TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/05/2021 NUMARASI : 2018/198 Esas, 2021/403 Karar ASIL DAVADA BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/30 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1557 KARAR NO : 2026/320 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/05/2021 NUMARASI : 2018/198 Esas, 2021/403 Karar ASIL DAVADA BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/30 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı asıl müteahhit arasında, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, 5 parseldeki tekil binadan müteşekkil “Modern Yapı Modern Köy Binası” isimli apartmanın cephe-çatı işleri, mekanik işler ve elektrik işlerinin yapımı hususunda 14.06.2017 tarihli “... ve ... işleri Ana Sözleşmesi” başlıklı eser sözleşmesi akdedildiğini, .... . Ltd. Şti.’nin inşaatın ana müteahhidi olduğu, anılan işleri taşeron olarak müvekkili şirkete verdiğini, ana müteahhit ile arsa sahipleri arasında Kadıköy 9. Noterliğinin 21.05.2015 tarih ... yevmiye sayılı ve Kadıköy 9. Noterliğinin 01.06.2015 tarih ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri mevcut olduğunu, bu sözleşmelere göre parselde bulunan Safa apartmanındaki 5-6-35-36-37-38-39-40-41-42-43-44 numaralı dairelerin müteahhit firmaya ait olacağını, müvekkili ile asıl müteahhit arasında münakit sözleşmenin 4. maddesi gereği işin bedelinin 14.06.2017 tarihinden başlayarak 20 ay boyunca her ay 200.000,00TL+KDV şeklinde eşit taksitler halinde ödeneceği ve yapılacak işlerin bakiye bedelinin de iş bitiminde tamamlanacak şekilde ödeneceğini, ancak taksit tarihleri itibariyle yedince aya gelinmesine ve defalarca uyarı yapılmış olmasına rağmen hiç bir ay ödeme yapılmadığını ve muhatabın ödemesi gereken meblağın 1.400.000,00TL tutarına ulaştığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmeyip, ödenmeyen miktarın müvekkili alt müteahhidin dayanma sınırını aşması sebebiyle Kadıköy 32. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.12.2017 tarihli ihtarnamesi ile inşaatın durdurulduğunu, sözleşmede kararlaştırılan bedellerin ödenmesi, aksi halde şirket hakkında yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin 11.12.2017 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D. İş sayılı dosyasıyla tespit yapılması talep edildiğini ve Mahkemece yaptırılan tespit raporunda da belirtildiği üzere, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen işlerin bedelinin 840.000,00 TL+151.200,00 TL (KDV) olmak üzere toplam 991.200,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin yükümlendiği işin ifası için gerekli tüm ödemeleri nakden yaptığını, müvekkilinin yaptığı bu işler dolayısıyla inşaatın 3. kişilere hiç bir borcu olmadığını, zor durumda kalan müvekkili şirket yetkililerinin yaptıkları araştırmada asıl müteahhit ... Şirketinin ekonomik açıdan zor durumda olduğunu, şirketin borca batık vaziyette bulunduğunu, hakkında bir çok icra takibi ve haciz işlemi olduğunu öğrendiğini, müvekkili şirketin, muhatap tarafından ediminin ifa edilmemesi sebebi ile ifaya devam etmesinin imkansız hale geldiğini, müvekkili şirketin işi durdurmakta haklı olduğunu, sözleşmenin ifasının iş sahibi borçlu asıl müteahhidin kusuru sebebiyle devam edilemediğini belirterek; evvel emirde davalı tarafından elden çıkarılması halinde müvekkilinin alacağını tahsil etme ihtimalini ortadan kaldıracak olması sebebiyle davaya konu inşaatta davalı müteahhit hissesine düşecek dairelerin dava sonuna kadar devrinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı vaazına, saniyen müvekkili şirketin davalı şirketten olan 991.200,00 TL alacağının fazlaya ilişkin tüm yasal talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL kısmının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01/03/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, 500.000,00-TL üzerinden açtıkları davayı 877.253,80-TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında sözleşmenin yapıldığı tarihin 14/06/2017 tarihli olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği üstlendiği tüm şartları yerine getirmesine rağmen davacı şirketin süresinde işe başlamamış olduğunu, alacağının karşılıksız kalmaması için müvekkili işveren şirket ile muhatap olan taşeron şirket yöneticisi ve ortağı ...'