TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/09/2021 NUMARASI : 2020/380 Esas, 2021/614 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1656 KARAR NO : 2026/360 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/09/2021 NUMARASI : 2020/380 Esas, 2021/614 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin, işlerini üstlendiği ...Otel'in bütün ... işlerinin montaj dahil yapımının, davalı ile yapılan anlaşma sonucu müvekkili tarafından üstlenildiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkili ile yapmış olduğu görüşmelerde, müvekkile hitaben "senin vergi açılışı yapmana gerek yok, senin ve çalışanlarının sigorta girişlerini bizim şirket üzerinden yaparız" demesi üzerine; müvekkil ve müvekkilin çalışanlarının sigorta girişleri 27.07.2017 tarihinde, davalı tarafından yapıldığını, otelle ilgili ... ve montaj işlerinin tamamlanıp, işin teslim edildiği 30.10.2018 tarihine kadar da, davalı, müvekkil ve çalışanlarının sigorta primlerini ödediğini, davalı, mezkur otelle ilgili müvekkil tarafından yapılan işlerle ilgili, müvekkile, toplamda şuana kadar 470.000,00-TL ödediğini, gelinen aşamada, davalı şirketin müvekkilinin üstlendiği işle ilgili ödemesi gereken parayı ödeyeceğim diyerek uzunca bir süre oyaladıktan sonra ödemediğini, davalı şirket ile müvekkili arasında yazılı bir sözleşme olmaması nedeniyle, davalı, öncelikle şifahen yapılan sözleşmenin bedelinde indirim istemiş ve devamında ödemeyi yapmadığını, her ne kadar; davalı şirket yetkilisinin el yazısı ile müvekkiline vermiş olduğu yazıda yapılacak işlerle ilgili işçilik bedelleri yazıyor olsa da, sonradan ekstra müvekkile yaptırılan işler olması nedeniyle sözleşme bedelinde değişme olduğunu, taraflar arasında, işin bedeli ile ilgili, açık bir şekilde düzenlenmiş bir yazılı sözleşme olmaması nedeniyle, müvekkilinin yapmış olduğu işin bedelinin tespitine ilişkin İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/23 D.iş dosyasında tespit davası açıldığını, davada alınan bilirkişi raporunda toplam işçilik ücreti 708.750,00-TL olarak saptanmış ve bakiye ödenmesi gereken borcun 238.750,00-TL olduğu sonucuna varıldığını, mezkur raporu düzenleyen bilirkişi, inşaat mühendisi olduğundan ve işin konusu gereği makine mühendisi tarafından rapor alınması gerektiğinden, anılan raporda belirlenen miktar, doğru olarak hesaplanmadığını, hal böyle olmakla birlikte, yeni bir rapor alınması durumunda süreç uzayacağından ve bu durumda davalı şirketin malları kaçırması ihtimali bulunduğundan, yeni bir rapor alınması talebinde bulunulmadığını, tespit davasının sonucunda, davalı tarafa ihtarname gönderilerek ödeme yapması hususunda ihtarlarımız iletilmiş ve bunun üzerine davalı şirket tarafından ihtarnamemize cevap gönderildiğini, davalı taraf, ihtarnameye cevabında, müvekkilin, şirkette sigortalı olarak çalıştığını iddia etmiş ve bu bağlamda bahsettiğimiz şekilde bir alacak olmadığını iddia ettiklerini, davalı taraf, işin başında müvekkil ve çalışanlarını, sigortalı olarak göstererek işin sonunda hak edilen parayı vermemenin hesabını yaptığını, davalı taraf, sigortalı çalışan olarak göstermeye çalıştığı müvekkile, neden 250.000,00-TL üzerinde ödeme yaptığını, müvekkil üstlenmiş olduğu iş kapsamında; bahsi geçen 350 odalı otelin (2 tanesi kral dairesi ve 25 tanesi süit oda), tüm odalarının ve tüm otel binasının, temiz ve pis su tesisatlarını yaptığını, tesisatlarının yanı sıra, montaj işleri de müvekkili tarafından yapıldığını, mezkur oteldeki yatak katlarında bulunan mutfakların sıcak- soğuk su, pis ve temiz su ... ve montaj işlerinin, Lobi katındaki tüm banyo, tuvalet ve mutfak ... ve montajları ile otelin -1,-2,-3 katlarındaki ... ve montaj işlerinin, Otelin -3. Katındaki temiz su hidrofor dairesinin tamamı ve aynı kattaki tüm arıtma sistemlerinin, Otelin -3. Katından 19. Katına kadar olan sıcak-soğuk su, sirkülasyon kolan hatlarının, Otelin -2. Katındaki (mutfak katı) tüm temiz ve pis su tesisatlarının, Otelin -2. Katında bulunan ve tüm otelin sıcak suyunu sağlayan 20 adet boylen ve sıcak-soğuk