T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/613 - 2025/1589 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/613 KARAR NO : 2025/1589 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2022/813 Esas - 2023/1165 Karar DAVACI : ... YAPI İNŞAAT HAFRİYAT LOJİSTİK VE DEPO…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/613 - 2025/1589 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/613 KARAR NO : 2025/1589 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2022/813 Esas - 2023/1165 Karar DAVACI : ... YAPI İNŞAAT HAFRİYAT LOJİSTİK VE DEPOLAMA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. - .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... YAŞAM YAPI SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ. - .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 16/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında İstanbul İli, Pendik İlçesi, .... Ada, ... Parselde bulunan ... Projesi kapsamında hafriyat yapım işlerinin müvekkili şirketçe üstlenildiğine ilişkin Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye bağlı kalarak proje kapsamındaki şartların yerine getirildiğini ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri gereği gibi ifa edip işi bitirip davalıya teslimininin yapıldığını, sözleşmenin 10. maddesinde, sözleşmenin imza tarihi olan 13.05.2022 tarihinden sonra oluşabilecek malzeme, nakliye, döküm yeri bedeli, işçilik, akaryakıt veya benzeri fiyat artışlarının tamamının işveren taraf olan davalı tarafından karşılanacağının açık ve net olmak üzere belirtildiğini, ancak açık ve net olarak taraflarca kararlaştırılmış ve imza altına alınmış olan sözleşmenin 10. maddesinde yer alan "Sözleşmenin imzalanmasından sonra meydana gelebilecek malzeme, nakliye, döküm yeri, bedeli, işçilik, akaryakıt veya benzeri fiyat artışları işveren tarafından karşılanacaktır." şeklindeki hükmün davalı tarafından yerine getirilmediğini ve işbu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu, sözleşme hükümlerine bağlı kalarak sözleşmenin 6. maddesinin, "Hafriyat, kazı, yükleme, nakliye ve tüm giderler dahil (kırıcı hariç) bir metreküp fiyatı 143 TL/ metreküp'dir. Kırıcılı Makine Çalışması, operatör ve yakıt dahil gün /9.500 TL'dir. Fiyatlara KDV dahil değildir." ve sözleşmenin 10. maddesinin " Sözleşmenin imzalanmasından sonra meydana gelebilecek malzeme, nakliye, döküm yeri, bedeli, işçilik, akaryakıt veya benzeri fiyat artışları işveren tarafından karşılanacaktır." şeklinde olup, anılan maddeler doğrultusunda KDV dahil; 22.06.2022 tarihli, 1.579.600,89-TL bedelli, 01.07.2022 tarihli, 52.307,04-TL bedelli, 31.08.2022 tarihli, 417.943,23-TL bedelli olmak üzere toplam tutarı 2.049.851,16-TL olan faturalar düzenlendiğini ve ilgili tüm faturaların davalıya gönderildiğini, müvekkilinin işbu alacağına istinaden sözleşmede açık hüküm bulunmasına rağmen, davalı tarafından belirtilen fatura alacakları eksik ödendiğinden, kalan yaklaşık 500.000,00-TL'lik bedelin halen müvekkili şirkete ödenmediğini, 15.08.2022 tarihinde taraflarınca düzenlenen Gebze 13. Noterliğinin 7119 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketçe sözleşmeye güven ilkesi kapsamında çalışılıp tamamlanan projedeki hak ediş bedellerinin sözleşmeye ve hakkaniyete uygun olarak düzenlenip ilgili bedellerin eksiksiz bir şekilde ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin işbu ihtarname tarihi itibariyle yalnızca akaryakıt farkı ve döküm yeri farkı dahil edilip diğer fark bedeller (işçilik, malzeme, nakliye vb.) dahil edilmeden haricen hesaplanan toplam 1.737.162,00-TL + KDV alacağı bulunduğunu, yine haricen yapılan hesaplamalarda diğer genel giderler adı altında (işçilik, malzeme, nakliye vb.) müvekkili şirketin davalıdan yaklaşık 70.000,00-TL genel giderlere ilişkin de ayrıca bir alacağı bulunduğunu, ilgili toplam alacağın bir kısmının davalı tarafından ödenmiş olup eksik kalan tutarlar yönünden taleplerinin olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ile yapılan sözleşmenin davalı tarafa yüklediği sorumlulukların gereğinin yerine getirilerek 13.05.2022 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesinden doğan borcun ifası için öncelikle yapılan işler yönünden (kırıcı çalışması dahil) eksik ödenen sözleşme bedeli için 1.000,00-TL, akaryakıt ve döküm yeri fiyat farkı bedeli için 8.000,00-TL, genel