ın kendi şirketindeki diğer hissedarların güvence istediğini, bu nedenle işe devam etmesi için arsa maliklerinin ve işveren şirket adına verilecek bir dairenin inançlı işlem karşılığı kendisine verilmesini istediğini, arsa malikleri ile müteahhidin işin durmaması için şirket hissedarı ...'ın bu teklifi kabul ettiklerini, aynı gün müteahhidin arsa maliklerinden aldığı dairenin tapusunu ... Ltd. Şti.'nin adına işi yapan şirket ortağı ...'a tapu verdiklerini, verilen tapunun 20/10/2017 tarihinde Kadıköy ilçesi, ... Mah. ... ada 5 parsel üzerindeki ... arsa paylı 9. Kat ... nolu daire olduğunu, arsa maliklerinin öncelikle müvekkili şirkete devir ettikleri tapu muamelesinin öğleden önce tamamlandığını, davacıya öğleden sonra tapu devir işlemi yapılırken müteahhidin borçlu olduğu icra dosyasından 200.000,00 TL'lik haciz işlemi yapıldığını, hacizli tapuyu ...'ın aldığını, davacı şirket ortağı ...'ın inşaat sözleşmesindeki şartlara uymayarak çatıda ince profil kullandığı gibi çatıyı projeye aykırı olarak 30 cm yüksek yaptığını, projeye aykırı iş yaptığını ve çatıyı 30 cm yüksek yaptığını arsa maliklerinden müteahhit ile ihtilaflı olan arsa maliki ...'a bildirildiğini, ...'un da belediyeye bildirerek inşaatın durdurulması için dilekçe verdiğini, davacının yaptığı hatalı işi müvekkili şirket yetkililerine haber etmeyerek sorumluluğu bilerek yerine getirmediğini, çatının yüksek yapıldığını öğrenen belediye yapı kontrol bölüm yetkililerinin 12/01/2018 tarihinde inşaata gelerek çatının projeye aykırı imal edildiğini, sökülmezse şantiyenin mühürlenip işin durdurulacağını müteahhide ve yapı denetimine bildirdiğini, durumdan müvekkili şirketin haberdar olduğunda demir parası vererek ... 'ın yaptırdığı çatıyı söktürdüğünü, idarenin verdiği süre içinde de yapılan hatayı giderdiğini, çatının sökülme parasını işveren müteahhidin ödediğini, davacı şirketin sözleşme gereği müvekkiline her hafta toplanıp haftalık bir rapor sunmadığı gibi yaptığını iddia ettiği işlerle ilgili de rapor sunmadığını, sözleşmeye uyulmadığını, arsa malikleri ile firma arasındaki akdi feshetme girişiminde bulunduğunu, İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D.İş sayılı dosyasında sunulan raporun fahiş hatalar içerdiğini, kendilerine tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile davacı ile akdin feshi öncesi yapılan işlerin durum ve tespit talepli dilekçeleri üzerine keşif yapıldığını ve 10/01/2018 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, raporda şirketin alacağının 236.665,20 TL olarak belirlendiğini, sökülen çatı imalının bu hesabın içerisinde olduğunu, davacı taşeron firma ... adına 20/12/2017 tarihinde yapılan inşaattan 9. Kat ...nolu dairenin tapusunu aldıktan sonra hiçbir iş yapmadığını, davacı taşeronun 07/12/2017 tarihli ihtarına karşı davalı şirketin Kadıköy 17. Noterliği eliyle ... yevmiye nolu ihtara cevap ve ihtarını gönderdiğini, cevabında gönderilen ihtarnamenin açıklandığı gibi taşeron firmanın yasal olmayan yollarla şantiyeye kaba kuvvet kullanmaya girişildiği de belirtildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.BİRLEŞEN DAVA IV. