T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/03/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/03/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili banka ve dava dışı ... arasında 30.04.2018 tarihli 60.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalı ...'ın müteselsil kefil imzasının bulunduğunu, sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmemesiyle banka tarafından kat edildiğini ve borcun muaccel olduğunu, 09.09.2019 tarihli ihtarname ile 57.219,67 TL kredi borcunun kat edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazıyla takibin durduğunu, kat ihtarnamesine de itiraz edilmemesi üzerine kat ihtarnamesindeki miktarın kesinleştiğini, takibe dayanak yapılan ve davalının kefil olduğu sözleşmeden kaynaklı kredi borcunun ödenmediğini, sözleşmede belirtilen limit çerçevesinde davalının kendi temerrüdünden dolayı doğmuş ve doğacak borçlardan sorumlu olduğunu, banka kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle durumun ortaya çıkacağını, temerrüt faiz oranının sözleşmenin 2.5 maddesinde kararlaştırıldığını, yasaya ve içtihatlara uygun olduğu belirtilerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Dava dilekçesi ve ekleri davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davacı banka ile ... Şubesi ile dava dışı ... arasında 30.04.2018 tarihli 60.000,00 TL limitli çerçeve kredi sözleşmesi bağıtlandığı, sözleşmede ve sözleşmenin devamı kefalet sözleşmesinde davalı ...'ın 60.000,00 TL Üzerinden müteselsil kefaletinin alındığının, dosyaya ibraz edilen sözleşme suretinin incelenmesinden anlaşıldığı; dava dışı asıl kredi lehtarı ... ve davalı kefil ...'a keşide edilen 09.09.2019 tarihli kat ihtarnamesiyle, 04.09.2019 tarihi itibariyle ihtarname eki hesap özetinde gösterilen ... numaralı aylık % 0,99 yıllık bazda %11,88 akdi faizli taksitli krediden 29.917,89 TL. anapara ve ferileriyle 31.038,92 TL, ... numaralı kredili mevduat hesabı kredisinden 26.112,81 TL ve ferileriyle 26.181,75 TL olmak üzere toplamda 57.219,67 TL borç bakiyesi üzerinden kat edilmesini takiben dava dışı ... tarafınca bila tarih “Kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesi” başlıklı matbu taahhütnamenin boş olarak imza edilmesini takiben dava dışı ...'in imzaladığı 12.09.2019 tarihli yıllık%20 akdi faizli ilk taksit vadesinin 28.09.2019 olduğu, aylık değişken taksit ödemeli 24 ay vadeli 65.000,00 TL anapara üzerinden (Dava konusu krediler dışında kredi kartı borcunun dahil edilmesiyle) 81.083,00 TL geri ödenmesiyle kredilerin yapılandırılarak akdi ilişkiye geri dönüldüğü, 30.09.2019 tarihi itibariyle ... numaralı kredinin kapatılarak 29.917,89 TL anapara tutarı üzerinden ... numaralı, ... numaralı kredili mevduat hesabı kredisinin ise 26.585,41 TL anapara tutarı üzerinden ... numaralı krediye dönüştürülerek banka kayıtlarının bu esasa göre tesis edildiğinin görüldüğü; yapılandırma hesaplarına 30.09.2019 tarihinde 472,00 TL ve 19.11.2019 tarihinde 120,00 TL kısmi tahsilat yapılarak kredi hesapları 29.06.2020 tarihinde Takip hesaplarına aktarıldığı ve 08.09.2020 tarihi itibariyle icra takibi başlatıldığı, takip tarihini takiben 10.06.2021 dava tarihi öncesinde 16.02.2021 tarihinde ... numaralı krediden aktarılan takip hesabına Kredi Garanti Fonundan 27.718,92 TL tahsilat yapıldığının görüldüğü; her ne kadar dava dışı asıl kredi lehtarı tarafından boş matbu olarak imzalanan özünde çerçeve sözleşmenin eki niteliğindeki yapılandırma taahhütnamesinde -taahhüdün ihlali halinde, ödeme planı ile sağlanan tüm indirim ve ayrıcalıkların geriye dönük olarak ortadan kalkacağı, ödeme planının temdit ve tecdit anlamına gelmeyeceği hususları belirtilmekle birlikte, sözleşme uyarınca banka kayıtlarının geçerli delil olduğu, 30.09.2019 tarihi itibariyle ... numaralı 29.,917,89 TL. ve ... numaralı 26.585,41 TL olmak üzere toplam 56.503,30 TL anapara üzerinden tesis edilen kredinin doğrudan kat ihtarnamesine konu kredilerle uyumlu ve bankanın kabulüyle kredinin yenilenmesi olduğu, kredilerin normal kredi hesaplarından kapatılması ve bir kısım kredi ve faizlerin tahsiliyle tarafların daha yapılandırma kredisi öncesinde yeniden akdi ilişkiye döndüğü hususunun banka kayıtları ile sabit olduğu; Yargıtay ilamları gereği dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki fiilen uygulanan en yüksek faizin baz alınarak temerrüt faizinin belirlenmesi gerektiği, davaya konu yapılandırma kredisinin fiilen %20 akdi faize tabi olduğu, akdi faizin %50 fazlası 10 puan ilavesiyle %30 talep edilmesi gerektiğini, davacı banka tarafından talep edilen %57 temerrüt faizi talebine ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı gibi açıklama da getirilmediği; davalının 08/09/2020 tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu; hesaplamanın raporda gösterildiği, sonuç olarak 67.122,23 TL takip tarihi itibariyle toplam alacağın olduğu; banka alacağının işleyen faiz ve gider vergisinin takip tarihi itibariyle kapitalize edilmesi ve kısmi tahsilatın mahsubuyla 08/09/2020 takip talebi tarihi itibariyle 67.122,23 TL olup, davalının müteselsil kefil ...'