TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/641 KARAR NO: 2026/433 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/12/2025 NUMARASI: 2025/145 (E) - 2025/983 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/01/…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/641 KARAR NO: 2026/433 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/12/2025 NUMARASI: 2025/145 (E) - 2025/983 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/01/2023 tarihinde dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın ...'un idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar verdiğini, incelenen ... kayıtları ile kaza tespit tutanağı neticesinde meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasarda %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait aracın kaza nedeniyle hasar aldığını, ardından hasar onarımı yapıldığını ve hasar alan parçaların değiştirildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 100 TL'nin belirsiz alacak davası şeklinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu kazanın 08/01/2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, işbu tarihten 2 yıl geçtikten sonra açılan bu dava tarihinde söz konusu alacağın zamanaşımına uğramış olmakla davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; "Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dosya detaylı incelendiğinde görüleceği üzere taraflarınca 21/01/2025 tarihinde sehven başka bir dosyanın arabuluculuk tutanağının sunulduğunu, 16/07/2025 tarihli dilekçe ile bu durumun belirtildiğini ve doğru tutanağın sunulduğunu, ancak karar verilirken doğru tutanağın değil sehven sundukları ilk tutanağın esas alındığını, taraflarınca 08/01/2025 tarihinde 2025/4010 dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını ve 17/02/2025 tarihinde anlaşmama şeklinde son tutanağın düzenlendiğini, son tutanağın işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, davanın da 17/02/2025 tarihinde açıldığını, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla süresi içinde davanın ikame edildiğini, sehven sunulan ilk tutanağa bakıldığında karşı tarafların dahi aynı olmadığının açıkça görüleceğini, doğru tutanağın dosyada mevcut olmasına rağmen hiç dikkate alınmadığını, sehven sunulan ve tarafları dahi farklı olan tutanak üzerinden karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; kaza tarihi ile arabulucuya başvuru tarihi arasında KTK'nin 109. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından, davada zamanaşımı süresinin geçmediği belirtilerek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-15. maddesi "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" şeklindedir.Yukarıda açıklanan yasal hükümlerin göz önüne alınması suretiyle yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, dosyada bilgi ve belgelere göre, davaya konu trafik kazasının 08/01/2023 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın açılabileceği son tarihin 08/01/2025 tarihi olduğu, KTK'nin 109. maddesinde ön görülen zamanaşımı süresinin son günü olan 08/01/2025 tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığı, bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin durduğu, hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son oturum tutanağının 17/02/2025 tarihinde imzalandığı, görülmekte olan davanında aynı gün (17/02/2025 tarihinde) açıldığı, bu haliyle 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde arabulucuya başvurulduğu ve davanın da bu suretle zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı gözetilerek davaya devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenle; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nin 353/1-a/6. maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına, belirtildiği şekilde yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/04/2026