TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI 2025/88 Esas, 2025/534 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1881 KARAR NO : 2025/1492 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI 2025/88 Esas, 2025/534 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin şirket uzun yıllardır İstanbul’da faaliyet gösterdiğini, kamu kurum ve kuruluşlarına çevre düzenleme, peyzaj, yürüyüş yollarını yaptığını, müvekkili şirketin kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler tarafından yapılan çevre düzenlemesi ve peyzaj ve yürüyüş yollarını hem malzemelerini temin etmekte hem de uygulama işini yaptığını, davalı İstanbul ... A.Ş. Tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden alınan işlerin müvekkili şirkete yaptırıldığını, bu çerçevede müvekkil şirket tarafından; Sarıyer bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri, Boğaziçi köprüsü giriş-çıkışlardaki peyzaj düzenlemeleri, Haliç Köprüsü çevresinde peyzaj düzenlemesi, Ok Meydanı Köprüsü altı çevre düzenlemesi, 3.Köprü Anadolu gidiş çevre düzenlemesi ile Avrupa yakası muhtelif alanlarda yol ve çevre düzenlemesi işlerinin yapıldığını, mezkur yerlerde yapılan çevre düzenlemesinin, peyzaj ve yürüyüş yollarının düzenleme ve uygulama işinin tamamen müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu yerlerin yapımında kullanılan makina, alet ve ekipmanlar ile işçiliklerin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, bunun yanında bu yerlerde kullanılan ponza, renkli taş, cruf mermer kırığı gibi muhtelif malzemelerin de müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı şirket tarafından yapılan bu işlerin bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davalı şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olup Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı tarafından yaptırılacak işlerin davalı şirket üzerinden yapıldığını, bu çerçevede İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı tarafından verilen/alınan işlerin davalı şirket üzerinden müvekkili şirkete yaptırıldığını, müvekkili şirket tarafından bahsi geçen işler yapılmasına rağmen ve yapılan uygulama işinin masraf ve maliyeti malzeme cinsine çevrilerek tutanak tutulmasına rağmen müvekkili şirketin sözleşme yapmak için çağrılmadığını ve alacağının ödenmediğini, taraflar arasında mezkur yerlerin yapım, malzeme, uygulama, işçilik vs ücretler için toplan 18.797,94 ton olarak malzeme bedelin çevrildiğini ve İstanbul ... A.Ş İnşaat Müdürlüğü Şefi ... tarafından imzalanan tutanağın tutulduğunu, yapılan işe ilişkin tutanakları her uygulama işi için ayrı ayrı düzenlemediğini, toplu olarak yapılan uygulama işlerinin malzemeye çevrilerek tutanak tutulduğunu, ekte ibraz edilen iki tutanağın açıklama kısmında "Hisarüsti Şantiyesi Malzemeli Uygulama İşi" ve "Okmeydanı Şantiyesi Viyadük Köprü Altı Çevre Düzenlemesi İşine Ait Malzemeli İşçilik Yapımı İşi" şeklindeki açıklamalar ile yapılan işlerin malzeme bedeline çevrildiğinin görüldüğünü, ayrıca tutanaklarda yapılan işlerin tarihine bakıldığında 01/05/06/07/2016 tarihinde yapılan işlere ilişkin tutanak tutulduğunun görüldüğünü, bu hususun yapılan yerlerdeki uygulama işinin malzeme cinsine çevrilerek ödeme yapma usulünün izlendiğini gösterdiğini, davalı İnşaat Müdürlüğü Şefi ... tarafından tutanaklarında görülen uygulama işine ilişkin malzeme cinsine çevrilen bedelin bir kısmının faturasının kesildiğini ve ücreti ödenmiş kalan 13.043,48 ton (volkanik cüruf, mermer kırığı vs.) malzeme/uygulama/işçilik/makina bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında çalışma şekli izah ettikleri şekilde olduğu için müvekkili firma ile davalı arasında yazılı olarak bir sözleşme imzalanmadığını, daha öncesinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan birçok uygulama işinin aynı şekilde yapıldığını ve müvekkili şirkete yapılan işlerin ücretinin ödendiğini, fakat müvekkili şirket tarafından son yapılan işin ücretinin müvekkili şirkete ödenmediğini, yapılan işlerle ilgili olarak; İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Müdürü... ve müdür Yardımcısı ...'un bilgisi ve onayı bulunduğunu, iş bitiminde davalıya ihale bedeli ödendikten sonra müvekkili şirkete alacağının ödeneceğinin söylendiğini ve bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, açtıkları İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/670E, 2024/644K sayılı kararı ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, istinaf denetiminden geçmeksizin kararın kesinleştiğini, İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada alacağın kaynağı ve sebebinin kendileri tarafından yanlış ifade edildiğini bu hususun davanın ispat sorununu ortaya çıkardığını bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirket