9. Hukuk Dairesi 2025/8604 E. , 2025/10401 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1361 E., 2025/1624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/327 E., 2025/102 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
9. Hukuk Dairesi 2025/8604 E. , 2025/10401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1361 E., 2025/1624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/327 E., 2025/102 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ödemesi yapılmak üzere 18.12.2019 tarihli ve 178.496,00 TL bedelli ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait kaşe ve Şirket yetkilisine ait imza bulunan hak ediş tutanağı düzenlendiğini, davalı tarafın haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, Trabzon İcra Müdürlüğünün 2020/1950 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı uygulanmadan açılan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin, .../...'da bulunan ... Üniversitesi KYK Yurt ihalesini alan dava dışı ... Yapı Şirketinin alt işvereni olarak faaliyet gösteren bir inşaat şirketi olduğunu, ilgili şantiyede yapılan işin, müvekkili Şirket tarafından m2 fiyat baz alınarak işin başında götürü bir bedelle davacıya verildiğini, 18.12.2019 tarihinde davacının araçları ile şantiye giriş çıkışlarına engel olarak kendisinin ve kendisi ile birlikte çalışan ekibinin müvekkili Şirketten alacakları olduğunu iddia ettiğini, bunun üzerine müvekkili Şirketçe davacı dâhil götürü usulle çalışan tüm personelin ücretleri hesaplanarak tutanak tutulduğunu, ilgili tutanağın dava dışı ... Yapı Şirketine verilerek davacı dâhil tüm personelin ödemesinin 20.12.2019 tarihinde ... Yapı Şirketi hesapları üzerinden yapıldığını, davacıya müvekkili Şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu bildiriminin de yapıldığı, dosyaya sunulan ve işveren yetkilisi tarafından imzalanmış olan 18.12.2019 tarihli "Tutanaktır" başlıklı belgede, davalı işvereninin davacıya 178.496,00 TL borcu olduğunun yazılı olduğu, bu miktarda davacı dışındaki işçilerin alacaklarının da bulunduğu yönünde ispat bulunmadığı, Mahkemenin bu tarihten sonra davacıya dava dışı ... Yapı Şirketi tarafından 20.12.2019 tarihinde yapılan 14.924,00 TL ödeme mahsup edilerek bakiye miktar yönünden takibin devamına karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının isticvabında alınan beyanında alacağın tamamının kendisine ait olmadığını ve daha önce de taraflarına ödeme yapılmadığını açıkça kabul ettiğini, davacının alt işveren olarak çalışan bir işveren olduğunu, kendisi ile anlaşılan götürü işi, dosyaya sunulan dekontlardaki isimleri geçen işçileri çalıştırırak yaptığını, dinlenen tanıkların da bunu doğruladığını, sadece 3,5 ay çalışan davacının 178.496,00 TL alacağı olamayacağını, Mahkemece davacı, işçiymiş gibi değerlendirme yapılmış olsa da ne bir bilirkişi incelemesi ne de başkaca bir araştırmaya gidilmeden karar verildiğini, dosyada bulunan arabuluculuk tutanağının ticari uyuşmazlık yönünden olduğunu, davanın usulden de reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davacının talep ettiği alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.