ın takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunması yanı sıra, 60.000,00 TL kefalet limiti ve kendi temerrüdünden sorumlu olacağı gözetildiğinde davalının davaya konu icra takibinden 60.000,00 TL asıl alacak ve 08/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek %30 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisinden kefaleten sorumlu olacağı, takipten sonra davadan önce ödenen miktarın davalının durumunu etkilemeyeceği " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin; 56.031,30 TL asıl alacak, 10.777,08 TL işlemiş faiz ve 533,84 TL gider vergisi toplamı olan 11.210,93 TL'den 120,00 TL kısmi tahsilatı sonucu oluşan 11.090,93 TL işlemiş faiz ve gider vergisi toplamı, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti (uyapta karar ilişkin kayıt vardır) olmak üzere toplam 67.877,23 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacak, işlemiş faiz ve faizin gider vergisi toplamının hükme dayanak bilirkişi raporunda hatalı ve eksik hesaplandığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporu çerçevesinde hüküm tesis edildiğini, davalı ve dava dışı borçlu ... ile müvekkili banka arasında imzalanan 30/04/2018 tarihli 60.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine ilişkin borcun Beyoğlu 17. Noterliği'nin 09/09/2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, her ne kadar yeniden yapılandırma yapılmış ise de borçlu tarafından ödeme planına uyulmadığını, taksitlerin zamanında ödenmediğini, bunun üzerine protokolde de açıkça belirtildiği üzere kat edilen alacağa geri dönüldüğünü, taahhüdün ihlali halinde ödeme planı ile sağlanan tüm indirim ve ayrıcalıkların geriye dönük olarak ortadan kalkacağının ve TBK 100. maddesi çerçevesinde yapılan tahsilatın borçtan mahsup edileceğinin belirtildiğini, banka kayıtlarının bu yönde olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle kat ihtarının tebliğ tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesinin usul ve yasalara uygun olduğunu, yasal ve geçerli kat ihtarnamesine rağmen takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiği yönündeki değerlendirmenin usul ve yasalara aykırı olduğunu, protokol hükümlerinde açıkça yazdığı için kat edilen alacağa geri dönülmesi ve kat ihtarının tebliğ tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasının yasalara uygun olduğunu, aksi tespit ve değerlendirme kamu bankası olan T. ... bankası A.Ş.'nin ve dolayısı ile kamunun zararına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğundan hükme dayanak bilirkişi raporunda yer alan uygulanması gerekli akdi faiz ve temerrüt faiz oranlarına yönelik tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da, bankayla borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin bankacılık işi olup TTK'nın 4. maddesi gereği ticari iş niteliğinde olduğunu, aynı kanunun 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faizi oranının serbestçe belirleneceğini, bu durumda TBK'nın 88. ve 120. maddelerinde akdi ve temerrüt faiziyle ilgili sınırlamalarının ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmadığını, zira, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 8/1. maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğinin hükme bağlandığını, aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına dair hükümlerin saklı tutulduğunu, başkaca bir istisna getirilmediğini, aynı kanunun 9. maddesinde ticari işlerde kanuni anaparayla temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığını, anılan yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuat olarak 3095 sayılı Kanun hükümlerinin amaçlandığını ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğini, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddesi hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerektiğini, Genel Kredi Sözleşmesinin, birden çok (nakdi-gayri nakdi) kredi tipini kapsayacak, birden çok kredi sözleşmesi için bir çerçeve sözleşme niteliği taşıyacak şekilde ve belirsiz bir süre için yapılmış olduğunu, belirsiz süreli niteliği nedeniyle verilmesi muhtemel krediler için belirli bir faiz oranını içermemesinin de doğal olduğunu, bununla beraber faiz oranına ilişkin genel-geçer kurallarını ve/veya faiz hesaplama ölçütlerini içerebileceğini, hükme dayanak bilirkişi raporu ile takip öncesi ve sonrası işlemiş faiz eksik hesap edildiği için faizin gider vergisinin de hatalı ve eksik hesaplandığını ileri sürerek davanın tam kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının borçlu olduğu miktarın usulünce hesaplandığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun olduğu ve doğru hesaplamalar içerdiği, her ne kadar dava dışı asıl kredi lehtarı tarafından matbu olarak imzalanan özünde çerçeve sözleşmenin eki niteliğindeki yapılandırma taahhütnamesinde taahhüdün ihlali halinde, ödeme planı ile sağlanan tüm indirim ve ayrıcalıkların geriye dönük olarak ortadan kalkacağı, ödeme planının temdit ve tecdit anlamına gelmeyeceği hususları belirtilmiş ise de; 30.09.2019 tarihi itibariyle ... numaralı 29.917,89 TL ve ... numaralı 26.585,41 TL olmak üzere toplam 56.503,30 TL anapara üzerinden tesis edilen kredinin doğrudan kat ihtarnamesine konu kredilerle uyumlu ve bankanın kabulüyle kredinin yenilenmesi olduğunun, kredilerin normal kredi hesaplarından kapatılması ve bir kısım kredi ve faizlerin tahsiliyle tarafların daha yapılandırma kredisi öncesinde yeniden akdi ilişkiye döndüğünün banka kayıtlarıyla sabit olduğu, davacı bankaca davalıya yeniden bir ihtar, bildirim hesap açıklaması yapılması gereği duyulmaksızın icra takibine başlandığı görülmekle davalının 08.09.2020 takip talebi tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı banka tarafından talep edilen %57 temerrüt faizi talebine ilişkin herhangi bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, davaya konu yapılandırma kredisi fiilen %20 akdi faize tabi olup, akdi faizin %50 fazlası 10 puan ilavesiyle %30 temerrüt faizi uygulanmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/11/2025 ...