tarafından yapılan Sarıyer bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri, Boğaziçi köprüsü giriş-çıkışlardaki peyzaj düzenlemeleri, Haliç Köprüsü çevresinde peyzaj düzenlemesi, Ok Meydanı Köprüsü altı çevre düzenlemesi, 3.Köprü Anadolu gidiş çevre düzenlemesi, Avrupa yakası muhtelif alanlarda yol ve çevre düzenlemesi uygulama işlerine ilişkin malzeme cinsine çevrilen 13.043,48- ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedelinin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek alacaklarından şimdilik 10.000-TL alacaklarının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı tarafından davacıya Sarıyer bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri, Boğaziçi köprüsü giriş çıkışlardaki peyzaj düzenlemeleri, Haliç köprüsü çevresinde peyzaj düzenlemeleri, Ok Meydanı köprüsü altı çevre düzenlemesi, 3. Köprü Anadolu gidiş çevre düzenlemesi, Avrupa Yakası muhtelif alanlarda yapılan yol ve çevre düzenlemesi işlerini yaptırıldığının, davalı ile davacı arasında yapılan işlerde tüm masraf, maliyet ve hak edilen ücretin malzeme bedeline çevrilerek ödendiğinin, taraflar arasındaki bu uygulama kapsamında yukarıda belirtilen yapılan işler neticesinde toplam 13.043,48 ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedeli alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafından aynı konu ve taleplerle İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığının yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğinin, kararın kesinleştiğinin beyan edilerek kesin hüküm dava şartı itirazında bulunulduğu, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyasının incelenmek üzere bir suretinin Uyap üzerinden dosyamız içerisine alındığı, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyası incelendiğinde davacısının dosyamız davacısı, davalısının dosyamız davalısı olduğu, dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısına karşı davalı tarafından davacıya yaptırıldığı iddia edilen davamıza konu aynı işler yönünden dava dosyamızda da talep edilen 13.043,48 ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedeli alacağının bulunduğunun beyan edilerek alacak davası açıldığı, alacağının ispatı yönünden mahkememiz dava dosyasına da sunulan aynı teslim tutanaklarına dayanıldığı, İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve kararın bu dava açılmadan önce 06/01/2025 tarihinde kesinleştiği, mahkememiz dava dosyası ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyasının taraflarının, dava sebeplerinin ve talep sonuçlarının aynı olduğu, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/670 Esas 2024/644 Karar sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararın yukarıda belirtilen 6100 sayılı HMK'nun 303/1 maddesi kapsamında mahkememizde açılan bu dava yönünden kesin hüküm oluşturacağı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-i ve 115/2 maddeleri kapsamında davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında; İlk yargılama ile ikinci yargılamada talep sonuçları, dayanılan vakıaya (dava sebebine) dayalı olarak değişiklik arz ettiğini, davanın talep sonucundan ibaret olmadığını, davanın dayandığı vakıaların önem arz ettiğini, zira HMK m.303 hükmünün kumülatif olarak dava konusu ve dava sebebinin aynılığını aramasının sebebi de davanın esasında vakıaya dayanması, medeni yargılama hukukumuza vakıalara dayandırma teorisinin hakim olması olduğunu, hatta doktrinde dayanılan vakıaların aynı olması halinde talep sonucu yani dava konusu ufak farklılıklar arz etse de bu duruma takılınmamalı ve dava kesin hüküm sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan her iki dilekçe de incelendiğinde; davaların dayandıkları olay örgüsünün farklı olduğunu, talep sonucunun da buna bağlı olarak değiştiğini, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının davanın (ilk yargılamada ileri sürülen vakıanın) ispatlanamaması sebebiyle reddi yönünde olduğunu, ikinci davada farklı bir olaya dayanıldığını, bu yönüyle artık kesin hükümden bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, hal böyle olunca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME: Davacının işbu davadaki dava konusu talepleri ve alacak miktarı ile İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/670 esas, 2024/644 K.sayılı kesinleşen kararındaki aynı sözleşmeden kaynaklanan aynı taleplere ve aynı miktar alacağa ilişkin olduğu davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği, tarafları, konusu, alacak miktarı aynı olan istinafa konu ilamda mahkemenin açılan davanın derdestlikten usulden reddine karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/09/2025 tarih ve 2025/88 Esas, 2025/534 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.