T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/02/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/02/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı taraftan faturaya dayalı alacaklarının olduğunu, bu bedellerin ödenmemesi sebebi ile takip yaptıklarınıi takibe haksız şekilde itiraz edildiğini belirtmiş, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... dava satım sözleşmesine ilişkin olmakla sözleşmenin varlığı ve malların teslimini ispat yükü davacı tarafta, bedelin ödendiğinin ispat yükü ise davalı taraftadır. Taraflar tacir olmakla HMK 220 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine kesin delil niteliğine haiz olup, defterleri usulüne uygun tutulmayan veya süresinde defterlerini sunmayan tarafın karşı tarafın kayıtlarını kabul ettiği var sayılacaktır. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, davacının defterlerini sunduğu ve defterlerin usulüne uygun olduğu davalının ise defterlerini sunmayarak davacı kayıtlarını kabul etmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Buna göre taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu malların teslim ediliği ancak ödemenin ise kısmi olarak yapıldığı anlaşılmış, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere asıl alacağın varlığı sabit olmuştur. Ancak her ne kadar raporda temerrüt tarihinin yanlış olduğu belirlenmiş ise de TTK 1530/4. Maddesine göre faturalı alacağa ilişkin temerrüt tarihinin doğru hesaplandığı kanaatine varılmış ve davanın tamamen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari bir bağın olmadığını, müvekkilinin davacı şirketten herhangi bir hizmet ya da mal almadığını, dolayısıyla fatura ile kurulan ilişkinin doğru bir ticari ilişki olmadığını, müvekkili tarafından ticari defterlerin sunulduğunu, mahkemece talep edilen defterlerin bir kısmının incelenen uyuşmazlığın ilişki olduğu yıllara ilişkin olduğundan sunulmadığını, bu nedenle gerekçeli kararda defterleri sunmayan taraf olarak müvekkilinden bahsedilmiş olmasının hukuka uygun olmadığını, bir tek faturanın bir ticari ilişkinin varlığını ispat için yeterli olmadığını, davacı tarafın müvekkil ile arasındaki ticari ilişki belgelendirebilecek bir sözleşme sunmadığı gibi müvekkilinin davacı tarafından hiç hizmet almadığını, müvekkili şirketin eski ortağı kurulmuş olan ... isimli şirket ile ticari ilişkisi bulunan davacı tarafın; dava dışı ... üzerinden alacağını tahsil etmeye çalıştığını, çadır yaptırma işini üstlendiği ... isimli şirketten alacağını tahsil edemeyen davacının; hiç hizmet vermeyerek sadece kesilmiş ancak yaşanan ticari karışıklık nedeniyle sehven müvekkili şirkete kesilmiş olan fatura bedelini talep ettiğini, davacı şirket bu nedenle kötüniyetli olduğunu, üstelik likit ve belli olmayan bir alacaktan ötürü sayın mahkemece %45 olarak hesaplanan icra inkar tazminatının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacı şirketin dava dışı ... isimli şirketi icra takibi yaptığını, denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, aynı alacak davacı tarafça iki kere tahsil edilmek istendiğini, yerel mahkeme tarafından söz konusu durumun araştırılmadığını, müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişki kurulmadığını, bir sözleşmenin bulunmadığını, dava dışı ... ile yapılmış bir sözleşmenin var olduğunu, mahkemece bu durumun araştırılmadığını, ... tarafından sözleşme ile yaptırılan işin ayıplı olduğu gerekçesi ile yasal sürecin başlatıldığını, davacı tarafından davaya konu edilen ödemenin müvekkili şirketin eski ortağı tarafından davacı şirkete ödendiğini, mükerrer ödeme talep edildiğini, davacı tarafça fatura ve irsaliyenini müvekkili şirket tarafından tebliğ alındığı iddia edilmiş olsa da müvekkili şirketin işyerine böyle bir faturanın tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin ... isimli bir çalışanının da bulunmadığını, müvekkil şirkete usulüne uygun tebligat yapılmaksızın bir fatura ve irsaliye alacağından dolayı takip yapılıp borçlandırılması da hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK'nın 67. vd. maddelerine dayanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmesine rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, davacının delil niteliğini taşıyan ticari defterlerinin incelenmesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda davaya konu faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından davacı tarafa banka kanalıyla 10.000,00 TL ödeme yapıldığı ve davalı tarafından yapılan ödemenin davacı tarafça ticari defterlerinde cari bakiye borcundan düşülerek kayıt altına alındığı, davalının ise takibe konu 03/03/2018 tarih, ... nolu 45.000,00 TL bedelli faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirdiği, böylece davacının davalıya toplam 45.000,00 TL değerindeki malı teslim ettiğini ve yapılan ödemeler de gözetildiğinde davacının davalıdan 35.000,00 TL alacaklı olduğunu ispat ettiği, her ne kadar davacı tarafından davalının icra takibinden önce ihtarname göndererek temerrüde düşürdüğü ispat edilememiş ise de, mahkemece hüküm altına alınan işlemiş faiz yönünden davalının açıkça istinafı bulunmadığından bu hususun sadece eleştiri konusu yapılması gerektiği anlaşılmakla, davalının bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü yer almaktadır. Alacaklı itiraz üzerine uğradığı zararın %20'den daha fazla olduğunu iddia ve ispat ederse mahkemece belirlenen bu orandan daha fazla bir tazminata hükmedilmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, davacının alacağının itiraza uğraması nedeniyle %20'den daha fazla zarara uğradığı yönünde iddiası ve ispatı bulunmadığından mahkemece %45 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, b-Hükmolunan asıl alacak likit olduğundan %20'si oranında 7.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 2.463,77 TL 'den harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına peşin harcın düşümü ile kalan 1.847,82 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce İPTALİNE, d-Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 708,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E-İstinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı gider avansından harcanan 934,50 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, g-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, tebligat ve posta gideri 139,00 TL olmak üzere toplam 631,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/12/2025 ...