16. Hukuk Dairesi 2016/14865 E. , 2020/2267 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve arkadaşları,... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün kendilerine ait 4313 ada…
**16. Hukuk Dairesi 2016/14865 E. , 2020/2267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve arkadaşları,... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün kendilerine ait 4313 ada 11 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu öne sürerek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu kısmın kendilerine ait taşınmaza eklenmesi suretiyle adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dahili davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine ve dahili davalı ... yönünden ise davanın kabulüne, fen bilirkişileri...'ın 31.12.2015 tarihli raporlarına ekli krokide "...." olarak gösterilen yolun iptaline, iptal edilen bu kısmın 4313 ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacılar adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşulları gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan, araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde icra edilen keşif sırasında mahalli bilirkişi dinlenilerek taşınmazın öncesinin ne olduğu, kadimden beri kullanılan yol olup olmadığı, bu yerin davacılar tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve taşınmaz üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında beyan alınmamış, davacı tanıklarının somut olaylara dayanmayan, soyut ve yetersiz beyanları ile yetinilmiş, zirai bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde belirli belirsiz yol bulunduğu, üzerinde tarımsal faaliyet bulunmayıp, otlarla kaplı olduğu belirtilmesine karşın, mahkemece, bu raporun hangi nedenle davacı taraf lehine değerlendirildiğinin gerekçesi denetime imkan verecek şekilde açıklanmamış ve çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti hususunda güncel ve eski tarihli uydu fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Öte yandan, tescil davalarında TMK'nın 713/4. ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği halde yasal ilanlar da yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.