giderlerde oluşan fark bedel için 1.000,00-TL olmak üzere şimdilik 10.000,00-TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, öncelikle yapılan iş karşılığında eksik ödenen sözleşme bedeli için 1.000,00-TL, akaryakıt fiyat farkı ve döküm yeri fiyat farkı bedeli için 8.000,00-TL, genel giderlerde oluşan fark bedel için (yemek, elektrik, sanayi tüpü, lastik, lastik tamiri, araba bakımı, işçi ücretleri, Sgk giderleri) 1.000,00-TL, olmak üzere şimdilik 10.000,00-TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KABULÜNE, 2.907,93-TL eksik ödenen sözleşme bedeli alacağı, 417.943,23-TL akaryakıt fiyat farkı ve döküm yeri fiyat farkı bedeli, 54.846,00-TL genel gider fark bedeli olmak üzere toplam 475.697,16-TL alacağın temerrüt tarihi olan 24/08/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına itirazları incelenmemiş olup işbu rapor eksik inceleme neticesinde oluşturulmuş, hükme esas alınmaması gereken bilirkişi raporu hükme dayanak olduğunu, görülen davada bilirkişi raporu hatalı düzenlenmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama yapılan işlerin emsal değerlerine yönelik bir hesaplama içermemekle sadece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik olması tabiri caiz ise alacaklı olduğunu iddia eden davacı yanın alacaklı olduğunu iddia ettiği ve edeceği herhangi bir bedelin mahkeme tarafından kabul edilmesine sebep olduğunu (Yargıtay 22. HD. E. 2019/5678 K. 2019/20807 T. 11.11.2019), yerel mahkemece yapılması gereken taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ödenmediği iddia edilen bedellerin piyasadaki gerçek ekonomik duruma göre tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 18/12/2023 Tarih - 2022/813 Esas - 2023/1165 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; tarafların İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Ada, ... Parselde bulunan ... Projesi kapsamında hafriyat yapım işlerinin davacı tarafça yapılmasına ilişkin sözleşme imzaladığı, sözleşmenin 10. maddesinde, sözleşmenin imza tarihi olan 13.05.2022 tarihinden sonra oluşabilecek malzeme, nakliye, döküm yeri bedeli, işçilik, akaryakıt veya benzeri fiyat artışlarının tamamının işveren tarafından karşılanacağının düzenlendiği, buna ilişkin ortaya çıkan farkın davacı tarafından ödenmediği, yalnızca akaryakıt farkı ve döküm yeri farkına ilişkin ödemenin yapıldığı, ayrıca sözleşmeye konu işin ifa edilmesine rağmen bedelinin tam olarak ödenmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalının davaya cevap vermediği, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiç bir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; "Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir. Tarafların ticari defterleri, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, davacı tarafından yapılan işler bedeli davalıya fatura edilmiş, bu fatura bedelleri davacının defterlerine işlenmiş, Bs formlarıyla birlikte ilgili vergi dairesine bildirilmiştir. Bu faturalar, davalı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine işlenmiş ve Ba formlarıyla birlikte ilgili vergi dairesine bildirilmiştir. Tacir olan davalının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, fazla fatura edildiğini iddia ettiği bir hizmete ilişkin faturaları defterlerine kaydetmesinin ve Ba formlarıyla birlikte vergi dairesine bildirmesinin mümkün olamayacağı bu nedenle davalının bu miktar yönünden sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden davanın davalının iş karşılığı olan bedeli eksik ödediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının 13.05.2022 tarihli sözleşmenin 10. Maddesine göre, sözleşmenin imza tarihi olan 13.05.2022 tarihinden sonra oluşabilecek malzeme, nakliye, döküm yeri bedeli, işçilik, akaryakıt veya benzeri fiyat artışlarının tamamının işveren tarafından karşılanacağının düzenlenmesine rağmen bu alacak kalemlerinin ödenmediğine ilişkin talebi SGK'dan gelen Yapı yaklaşık birim maliyetlerine göre 25.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanmış, yapılan hesaplama Dairemizce de yerinde bulunduğunden bu alacak yönünden de davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 32.494,87 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 8.124,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 24.370,87 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*