T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1009 Esas KARAR NO : 2025/1181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA : İFLAS (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ : 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkında kambiyo s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1009 Esas KARAR NO : 2025/1181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA : İFLAS (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ : 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkında kambiyo senedine dayalı iflas takibi başlattıklarını, davalı şirketin ödeme emrine herhangi bir itiraz ve şikayeti bulunmadığını, takibin kesinleştiğini, mahkemenin ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini ve borçlunun usuli dairesinde bir itirazda bulunmadığını tespit ettikten sonra, borcun ferileri ile birlikte ödenmesi için depo kararı vermesi ve davalının depo kararı gereğini yerine getirmemesi halinde davalının iflasına karar vermesi gerektiğini ileri sürürek davalıya borcun ödenmesi için depo kararı çıkartılmasına, depo emri gereğinin yerine getirilmemesi halinde davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; İİK'nın 154. maddesinin son fıkrasında, iflas davalarının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağının belirtildiği, anılan yetki düzenlenmesi, kesin yetki kuralı olup, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, HMK'nın 114. maddesinde, kesin yetkinin dava şartları arasında sayıldığı, davalı şirketin sicil kaydı incelendiğinde, adresinin Zeytinburnu/İSTANBUL olduğu, bu nedenle davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kesin yetki-dava şartı yokluğundan usulden reddine ve dosyanın karar kesinleştiğinde süresi içinde talep halinde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının İstanbul İcra Dairesinde takip başlattığını, iflas davasının takibin başlatıldığı yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılamayacağını öngören mevzuat hükmü bulunmadığını, davada yetkili mahkemenin takibin yapıldığı yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte borçlunun borcu ödemediği, takibe itiraz veya şikayette de bulunmadığı ileri sürülerek iflas istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve yetkiye itirazının bulunmadığı, akabinde davacı tarafından İİK'nın 173. maddesi gereğince davalının iflasına karar verilmesi için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, İİK'nın 154/3 ve HMK'nın 114. ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. 2004 sayılı İİK‘nın 154. maddenin alt başlığı, “İflas takiplerinde yetkili mercii”dir. Birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Üçüncü fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmeleri halinde, söz konusu yer icra dairesinin dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, ancak iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir.2004 sayılı İİK‘nın 154. maddesinde düzenlenen yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetki kuralıdır. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç ve 115). Bu nedenle, kesin yetki hallerinde yetki itirazı, ilk itiraz değildir. Bilindiği üzere, davanın esası hakkında inceleme yapabilmek için gerekli olan şartlara, dava şartları denmektedir. Mahkemenin, gerek kendiliğinden gerek tarafların itirazı üzerine yapacağı inceleme sonunda, dava şartının noksan olduğunu tespit etmesi halinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesi gerekmektedir.Diğer taraftan Yargıtay 23. HD'nin 31.10.2016 tarih ve 4916/4813 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, iflasta kesin yetki kuralı davalar için geçerli olup, takiplerde kesin yetki kuralı bulunmamaktadır.Tüzel kişilerin yerleşim yeri ise MK hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/19-643 Esas, 2013/256 Karar sayılı ilamında da, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır.Somut olayda, davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalının Zeytinburnu/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. İflas davasında kesin yetki kuralı, iflas takiplerinde geçerli olmayıp, davalı borçlunun İstanbul İcra Dairesinde yapılan takipte icra dairesinin yetkisine itiraz etmemesi nedeniyle söz konusu icra dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Ancak İcra ve İflas Kanunun 154/3. fıkrası, HGK kararı ve emsal Yargıtay ilamları kapsamında; davalı şirketin sicile kayıtlı olduğu yerin Bakırköy Mahkemelerinin yetki alanında kalması nedeniyle, iflas davasında Bakırköy Mahkemeleri kesin yetkili olduğundan, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/622 Esas, 2024/687 Karar sayılı ve 08/10/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.c maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/09/2025