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirket ile 14.06.2017 tarihli bir sözleşme yaptığını, yapılan sözleşme ile; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... ada, 5 parselde yapılan inşaatın cephe-çatı işleri ile mekanik elektrik işlerinin yapımını davalı şirketin üstlendiğini, 16.06.2017 tarihinde işe başlayıp, 365 gün içerisinde işi teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüdüne rağmen işe samimi bir şekilde ciddi olarak başlamadığını, yüklenici şirket adına işi yürüten davalı ...’a işveren şirket yetkilisi ... ve arsa sahiplerinin işi tam olarak hızlı bir şekilde yapmıyorsunuz, böyle hareket ederseniz işi taahhüt ettiğiniz sürede bitiremezsiniz bizi mağdur edersiniz dediklerinde; Davalı şirketin diğer ortakları ve ...’ın işi yaptığımızda alacağımız karşılıksız kalmaması için kat maliklerine ve işveren yetkilisine davacı şirkete verilecek bir dairenin tapusunun ...’a inanç sözleşmesi gereği verilmesini istediklerini, verilmediği takdirde işe devam etmeyeceklerini söylediklerini, davacı şirket yetkilisi ile arsa malikleri temsilci heyetinin işin yapımını üstlenin şirketin bu teklifini değerlendirdiklerini ve yapılan inşaattan 9. kat ... nolu dairenin tapusunu arsa maliklerinin 20.10.2017 tarihinden önce davacı şirkete verdiklerini, aynı gün öğleden sonra da davacı şirket yetkilisinin şirket adına verilen tapuyu ...’a devrettiğini, ... adına tapu verildikten sonra yüklenici firmanın işi tamamen bıraktığını, müvekkili şirketi oyalamaya başladıklarını, ayrıca kanunsuz işler yaparak davacı ... çok zor duruma sokma gayreti içine girdiklerini, yüklenici firmanın taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin sorumlulukları başlığı altında 8 nolu maddede belirtilen sorumluluğunu yerine getirmediğini, işveren davacıya yaptığı işler ile ilgili rapor sunmadığı gibi işveren ve işveren heyeti ile bir araya gelmemeye çalıştığını, 20.10.2017 tarihinde güvence olarak tapuyu aldıktan sonra davacı şirket yetkilisini oyalayarak işi yapmadığı gibi arsa malikleri ile davacı şirketin arasını açmaya çalıştığını iki taraf arasında çıkacak ihtilaftan yararlanma çabasına giriştiğini, davalı ... Ltd.Şti.’nin tapuyu 20.10.2017 tarihinde aldıktan sonra yapılan işlerin ne olduğunu, istihkakına ilişkin bir talepte bulunmadan Kadıköy 32. Noterliği eliyle 07.12.2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameyi gönderdiğini ve iş akdini fesih ettiklerini davacı şirkete bildirdiklerini, bu bildirimde teminat olarak verilen tapudan bahsetmediklerini, davacı müvekkilinin bu ihtara karşılık olarak Kadıköy 17. Noterliği eliyle 15.12.2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtar ve ihtara cevabı gönderdiklerini, davacı şirketin 14.06.2017 tarihli sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalı ... hasım göstererek iş akdinin feshi öncesi yapılan işlerin durum ve tespitini Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D. İş dosyası üzerinden yaptırdığını ve 29.02.2018 tarihli bilirkişi raporu alındığını, davalı şirketin yüklendiği işi yapmayarak arsa maliklerinin Kartal 23. Noterliği eliyle 19.03.2018 tarihli ... yev. Nolu ihtarnamesinin taraflarına gönderilmesine sebep, inşaatın yapımını uzun süre durdurarak, inşaatta alıcı olanların davacı şirkete güvencelerinin kalmamasına neden olduğunu, uğradıkları manevi tazminat için 500.000,00TL talep ettiklerini, inşaatın yapımı için yeniden anlaşacakları taşeron yükleniciyle anlaşmaları halinde fiyat farkından doğacak zarar miktarının ne olacağının şimdiden belirleyemediklerinden, her iki sözleşme ile ilgili şimdilik 100.000,00TL olarak belirleyerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak iş bu davayı açtıklarını belirterek, taraflar arasındaki sözleşmeye davalının uymaması, sözleşmede yüklenici olarak üstlendiği işi yapmaması ve taraflar arasındaki akdi haksız olarak fesih etmiş olması nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 100.000,00TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak davanın devamı sırasında belirlenecek maddi zararları kadar davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, davacı şirketin yapılan sözleşme nedeniyle uğradığı 500.000,00TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. V. