telefon görüşmeleri neticesinde bankanın sorumluluğu nedeniyle davaya konu paranın iadesini istediğini, davalı banka yetkilileri kendilerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı bankanın kendi sisteminden alt yapılarından kaynaklanan bir zararlarının olmadığını belirttiğini, aynı gün davacı şirket yetkilisi tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/24212 Soruşturma numaralı dosyası ile de haksız fiil olayını gerçekleştiren kişi ve/veya kişiler hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunduğunu, davacı şirket ve yetkilisinin uzun yıllardır ticari hayatının içerisinde olduğunu, yine yıllardır bankacılık hizmetinden faydalanan, bankacılık işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleşebilmesi bakımından üzerine düşen güvenlik ve koruma tedbirlerinin bilincinde sorumluluk sahibi bir banka müşterisi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin haksız fiil olayının gerçekleştiği 17.08.2023 tarihinde ya da bu tarih öncesinde internet bankacılığı şifresi ve parola gibi kişisel bilgilerini 3. kişi ya da kişilerle paylaşmadığını, internet bankacılığının ele geçirilmesi neticesinde davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan 800.000,00-TL’nin başkaca bir hesaba aktarılması suretiyle meydana gelen haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile yargılama neticesinde haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.08.2023 tarihinde davalı banka çağrı merkezinden gelen mail üzerine ... numaralı müşterisi olan MST Birlik Demir Çelik İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ...numaralı hesabından bilgisi dışında işlemler gerçekleştiğinin bildirildiğini, yapılan incelemede müşterileri MST Birlik Demir Çelik İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin iş bu hesabından kurumsal internet mobil/internet bankacılığı kanallarından kurumsal internet ve mobil bankacılık şifreleri kullanılarak 17.08.2023 tarihinde muhtelif saatlerde Akbank T.A.Ş müşterisi ...’ya ait ... İban numaralı hesaba gönderilen 250.000-TL, Akbank T.A.Ş. müşterisi ...’e ait ... İban numaralı hesaba gönderilen 19.990-TL, Akbank T.A.Ş. müşterisi ...’a ait ... İban numaralı hesaba gönderilen 250.000-TL, Akbank T.A.Ş müşterisi ...’e ait ... İban numaralı hesaba gönderilen 250.000-TL, Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş. müşterisi Trend Ödeme Kuruluşu A.Ş.’ye ait ... İban numaralı hesaba gönderilen 1.899.99-TL tutarında bakiyenin mevcut olduğunu, 17.08.2023 tarihinde saat 12:50:17'de Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. müşterisi Trend Ödeme Kuruluşu A.Ş. müşterisine gerçekleştirilen 1.899.99-TL tutarında para transferi işleminin alıcı hesap tarafından müşteri hesabına iade edildiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin kullanıcı adı, internet bankacılığı şifresi ile tek kullanımlık şifre bilgisi gönderilerek internet bankacılığına ilişkin güvenlik önlemleri alınmış olmasına rağmen davacı firma yetkilisi ... ile yapılan görüşmede müşterilerinin internet bankacılığına girmek istediğinde internet arama motoruna banka adı aratarak giriş yapmak istediğini belirttiğini, bu beyanlardan yola çıkarak aynı zamanda müşterilerinden internet tarayıcısı arama geçmişi talep edilmiş olduğunu, bu sebeple üçüncü kişilerin internet bankacılığı şifrelerinin ele geçirilmesine ve bu yolla şahsi hesabından para çekilmesine kusuruyla sebep olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği zararın doğduğuna kendi hesaplarına aktarım yapılan üçüncü kişiler sebep olduğundan işbu davanın husumet yönünden usulden reddine, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına, tüm talepler bakımından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatlarına göre bankaların, objektif özen yükümlülüğü altında olup, müşterilerine karşı daha fazla dikkat ve özen göstermekle yükümlü olduklarını, bankaların, müşterilerinin hesaplarına yönelik tehditlere karşı gerekli güvenlik tedbirlerini almak zorunda olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususların göz ardı edildiğini, davacının internet bankacılığına ... IP numaralı cihazdan erişim sağlandığını, bu cihazın davacıya ait olmadığı gibi farklı bir IP girildiği için bankaca ekstra güvenlik önlemlerinin alınması gerekirken herhangi bir güvenlik önlemine takılmadığını, ayrıca davacının banka hesabından farklı farklı hesaplara para transferlerinin hiçbirinde davacıdan onay mesajı alınmadığını, bankanın bu para transferlerinde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, davalı bankanın