T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1622 Esas KARAR NO : 2025/1688 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 16/10/2025 NUMARASI : 2025/742 Esas DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜL…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1622 Esas KARAR NO : 2025/1688 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 16/10/2025 NUMARASI : 2025/742 Esas DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." adlı online satış platformunda şahıs şirketi olarak "..." isimli mağaza adı altında kozmetik ürün satışı konusunda düzenli ve artan aylık cirosu ile faaliyet gösterdiğini, ... satış sisteminde, satıcı mağazaların, satacakları ürünü sisteme kaydedip bir barkod numarası aldığını, o ürünün sahte olmadığını göstermek maksadıyla ürünün teminine ilişkin fatura ve sair evrakları sisteme kaydettiğini, ...'un ise bu ürünü ve sunulan evrakları denetleyip ürünün satışa açılıp açılmayacağına karar verdiğini, satılan her ürünün bir barkod numarası olduğunu, ürünün satış verileri ve sair bütün izlerinin bu barkod numaralarıyla takip edilip denetlenebildiğini, davalının 22/08/2025 tarihinde müvekkilinin mağazası hakkında "Orijinal Olmayan ve Kuvvetli Orijinallik Şüphesi Taşıyan Ürün Satışı" gerekçesiyle işlem yaptığını ve bu nedenle mağaza aleyhine ihlal puanı verilerek aynı tarihte mağazanın kapatıldığını, davalının sahte olduğunu iddia ettiği ürünün barkod numarasının ... olduğunu, ancak sitede yer alan satıcı paneli üzerinden yapılan barkod/sipariş sorgusunda ilgili barkoda ait ürünün hiçbir şekilde satılmadığı gibi iade kaydının da olmadığının görüleceğini, ayrıca davalı tarafından sahtelik iddiasına ilişkin yapılmış herhangi bir fiziki incelemenin de bulunmadığını, müvekkili tarafından gönderilen noter ihtarına davalı tarafından cevap verilmediğini, müvekkili, itiraz ve açıklamalarını sözleşmeye uygun olarak iletmiş ise de, davalı tarafından esaslı bir inceleme yapılmadan işlem tesis edildiğini, davalının bildirimlerinin akdedilen sözleşme usullerine de aykırı olduğunu, belirterek mağazasının kapalı kaldığı her gün müvekkilinin hem maddi geliri hem de ticari itibarı geri dönülmez şekilde zarara uğradığından öncelikle dava sonuna kadar müvekkiline ait mağazanın ... platformunda satışa açık kalmasına, hesap/görünürlük/ürün kilidi vb. kısıtların kaldırılmasına ve yeniden uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne; davalının "Sahte/orijinal olmayan ürün" isnadı kaynaklı mağaza aleyhine işlenen ihlal puanı, görünürlük, ürün kilidi, fiili kapatma işlemlerinin sözleşme hükümlerine aykırılığı da gözetilerek kaldırılmasına; müvekkilinin mahrum kaldığı kâr ve müşteri çevresi kaybı nedeniyle bedeli bilirkişi marifetiyle tam olarak belirlendikten sonra fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkilinin uğradığı itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, ticari faaliyetlerini "www.....com" alan adlı internet sitesinden pazaryeri satış modeliyle elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı olarak yürüttüğünü, müvekkilinin, davacının mağazasını taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ve platform kuralları kapsamında hukuka uygun olarak kapattığını, bir satıcının satışa kapatılmasının müvekkili tarafından en son tercih edilen bir yaptırım olduğunu, bununla birlikte bir satıcıya karşı uygulanacak ihlal puanlarının seviyesinin satıcının, müşteriler ve sistem üzerinde yarattığı zarar tehlikesi dikkate alınarak belirlendiğini, tehlikenin çok yüksek olduğuna karar verilen hallerde yüksek puan uygulandığını, iyi ticaret sistemi kapsamında yer alan orijinal olmayan ürün satışının da tehlike seviyesi en yüksek ihlallerden biri olduğunu, satışa sunulan ürünlerin kalite standartlarına ve Platfrom Kuralları'na uygunluğunun sağlanabilmesi için müvekkili tarafından yapılan denetimlerle Platform'da orijinal olmayan ürünlerin tüketicilerle buluşturulmasının