T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1269 Esas KARAR NO : 2025/1445 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2025 NUMARASI : 2022/676 Esas, 2025/364 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas(İİK 177)) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1269 Esas KARAR NO : 2025/1445 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2025 NUMARASI : 2022/676 Esas, 2025/364 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas(İİK 177)) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında tıbbi ilaç, malzeme ve ürün alım satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğunu, teslim alarak kullandığı ürünlerin bedelini ödememesi nedeniyle hakkında İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptaline yönelik açılan dava neticesinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/03/2015 tarih ve 2014/547 Esas 2015/155 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine kısa kararla gerekçeli kararın arasında çelişki bulunduğundan bahisle Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/02/2016 tarih ve 2015/12619 Esas 2016/3379 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, akabinde mahkemenin 14/11/2016 tarih ve 2016/942 Esas 2016/917 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 86.003,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğini, anılan kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/09/2019 tarih ve 2019/2052 Esas 2019/4555 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verilmesi ile kesinleştiğini, icra dosyasının yenilenmesi ile dosyanın İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayısını aldığını, dosya borcunun ödenmemesi üzerine takip yolunun değiştirilerek davalıya iflasa yönelik Örnek-12 ödeme emri ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/942 Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan asıl alacak dışında kalan kalemler yönünden Örnek 4-5 icra emrinin tebliğe çıkarıldığını, davalı tarafça iflas ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin, davalıdan asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz, diğer fer’iler ve İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/942 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan alacak kalemleri ile birlikte alacaklı olduğu tutarın yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespitine, davalının iflas ödeme emrine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının kaldırılmasına ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacıya icra takibine konu tıbbi ilaç, malzeme ve ürün alım satımına ilişkin ticari ilişkiden kaynaklanan ödenmemiş bir borcunun bulunmadığını, davacının alacağını ilamsız takip yolu ile tahsil edebilme gücü varken takip yolunu iflasa çevirerek akabinde huzurdaki davayı açmış olmasının müvekkili şirketi zarara uğratmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 30/12/2021 TARİH VE 2020/372 ESAS 2021/896 KARAR SAYILI KARARI İLE:Benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen tutarlar yönünden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilerek icra dairesinden depo kararına esas kapak hesabının yaptırıldığı, iflas davası açıldığının İİK'nun 166 maddesinde yer alan usul ile ilan edildiği, depo emrinin İİK'nun 158. maddesi gereğince davalı şirket vekiline ve davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkeme veznesine veya icra veznesine veya alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, davalının İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının kaldırılmasına, takibin 86.003,50 TL asıl alacak ve 86.003,50 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak sureti ile 17.200,00 TL inkar tazminatı, 1.488,64 TL bakiye harç, 833,00 TL yargılama gideri, 9.630,28 TL ilam vekalet ücreti, 8.568,27 TL işlemiş faiz olmak üzere 29.151,92 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz oranı uygulanmak sureti ile devamına, davalı şirketin iflasına dair karar verilmiş, Karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.DAİREMİZİN 07/02/2018 TARİH VE 2018/17 ESAS 2018/179 KARAR SAYILI KARARI İLE:Davacının dayandığı maddi vakıaların hem doğrudan iflas, hem de iflas yoluyla adi takibe itiraz edilmesi üzerine iflas istemine ilişkin olması sebebiyle İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/942 Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan asıl alacak dışındaki 17.200,00 TL inkar tazminatı, 1.488,64 TL bakiye harç, 833,00 TL yargılama gideri, 9.630,28 TL ilam vekalet ücreti, 8.568,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.720,19 TL üzerinden davalıya çıkarılan Örnek 4-5 ödeme emri için talebin İİK'nun 177/4. maddesine dayalı olması sebebi ile bu talebin dosyadan tefriki ile Örnek-11 iflas ödeme emrine esas 86.003,50 TL ve ferileri üzerinden takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile depo emrine esas bedelin bu miktarlar üzerinden hesabı ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken davacının Örnek 4-5 ve Örnek-11 icra emrine konu bedelin toplamı üzerinden itirazın kaldırılması ile her iki takip bedeli üzerinden yapılan hesapla depo kararı vermesi isabetli olmadığı gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı üzerine dosya mahkemenin 2022/457 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş olup 29/09/2022 tarihli duruşmada kaldırma kararı uyarınca 17.200,00 TL inkar tazminatı, 1.488,64 TL bakiye harç, 833,00 TL yargılama gideri, 9.630,28 TL ilam vekalet ücreti, 8.568,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.720,19 TL üzerinden davalıya çıkarılan Örnek 4-5 ödeme emri yönünden talebin İİK'nun 177/4. maddesine dayalı olması sebebi ile bu talebin dosyadan tefrik edilmesine karar verilmesi neticesinde dosya Mahkemenin 2022/676 Esas sırasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde mahkemece aşağıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 08/05/2025 TARİH VE 2022/676 ESAS 2025/364 KARAR SAYILI KARARI İLE:Kaldırma kararı doğrultusunda depo kararına esas olmak üzere dosya hesabının yapıldığı, 10/04/2025 tarihli duruşmada davalı vekiline tefhim edilen depo kararına rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkeme veznesine veya icra veznesine depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçelerine istinaden davalı şirketin iflasına dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; alacağın varlığı ihtilaflı olduğundan itirazları değerlendirilmeden verilen iflas kararının yerinde olmadığını, zira müvekkilinin, davacıya ödenmemiş bir borcunun bulunmadığını, ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığı görülebilecekken bilirkişi tarafından sadece dosya hesabı yapıldığını, itirazların dikkate alınmamasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu, icra dairesi tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli depo kararına esas tutarın hatalı olarak hesaplandığını, takipte kesinleşen miktarın 17.200 TL icra inkar tazminatı, 1.488,64 TL harç, 833,00 TL yargılama gideri, 9.630,28 TL vekalet ücreti ve 8.568,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.720,19 TL olduğunu, toplam faiz miktarının ise 33.444,04 TL olarak hesaplandığını, ancak dosya hesabı raporuna göre hem takipte kesinleşen miktara hem de toplam faiz miktarına 8.568,27 TL'lik faiz tutarının eklenmiş göründüğünü, bu durumda ilgili tutarın iki kere ödenmesini öngören dosya hesabı raporu esas alınarak hazırlanan depo emri kararının ve buna dayalı verilen iflas kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davanın tefrik edildiği Mahkemenin 2022/457 Esas sayılı dosyasında 27/04/2023 tarih ve 2023/274 Karar sayılı karar ile iflas kararı verildiğini, istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2023/986 Esas 2023/1084 Karar sayılı kararı ile, ilama bağlı alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabul edilmesi doğru görülmediğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, kararın ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve 2023/4432 Esas 2024/97 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, dolayısıyla bu husus dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili tarafından başlangıçta itirazın kaldırılması ve davalı şirketin iflasına karar verilmesi talepli açılan davada mahkemece verilen iflas kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/17 Esas 2018/179 Karar sayılı kararı ile, dava dilekçesindeki vakıaların anlatımından davacının İİK'nun 156. maddesi gereğince davalının iflas yolu ile takibe yönelik itirazının kaldırılması ile iflas talebi ile birlikte ayrıca ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmediği maddi vakıasına dayalı İİK'nın 177/4. maddesi uyarınca doğrudan iflas isteminde bulunduğu değerlendirilmiştir. Dairemizce taleplerin tefrik edilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasından sonra doğrudan iflas istemine yönelik talebin tefrik edilerek Mahkemenin işbu esas sırasına kayıt edildiği ve yapılan yargılama neticesinde istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.O halde işbu dava kapsamında ilama dayalı borcun icra emrine rağmen ödenmediğinden bahisle İİK'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi uyarınca doğrudan iflas talebinde bulunulduğu kabul edilerek bu doğrultuda mahkemece davalının iflasına yönelik tesis edilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının incelenmesi gerekir.Dosya kapsamından, davacının 86.003,50 TL asıl alacak ve 3.985,03 TL işlemiş faiz yönünden davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden haciz yolu ile takip başlattığı, takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali talepli dava neticesinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2016 tarih ve 2016/942 Esas 2016/917 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verildiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/09/2019 tarih ve 2019/2052 Esas 2019/4555 Karar sayılı ilamı ile "Davalı vekilinin vekâletnamesinin süreli olduğu, kararın tebliği ve temyiz tarihinde geçerli vekâletnamesi olmadığından dosyanın eksiklik talebiyle geçerli vekâletname istenmiş, davalı vekili böyle bir vekâletnamesinin olmadığını yazılı olarak bildirmiştir. Bunun üzerine Dairemizin 2017/2265 esas ve 2019/2200 karar ve 02.04.2019 tarihli kararı ile hükmün davalı asile tebliği ile yasal temyiz süresinin beklenilmesinin ardından Dairemize gönderilmesi için geri çevrilmiş, tebligata rağmen hüküm davalı tarafından temyiz edilmemiştir. Yerel mahkeme dosyayı mevcut hâliyle Dairemize göndermiştir. Yetkisi olmayan vekilin temyiz isteminin reddi gerekmiştir." gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilen kararın karar düzeltme talebinde bulunulmaması üzerine 26/01/2021 tarihinde kesinleştiği, yenilenen icra dosyasının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasını aldığı, davacının takip yolunu değiştirerek 86.003,50 TL alacak ve 3.985,03 TL işlemiş faiz yönünden davacıya iflas yolu ile adi takipte (örnek-11) ödeme emri tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı davalı vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği, ayrıca aynı takip dosyası üzerinden davacı vekilinin 19/02/2020 tarihli talebi üzerine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/942 Esas 2016/917 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan asıl alacak dışındaki 17.200,00 TL inkar tazminatı, 1.488,64 TL bakiye harç, 833,00 TL yargılama gideri, 9.630,28 TL ilam vekalet ücreti, 8.568,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.720,19 TL üzerinden davalıya örnek 4-5 icra emrinin tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında alacaklının talebi ile evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas halleri maddenin 1. fıkrasında 4 bent halinde "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir. İİK'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek olmasa da, takibin dayanağı ilam için icranın geri bırakılması kararı alınması halinde ilamın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekir. İİK'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi uyarınca, ilama dayalı alacağı icra emri tebliğine rağmen ödenmeyen alacaklı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilir. Somut davada da bu bent kapsamında iflas talebinde bulunulmuş ise de, şirket yetkilisinin duruşmada dinlenilmesi amacıyla tebligat çıkarılmadan Mahkemece verilen iflas kararı usul ve yasaya uygun değildir. Ayrıca kabul şekline göre, Mahkemece depo kararına esas kapak hesabı İcra Müdürlüğünden sorularak davalıya tebliğ edilen depo kararları ile borcun ödenmemesi halinde iflasına karar verileceği belirtilmiş ise de, davanın niteliği itibariyle depo kararı tebliğine gerek bulunmadığından bu yönde tesis edilen işlemler de usul ve yasaya uygun değildir.Açıklanan sebeplerle, şirket yetkilisinin dinlenmesi amacıyla tebligat çıkarılmadan ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde verilen iflas kararı usul ve yasaya uygun olmadığından davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/676 Esas, 2025/364 Karar sayılı ve 08/05/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/11/2025