farklı bir cihazdan giriş yapılmasına rağmen para transfer işlemlerinde davacıdan onay almadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üçüncü kişilerin internet bankacılığı şifrelerinin ele geçirilmesine ve bu yolla şahsi hesabından para çekilmesine kusuruyla sebep olduğu dosya kapsamında açık olup nitekim de yerel mahkemece de işbu yönde karar verildiğini, bu anlamda ilgili kararın gerekçelendirmesinde de açık ve net bir şekilde görülebildiği üzere yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/09/2024 tarih, 2023/830 Esas - 2024/640 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının davalı bankadaki hesabından bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemler ve para transferleri sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı banka nezdinde 25.06.2021 tarihli Ticari Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığı ve davacının davalı bankada ...sayılı banka hesabı bulunduğu, bu hesapta davacı şirket müdürü ...’in "..." numaralı telefonunun tanımlı olduğu, 17.08.2023 tarihinde davacı şirketin ... İBAN nolu hesabından saat 12:09-12:48 saatleri aralığında yapılan toplam 5 adet işlem neticesinde 800.000,00-TL tutarındaki para çekildiği, davacı şirketin anılan işlemler ile ilgili olarak bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemler dolayısıyla internet bankacılığının ele geçirilmesi neticesinde davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan 800.000,00-TL’nin başkaca bir hesaba aktarılması suretiyle meydana gelen haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı banka cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin kullanıcı adı, internet bankacılığı şifresi ile tek kullanımlık şifre bilgisi gönderilerek internet bankacılığına ilişkin güvenlik önlemleri alınmış olmasına rağmen davacı firma yetkilisi ...'in üçüncü kişilerin internet bankacılığı şifrelerinin ele geçirilmesine ve bu yolla şahsi hesabından para çekilmesine kusuruyla sebep olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davalı bankanın, dolandırıcılar tarafından, davacının yönlendirilmesiyle 5 ayrı işlemle toplamda 791.879,99-TL olarak internet üzerinden havale edilerek paranın 3. kişiler tarafından harcanmasına sebebiyet verip vermediği, davaya konu yapılan işlemlerde, taraflardan hangisinin, hangi oranda kusurlu olduğu, davalı bankanın güvenlik sürecinde zafiyeti bulunup bulunmadığı, bankanın alınabilecek tüm önlemleri alıp almadığı hususunda toplanmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki "Bankacılık Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin " 36/(1) . maddesine göre: “Banka, elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurar. İşlem takip mekanizması kapsamında uygun olan durumlarda asgari olarak aşağıdaki risk unsurları takip edilir: a) Finansal sonuç doğuran işlemlere yönelik bilinen dolandırıcılık yöntemleri, b) Gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediği, c) Kaybolmuş, çalınmış ya da yetkisiz kişilerce ele geçirilmiş kimlik doğrulama unsurlarının listesi, ç) Her bir kimlik doğrulama oturumuna yönelik olarak zararlı yazılımların bulaşmış olabileceğini gösteren belirtiler. ”hükümleri sabittir. Suiistimal Önleme/Engelleme (Anti-Fraud) sistemleri, banka müşterilerinin hesaplara hangi saatlerde, hangi coğrafi bölgeler, IP adreslerinden giriş yaptıkları, genel harcama alışkanlıkları veya ortalama olarak alışveriş, EFT, havale gönderim miktarları gibi verileri analiz ederek bu duruma uymayan şüpheli hareketleri tespit etmekte, bu işlemleri engellemekte ve/veya müşterileri bilgilendirmektedir. Risk değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi planlanan işlemin tipi, niteliği, finansal etkileri vb. göz önünde bulundurularak farklı güvenlik önlemleri alınmalıdır. Aynı Yönetmeliğin 36/(2) maddesi uyarınca da; Banka, riskli işlemleri filtreleyerek değerlendirmeli ve bu filtrelere takılan müşterileri daha yakından takip ederek riskli işlemlerin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde banka, telefon ya da kısa mesaj gibi uygun yöntemlerle müşterilerin en kısa sürede uyarılmasını sağlamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/12/2019 gün ve 2017/11-131 2019/1935 karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmekle; Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet: Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara, 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı BK) 99/2. ve 100/3. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 115/3. ve 116/3.) maddeleri gereğince, özel kanun ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Mahkemece hükme esas alınan (bankacılık işlemlerinde uzman tekli) bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu işlemlerin gerçekleştiği güne ait internet bankacılığı log kayıtları ile aynı gün davacının bankada kayıtlı ... numaralı cep telefonu hattına gönderilen SMS şifre kayıtları birlikte incelediğinde; dava konusu ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirildiği internet bankacılığı oturumuna giriş için saat 12:06:50’de davalı banka internet bankacılığı uygulamasına ... numaralı IP’den bağlanıldığı, davacının bildiği ve hiç kimse ile paylaşmaması gereken internet bankacılığı şifre/parolasının doğru bir şekilde davalı banka internet bankacılığı ekranına girilmesi nedeni ile davalı banka sistemi tarafından davacının bankada kayıtlı ... numaralı cep telefonu hattına, internet bankacılığına giriş yapılabilmesi için tek kullanımlık SMS Ģifrenin gönderildiği, SMS metninde, “Dijital kanallara giriş işleminiz için şifreniz ****** Şifrenizi kimseyle paylaşmayınız.” şeklinde bir açıklamanın yazılı olduğu, SMS mesajında yer alan şifrenin de doğru ve belirlenen sürede internet bankacılığı ekranına girilmesi ile davacının hesaplarına ulaşıldığı ve ihtilaflı işlemlerin yapıldığı, dosyaya eklenen davacı ekran görüntülerinden anlaşıldığı üzere; Fiba Banka mobil bankacılık hesaplarına www.fibabanka.com.tr adresinden giriş yapılması gerekirken davacının arama motoruna fibabanka yazdığında “fibabanka.com.cfd” uzantılı bir linke giriş yapıldığı, akabinde hesaplarına 3. kişiler tarafından erişildiği, ... davalı bankanın ilgili kanun ve tebliğlere uygun olarak internet bankacılığı uygulamasına girilmesi ve davacının hesaplarına erişim ile ilgili alınabilecek tedbirleri almış olduğu" yönünde kanaat bildirilmiştir. Somut olayda; her ne kadar davacı tarafından Fiba Banka mobil bankacılık hesaplarına www.fibabanka.com.tr adresinden giriş yapılması gerekirken davacının arama motoruna fibabanka yazdığında “fibabanka.com.cfd” uzantılı bir linke giriş yapılarak hesaplarına 3. kişiler tarafından erişilmiş ve dava konusu işlemler gerçekleştirilmiş ise de bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere dava konusu ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirildiği internet bankacılığı oturumuna giriş için saat 12:06:50’de davalı banka internet bankacılığı uygulamasına ... numaralı IP’den bağlanıldığı, davacı yanın iddiasına göre bu IP numarasının kendilerine ait olmadığı, bu IP adresinin davacıya ait olup olmadığı, ait değilse yukarıdaki açıklamalar uyarınca farklı bir IP adresinden bağlanılmış ise davalı bankanın bu şüpheli hareketi tespit etmekte, bu işlemleri engellemekte ve/veya müşterileri bilgilendirmekte kusuru olup olmadığı, yine söz konusu havalelerin aynı gün içerisinde saat 12:09 ile 12:48 saatleri arasında art arda 5 farklı işlem ile gerçekleştirdikleri görülmekle yine davalı bankanın güvenlik sürecinde zafiyeti bulunup bulunmadığı, davalı bankanın bu şüpheli hareketleri tespit etmekte, bu işlemleri engellemekte ve/veya müşterileri bilgilendirmekte kusuru olup olmadığı veya hafif kusuru dahi olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetli olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; dosyanın internet bankacılığında bilişim uzmanı 3'lü bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor hazırlanması, gerçek kişiler ve bankanın sorumluluklarının belirlenmesi, özellikle dava konusu ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirildiği internet bankacılığı oturumuna giriş için saat 12:06:50’de davalı banka internet bankacılığı uygulamasına ... numaralı IP’den bağlanıldığı, bu IP adresinin davacıya ait olup olmadığı, ait değilse yukarıdaki açıklamalar uyarınca farklı bir IP adresinden bağlanılmış ise davalı bankanın bu şüpheli hareketi tespit etmekte, bu işlemleri engellemekte ve/veya müşterileri bilgilendirmekte kusuru olup olmadığı, yine söz konusu havalelerin aynı gün içerisinde saat 12:09 ile 12:48 saatleri arasında art arda 5 farklı işlem ile gerçekleştirdikleri görülmekle davalı bankanın güvenlik sürecinde zafiyeti bulunup bulunmadığı, davalı bankanın bu şüpheli hareketleri tespit etmekte, bu işlemleri engellemekte ve/veya müşterileri bilgilendirmekte kusuru olup olmadığı veya hafif kusuru dahi olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak rapor hazırlanmasının istenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/09/2024 tarih, 2023/830 Esas ve 2024/640 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*