sirkülasyonlarının tesisatlarının, Otelin -3. Katında bulunan pis su pompalarının tesisatlarının müvekkili tarafından yapıldığını, bahsi geçen otelle ilgili müvekkilinin üstelenmiş olduğu bütün edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı şirketin ödemeleri yapmadığını belirterek, her türlü fazlaya ilişkin dava talep ve ıslah haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davamızın kabulü ile 1.000,00-TL ticari alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davada davacı ile davalı arasında işçi ile işveren arasındaki hukuki bir uyuşmazlığın bulunduğunu, bu kapsamda İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi ve işin yapılmış olduğu yerin Maltepe ilçesi olduğunu yetkili Mahkemelerin Anadolu İş Mahkemeleri olduğunu ve davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış ise de dava bedelinin davalı tarafından bilindiğini ve belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, davacı taraf ile müvekkili olan firma arasında eser sözleşmesi niteliğinde veyahut herhangi bir sözleşme çatısı altında bir sözleşme bulunmadığını, davacı ile müvekkili olan şirket arasında sadece işçi-işveren ilişkisinin bulunduğunu, davacı ...'ın tüzel kişiliği olmadığı gibi vergi kaydı ve SGK işyeri kaydının, kendisine bağlı çalışanları da olmadığı gibi kesinlen bir faturanın da bulunmadığını, müvekkili olan şirket tarafından davacının tüm ücretleri ve SGK ödemelerinin ödendiğini ve tüm sosyal haklarının verildiğini, bu sebeplerle belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmayan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması nedeniyle doğrudan reddi gerektiğini beyan ederek, görevli mahkemede açılmayan davanın görevsizlik itirazlarının kabulü ile davaya bakmaya iş mahkemelerinin olduğuna karar verilmesini, davaya bakmaya mahkemelerin Anadolu İş Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisiz yerde açıldığına karar verilmesini, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Davacının, davalı şirketin işlerini üstlendiği ...Otel'in bütün ... işlerinin montaj dahil yapımı üstlendiğini, yazılı sözleşme bulunmadığı, işin yapılmasına rağmen bedelin ödenmediğini iddia ettiği, davalı taraf ise davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığı, davacının taşeron olmadığı, işin davalının sgk lı çalışanları tarafından yapıldığını iddia ettiği, davanın, taraflar arasında eser sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise davacının yaptığı işlerin bedeli tespit edilerek davacıya verilmesine ilişkin olduğu, dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinde davacı ... ...’ın hizmet akdine tâbi çalışan olduğu, işe başlangıç tarihinin 26.07.2017 olduğu, işvereninin davalı ... Ltd. Şti. olduğu, dosyada davalı tarafından sunulan işveren tarafında ... .Ltd.Şti, işçi tarafında ... bulunan 25.07.2017 imza tarihli İş Sözleşmesi (Belirli Süreli) yer almakta olduğu, sözleşmede yapılacak iş “... ... İşleri” olarak belirtildiği, davacı taraf davalı şirket yetkilisinin el yazısı ile davacıya vermiş olduğunu belirttiği yazıda yapılacak işlerle ilgili işçilik bedellerinin yazdığını, sonradan ekstra davacıya yaptırılan işler olması nedeniyle sözleşme bedelinde değişme olduğunu ifade etse de söz konusu el yazılı belge ve sözleşme bedelinde tadil yapıldığına dair bir anlaşma dosyaya ibraz edilmediği, ... ve ... tarafından yapılan dosyada dekontları mevcut ödemelerin farklı tutarları içerdiği, düzensiz olduğu ve taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da devam ettiği anlaşıldığı, davalı Şirket 12.04.2021 tarihli dilekçesi ile maddi bakımdan zor durumda olan davacıya maddi destek olmak üzere ödemelerin yapıldığını belirttiği, ancak davalı Şirket yetkilisi ... ile davacı arasındaki yazışmalarda davacının ...’den ödeme yapılmasını ısrarla istediği, ...’in bu ödemelerin bir kısmının yapılmasını sağladığı, kimi zaman davacının yapılan ödemeyi az bulduğu ve bunu kabul edemeyeceğini bildirdiği, davalının bu ödemelerin yardım olduğuna dair bir ifadesinin bulunmadığı, yazışmaların taraflar