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Mimarlık ile davacı asıl müteahhit ... şirketleri arasında İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, 5 parseldeki tekil binadan müteşekkil apartmanın inşaatında cephe-çatı işleri, mekanik işler ve elektrik işlerinin yapımı hususunda 14.06.2017 tarihli ... ve ... İşleri Ana Sözleşmesi başlıklı eser sözleşmesi akdedildiğini, ... şirketinin inşaatın ana müteahhidi olduğunu, anılan işleri alt müteahhit olarak müvekkili şirkete verdiğini, ana müteahhit ile arsa sahipleri arasında ise Kadıköy 9. Noterliğinin 21.05.2015 tarih ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşmeye göre inşaa edilecek Mod ... binasında 5 - 6 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 - 42 - 43 - 44 numaralı dairelerin müteahhit firmaya ait olacağını, müvekkili ile asıl müteahhit arasındaki münakit sözleşmenin 4.maddesi gereği, işin bedeli 14.06.2017 tarihinden başlayarak 20 ay boyunca her ay 200.000,00TL+KDV şeklinde eşit taksitler ve yapılacak işlerin bakiye bedelinin de iş bitiminde tamamlanacak şekilde ödeneceği kararlaştırıldığını, ancak taksit tarihleri itibariyle 7. aya gelinmesine ve defalarca uyarı yapılmış olmasına rağmen hiçbir ay ödeme yapılmadığını ve muhatabın ödemesi gereken meblağın 1.400.000,00TL+KDV tutarına ulaştığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmeyip, bu ödenmeyen miktarın müvekkili alt müteahhidin dayanma sınırını aşması sebebiyle Kadıköy 32. Noterliğinin 07.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile inşaatın durdurulduğu, sözleşmede kararlaştırılan bedellerin ödenmesi, aksi halde şirket hakkında yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, müvekkilinin mevcut alacaklar ile ilgili uyuşmazlığın çözümü ve davalarda ileri sürülebilecek muhtelif vakalarda yapılan işlerin tespiti için İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D. İş sayılı dosyasıyla tespit talep ettiğini, yaptırılan tespit raporunda, müvekkili şirketin davaya konu inşaatta 841.253.80TL+KDV tutarında iş yaptığının tespit edildiğini, davacı asıl müteahhit tarafından yaptırılan İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/1 D. İş sayılı dosyası üzerinden bir inşaat mühendisi tarafından yaptırılan tespit raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, taraflar arasındaki münakit sözleşmede görüleceği üzere sözleşme kapsamındaki işlerin ince işler olduğunu, müvekkili şirketin kaba inşaattan sonra inşaata başladığını, yapılan işlerin çoğunun mekanik, elektrik ile mimarlık hizmetleri olduğunu ve bunların çoğunun inşaat mühendisinin uzmanlık alanının dışında olduğunu, kaldı ki bu kısımlar eklenmesine rağmen bine inşaata yapılan harcama(bina cephe ile çatı imalatları keşif birim fiyatı esas alınmadan) 236.665,20TL olarak tespit ettirdiklerini zaten kendilerince ikrar edilen bu miktar için dahi ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin ekte sunulan faturalar ve diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere yükümlendiği işlerin ifası için gerekli tüm ödemeleri nakden yaptığını, müvekkilinin yaptığı işler dolaysıyla 3. kişilere hiçbir borcu olmadığını, ancak sözleşme gereği asıl müteahhit tarafından ödenmesi gereken aylık 200.000,00TL+KDV tutarındaki taksitlerin hiç birisinin ödenmediğini, arsa sahiplerinin müteahhide devrini gerçekleştirdiği, daha sonra da müteahhidin de dava dışı üçüncü kişi ...’a sattığı dairenin ne huzurdaki dava ile ne de davanın tarafları ile ne de müvekkili şirketin alacağı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu bedelinin para borcu olduğunu, dava konusu olayda ...’