önüne geçilmeye çalışıldığını, somut olayda, iyi ticaret sistemine uygun davranışlarda bulunmayan davacının satıcı hesabına "Orijinal Olmayan ve Kuvvetli Orijinallik Şüphesi Taşıyan Ürün Satışı" sebebiyle 48 ihlal puanı verilerek sözleşmesinin, sözleşme ve ekli Platform Kuralları uyarınca feshedildiğini, platformda faaliyet gösteren satıcının listelediği ürünlerin fikri-sınai hak sahipleri tarafından Yönetmelik 12. maddesi çerçevesinde sürekli bir şekilde şikayet edilmesi satıcının listelediği/satışını gerçekleştirdiği ürünlerinin kuvvetli orijinallik şüphesi taşıdığının göstergesi olarak kabul edildiğini, davacının söz konusu ürünleri cilt ile temas eden kozmetik ürünler kategorisinde olup kategorinin hassasiyeti gereği sahte satış ihtimalinin bulunması dahi toplum sağlığı açısından büyük bir risk oluşturduğunu, her ne kadar davacı ... barkod numaralı ürünün satışa sunulmadığını ve ürün satışa sunulmadan önce sisteme yüklediği faturaların hukuka uygun olduğunu iddia etmişse de, davacının ilgili ürünü satışa sunduğu ve pasife aldığı yani satıcı panelinde gözükmemesi için ürünü arşivlediğinin tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkilinin sadece mevzuatta belirtilen asgari şekil ve içerik kriterlerine göre inceleme yapabildiğini, bu durumun ise belgelerin ilk bakışta geçerliliğini kontrol etmeye imkân tanıdığını, ancak teknik veya ileri düzey sahtecilikleri tespit etmenin mümkün olmadığını, fikri-sınai hak sahibinden gelen başvuru üzerine söz konusu hukuka aykırılık incelenerek gerekli belgelerin temini üzerine ürünlerin yayından kaldırıldığını, bu bakımdan müvekkilinin, davacının birçok ürününü satışa kapatmak durumunda kaldığını, bu nedenlerle fikri-sınai hak ihlalleri bildirimlerinin odağı haline gelen davacının Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki olan Platform Kuralları çerçevesinde platformdan kaldırılmasının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 16/10/2025 tarihli ara kararı ile; uyuşmazlığın niteliği itibariyle sözleşmeye aykırılığın kimin kusurundan kaynaklı olduğu, bu aşamada belirli olmadığı ve bu nedenle yaklaşık ispat sağlanamadığı, ileri sürülen iddiaların da yargılama ile belirli hale geleceği gerekçelerine istinaden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sundukları deliller uyarınca sözleşmeye aykırılığın davalı tarafta olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafından sahte ürün iddiasına dayalı müvekkilinin mağazası kapatılmış ise de, söz konusu ürün barkodu ile ilgili yapılan bir satış ve iade işleminin bulunmadığını, bu hususun ... Satıcı Paneli kayıtlarıyla sabit olduğunu, mahkemece bu delillere itibar edilmeden usule ve somut delillere aykırı bir şekilde ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle maddi ve manevi tazminatın (mahrum kalınan kâr ve itibar kaybı nedeniyle) faizi ile birlikte tazmini istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Derdest dava kapsamında, davacı vekilinin, müvekkilin mağazasının ... platformunda satışa açık kalmasına, hesap/görünürlük/ürün kilidi vb. kısıtların kaldırılmasına ve yeniden uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik tesis edilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için Yasanın düzenlediği şartların varlığı gerekli olmakla birlikte, şartların varlığı halinde bir davada her konuda ihtiyati tedbir kararı verilmemekte yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır (HMK. m.390/3). İspat ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu sebepledir ki ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. İhtiyati tedbir kararı, talep edenin, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Oysa dosya kapsamı ve mevcut delil durumu da dikkate alındığında yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/742 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 16/10/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025