arasındaki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra da devam ettiği, son olarak 27 Aralık 2019 tarihinde davacının ...’den ödeme istediği, ...’in Pazartesi veya Salı bakacağını bildirdiği, 31 Ocak 2020’de davacının beklediği ödemelerin yapılmaması üzerine işlemleri başlatacağı ve yeni bir anlaşma ya da süre verilmeyeceğini belirtmesi dikkate alındığında, taraflar arasında hizmet ilişkisi dışında bir işin de görüldüğü anlaşıldığı, davalının görev itirazına bu nedenle itibar edilmediği, taraflar arasında hizmet ilişkisi dışında bir işin de gördürüldüğü anlaşılmış ise de; dava dilekçesinde belirtilen işlerin davacı ... tarafından yapıldığını ispat yükü davacıda olup, davalının belirtilen işleri sgk lı çalışanlarının yaptığı iddiası karşısında, ... tarafından gönderildiği belirtilen excel dosyasında “... ...’ın ekibi”, “...” ifadesine yer verilmesi ve mevcut tanık beyanlarıyla söz konusu işlerin ... tarafından yapıldığı sonucunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV İSTİNAF Davacı vekili istinafında, taraflar arasında güven ilişkisinden ötürü yazılı sözleşme olmadığını, müvekkiline gönderilen yüksek miktarlı ödemelerin tanık beyanları davalı şirket yetkilisi ile olan yazışmalara rağmen davanın reddedildiğini, müvekkilinin ... işlerini üstlendiğini, müvekkiline 470.000,00 TL. ödeme yapıldığını, tespit yaptırıldığını, tespit raporunda 708.750,00TL. işçilik ücretine dair tespit yapıldığı, ödeme mahsup yapıldığında bakiye borcun 238.750,00 TL. olduğunu, şirket muhasebecesi ...'in Taşeron ... ve ekibi diyerek excel listesi hazırladığını, müvekkiline gönderdiğini, işten ayrıldıktan bir süre sonra şirket yetkilisi ... tarafından ödemeler gönderildiğini, Mahkemenin delil başlangıcını kabul ettiğini tanıkları dinlediğini ancak davayı reddettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davada davalıya ait otelin ... işini yaptığını, davalının kendisini ve ekibini SGK'lı gösterdiğini, işi bitirip teslim ettiğini, 470.000,00 TL. ödeme yaptığını, geri kalanı ödemediğini belirterek bakiye ayacak talebinde bulunmuştur. Davalı, taraflar arasında sadece işçi iş veren ilişkisi bulunduğunu, eser sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkemece, davacının, davalı yanında SGK'lı olarak işçi olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan 25.07.2017 imza tarihli İş Sözleşmesi (Belirli Süreli) olduğunu, şirket yetkilisi ... ile davacı arasındaki 31 Ocak 2020 tarihli mesajda, davacının beklediği ödemelerin yapılmaması üzerine işlemleri başlatacağı ve yeni bir anlaşma ya da süre verilmeyeceğini belirtmesi dikkate alındığında, taraflar arasında hizmet ilişkisi dışında bir işin de gördürüldüğü anlaşılmış ise de; dava dilekçesinde belirtilen işlerin davacı ... tarafından yapıldığını ispat yükü davacıda olup, davalının belirtilen işleri sgk lı çalışanlarının yaptığı iddiası karşısında, ... tarafından gönderildiği belirtilen excel dosyasında “... ...’ın ekibi”, “...” ifadesine yer verilmesi ve mevcut tanık beyanlarıyla söz konusu işlerin ... tarafından yapıldığı sonucunun kabul edilemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda, dosya kapsamında dinlenen tanık ...'nın; davacı ... ...'ın taşeron olarak çalıştığına yönelik beyanı, ayrıca dosyadaki mesajlaşma içeririkleri ve davalı muhasebecesi ... tarafından gönderildiği belirtilen excel dosyasındaki “... ...’ın ekibi" ibareli kayıtlar ve tüm dosya kapsamı hepsi bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasında ... işi yapılmasına dair sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, taraflardan ... işine ilişkin olarak yapılan işlerin neler olduğuna dair beyanları sorulup buna dair tüm delilleri toplandıktan sonra gerekirse bilirkişi marifetiyle yerinde keşif yapılmak suretiyle yapılan işlerin bedeli yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre hesaplanıp, varsa kabul edilen veya ispatlanan ödemeler mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/09/2021 tarih, 2020/380 Esas, 2021/614 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.