ın dava dışı üçüncü kişi olup, 20.10.2017 tarihinde müvekkili şirketin işe başlamasından yaklaşık beş ay sonra aralarında oluşan ticari güven ile taşınmazı kendi şahsı adına satın almak istediğini, satışa ilişkin daire bedelinin de ... tarafından nakden ödendiğini, çatıya ilişkin ayıp iddiası ve sonrasına ilişkin veriler bir senaryodan ibaret olduğunu, binanın çatısı ile ilgili tüm sorumluluk ve projelendirme şantiye şefi olan davacı şirket yetkilisi ve davacının proje çizdirdiği mimarlık firmasında olduğunu, müvekkili şirketin taşeron/alt müteahhit olduğunu, şantiye şefi ve asıl müteahhit tarafından kendisine verilen proje kapsamında imalat yapmakla yükümlü olduğunu, taraflarınca yaptırılan delil tespitinden sonra, alacak miktarında karışıklık çıkarmak ve yargılama sürecini uzatmak amacıyla çatıyı kendisinin sökmüş ve tuhaf bir senaryo kurguladıklarını, müvekkili davalı şirketin sözleşmede de belirtildiği üzere, bu kararlaştırılan işte proje hizmeti vermediğini, yalnızca kendisine gönderilen projelere göre binanın ince işlerine ilişkin imalatlar yaptığını, ayrıca, davalının usulüne uygun bir ihbarının da bulunmadığını, bahsedilen ayıp iddialarının müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/198 E. sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesi vesilesi ile ilk defa gördüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihine kadar ticari şirket olan davacının taraflarına yöneltmiş olduğu ayıba, işin süresine ilişkin hiçbir ihtar ve ifadesi bulunmadığını, açılan alacak davası sırasında bu hususların iddia edilmeye başlandığını, müteahhit nezdinde hiçbir zarar meydana gelmediği, aksine tüm süreçte lehine menfaat elde eden taraf olduğu açık olup, ayrıca müteahhidin inşaata yeni taşeronlarla devam edebileceği ortada iken buna rağmen herhangi bir zarar iddiası varsa bile bu hukuka uygunluk sebebiyle zararın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının iddia ettiği Kartal 23. Noterliğinin 19.03.2018 tarihli ihtarnameyi gerekçe göstererek arsa maliklerinin kendisine müvekkilinin kusuru sebebiyle ihtar çektiklerini beyan etmiş ise de arsa sahipleri ile asıl müteahhit arasındaki Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 8.maddesinde belirtildiği üzere müteahhit Eylül 2015’de başlamış olduğu inşaatı 18 ay süresinde teslim edeceğini taahhüt etmiş ancak 3.5 yıl geçmiş olmasına rağmen inşaatta imalat oranının %50 seviyelerine ancak geldiğini, yani davacı ile davalı taraf arasındaki sözleşmeden çok önce, temsil heyeti üyeleri tarafından 13.01.2017 tarihinde Kartal 23. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 05.12.2016 tarihinde Kartay 23. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiği ve asıl müteahhidin ödeme güçlüğü sebebiyle inşaatın devamında sorunların var olduğu ve arsa sahiplerinin o zamanlarda ihtarname göndermek zorunda kaldığının açık olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. VI. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davacının dayanak sözleşmeyi davalının sözleşme bedelini sözleşme şartlarına uygun şekilde ödememesi nedeni ile haklı olarak feshettiği, dava tarihine kadar yapmış olduğu işlerin bedelini talep edebileceği, mahkemece yaptırılan teknik bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan raporda tespit edilen ve teknik bilirkişi tarafından kadru maruf görülen, davacının sözleşme uyarınca yerine getirdiği tespit edilen elektrik altyapı işlerinin bedeli 132.008,80 TL, mekanik altyapı işlerinin bedeli 301.030,00 TL ve mimari ve inşaat işlerinin bedeli 408.215,00 TL olmak üzere toplam 841.253,80 TL yi talep edebileceği, davalı birleşen davacının şirket ortağına devrini yaptığı taşınmazın bedelinin sözleşme bedeli karşılığında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki savunmasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, bu nedenle bu yöndeki savunmaya itibar edilemeyeceği, davacı birleşen davalının sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olması nedeni ile birleşen davada davacının haksız fesih nedeni ile maddi manevi tazminat talep hakkının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. VI. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, deliller tam toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, yapı ipoteği konulması için açılan iki dava dosyasının delil olarak gösterildiği ancak mahkemece değerlendirilmediği, yargılama sırasında keşif talep ettiklerini, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verildiğini ancak bilirkişilerin yerinde inceme yapmadan dosya üzerinden rapor düzenlediğini, davacının yapmaması nedeniyle üçüncü kişiye yaptırdıkları işlerin tespiti için anlaşma yaptıkları şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılmasını istediklerini bunun kabul edilmediğini, rapora itiraz etmelerine rağmen ek rapor alınmadığı, savcılık soruşturma dosyalarındaki beyanların değerlendirilmediği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı-birleşen davada davalının alt yüklenici, asıl davada davalı-birleşen davada davacının ise ana yüklenici olduğu görülmüştür. Davacı tarafın, davalı ile imzaladığı sözleşme gereği işin bir kısmını yapmış olmasına rağmen taksitler halinde yapması gereken ödemeleri yapmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini iddia ederek yaptığı işin bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, birleşen davada ise davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği, bu nedenle zarara uğradığı iddiasıyla maddi manevi tazminata hükmedilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya incelendiğinde, ilk derece mahkemesince seçilen bilirkişi heyetine dava konusu işin yapıldığı iddia edilen taşınmazda yerinde inceleme yapma yetkisi verildiği, bilirkişi heyeti tarafından asıl dava açılmadan önce davacı tarafından değişik iş dosyasından yaptırılan tespit sonucu tanzim edilen rapordaki tutarların kadri maruf olduğu belirtilmek suretiyle rapor tanzim edildiği, davalı-birleşen davacı tarafından rapora itiraz edildiği ve yerinde keşif talep edildiği, ilk derece mahkemesince bu taleplerin reddine karar verilerek, alınan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın kendisine taksitli olarak yapılması gereken ödemelerin yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia ederek yaptığı işin bedelini talep ettiği, davalı tarafın ise davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, işin durmaması için davacı şirket yetkilisine inançlı işlemle bağımsız bölüm devredildiğini, davacının işi sözleşmeye aykırı yaptığını iddia ederek davanın reddini talep ettiği, birleşen dava ile ise, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmış olup, konuyla ilgili yerleşik Yargıtay içtihatları (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1498 E., 2024/3897 K. Sayılı kararı) da göz önünde bulundurulduğunda, ilk derece mahkemesince, davalı tarafından talep edilmiş olmasına rağmen işin yapıldığı yerde konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmadan, alınan rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen itirazları karşılar şekilde ek rapor alınmadan, davalı-birleşen davada davacı tarafından değişik iş dosyasından yaptırılan tespit sonucu tanzim edilen rapor değerlendirilmeden, davalı-birleşen davada davacı tarafından sözleşme kapsamında olup da kendisinin yaptırdığını iddia ettiği imalatlar araştırılmadan, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/05/2021 tarih, 2018/198 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.